Bağımsızlık lafı edildi mi yüzümüzde güller açıyor.. Bayılıyoruz böyle lafları etmeye, duymaya.
Türkler bağımsızlığı çok sever.
Onun içindir ki sık sık:
Bağımsız Türk mahkemeleri,
Bağımsız medya,
Bağımsız devlet,
Bağımsız millet
der dururuz.
Amerikalılar bu tabirleri bizim kadar kullanmaz.
Orada bağımsız mahkeme lafını duyan varsa bize haber versin.
Yok..
Ama Azerbaycan''da
aynı hassasiyeti, aynı sözleri duyarsınız.
Onlar da çok severler.. Ve bilirler ki dirayetli Devlet Başkanı Haydar Aliyev, istese de bağımsız mahkemelere tesir edemez.
Kendi gitse oğlu gelse o da edemez.
...
Biz milletçe mahkeme kararlarına da çok saygılıyız.
Bunu nereden biliyoruz?
Televizyon tartışmalarından.. Bakıyoruz hararetli bir konu tartışılırken konuşmacılardan biri, "Efendim bilindiği gibi o konu bağımsız Türk adaletine intikal etmiştir, üzerinde konuşmamız doğru olmaz" der.
Hem de sık sık der.
....
Bu hassasiyete rağmen çoğu zaman işi mahkemeye bırakmadan, kurumları ve insanları hırsız, yolsuz, namussuz ilan ettiğimiz olursa da bu, adaletin bir an önce tecelli etmesi için sabırsızlanmamızdan kaynaklanır.
Kötü bir niyetimiz yoktur.
....
Yine bağımsız medya olarak bazı konularda hep bir ağızdan aynı boruyu çalıyorsak bu da vatan sevgimizden kaynaklanıyor.
Ayrı gayrı ses çıkmasını istemiyoruz.
Milli birlik ve beraberliğe en fazla muhtaç olduğumuz bu günde nasihatini unutmuyoruz.
Kötü haberleri görmüyoruz.
Biz görmezsek kimsenin göremeyeceğini biliyoruz.
Biz söylemezsek kimsenin söyleyemeyeceğini de.
...
İstikrara 50 yıldır önem veriyoruz.
Ve yine biliyoruz ki birilerini 50 yıl başımızda tutmak istikrara destek vermektir.
Aynı adamları 30 yıl sonra bulup çıkarıp başa geçirmek hem vefa hem istikrardır.
....
Biz uzaya da önem veriyoruz.
Böyle kritik günlerde bile uzaydan faydalanmak için kafa yoruyoruz.

