Kaydet
a- | +A

Onbeş gün önce "Uluslararası Anayasa Kongresi" yapıldı. Yabancı akademisyenler, Türkiye'den hukukçular ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Kongre öncesinde, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) tarafından hazırlanan bir rapor kamuoyuna açıklandı. (Raporun tam metnine www.sde.org.tr/Files/ Reports/76486b5fbe7d7de.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.)

Rapor, 6 ay boyunca toplumun farklı kesimlerinin temsilcilerinden 150 kişi ile yapılan 6 ayrı tematik toplantı sonucunda hazırlanmış. Anayasanın başlangıcı için,

"Biz Türkiye halkı;

Bütün insanların evrensel hak ve özgürlüklere sahip olduğu inancını taşıyoruz. Tüm bireylerin hiçbir ayrımcılığa maruz kalmaksızın eşit olduğunu kabul ediyor ve bütün farklılıkları kültürel bir zenginlik olarak görüyoruz. Evrensel barış idealini paylaşıyor ve doğanın dengesini korumayı bir insani sorumluluk sayıyoruz.

İnsan haklarını, hukukun üstünlüğünü, çoğulculuğu, özgürlüğü ve eşitliği esas alan ve herkesin insan onuruna yakışır bir şekilde yaşamasını hedefleyen demokratik bir düzen kurmak istiyoruz. Bu anayasayı, birlikte yaşama irademizin bir beratı olarak kabul ve teyit ediyoruz." metnini teklif etmişler.

SDE'nin taslağındaki diğer tekliflerden bazıları şöyle:

TSK'yı vesayet tartışmalarının dışına çıkaracak düzenlemelere yer vermeli, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmalıdır.

Herkesin hak ve özgürlüğünün sınırı, başkalarının hak ve özgürlükleridir.

TC vatandaşlığı, devletle bireyler arasındaki hukuki bağı ifade eder. Vatandaşlık tanımı etnik temele dayanmamalıdır.

Vatandaşlar arasında etnik köken, dil, din, mezhep, cinsiyet, ideolojik düşünce ve benzeri hiçbir ayırım gözetilemez. Herkes, kendi dini ve inancı doğrultusunda eğitim alma ve verme, eğitim kurumları oluşturma ve müfredatını belirleme hakkına sahiptir.

Vicdani ret vatandaşlar için haktır. Kimse, dini ve felsefi inanç ve tercihlerine aykırı kamu hizmetlerine zorlanamaz.

İfade özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.

Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin kaldırılması gerekir.

Milli Güvenlik Kurulu anayasal kurum olmaktan çıkarılmalı, çalışmalarında siyasi iktidar tek belirleyici olmalıdır. Dış savunma haricindeki tüm güvenlik birimleri İçişleri Bakanlığı'na bağlanmalıdır.

Devrim Kanunları olarak nitelendirilen düzenlemelere yeni anayasada yer verilmemeli.

Tam demokrasinin kurumsallaşması açısından idari yapıda merkeziyetçiliği azaltacak ve yerel yönetimleri güçlendirecek anayasal ilkelere yer verilmelidir.

Herkes kültürel, bilimsel, dini ve sanatsal faaliyetlerinde anadilini kullanma, anadilinde eğitim, öğrenim ve kamu hizmeti görme hakkına sahiptir. Resmi dilin öğrenilmesi ve öğretilmesi, bu hakkın kullanımına engel değildir.

HHH

Başlangıç kısmı için teklif edilen metin bile ümit veriyor. Kongredeki diğer konuşmacıların yazılı metinlerine bakınca temel prensiplerde bir mutabakata varıldığı anlaşılıyor.

Heyecanladım.

Seçim sonrasını (yeni anayasanın hazırlanacağı günleri) iple çekiyorum.

> Akademisyenler, hukukçular ve sivil toplum kuruluş temsilcilerinin katıldığı "Anayasa Kongresi" yapıldı. Bu konudaki çalışmalar beni heyecanlandırıyor.

Seçim sonrasını iple çekiyorum.

ÖNE ÇIKANLAR