Şöyle düşünebilir miyiz: Bir ülkede yolsuzluk varsa, suistimal varsa, rüşvet verilmiş veya alınmışsa onu takip edip el koyup yargıya intikal ettirmekten daha doğal ne var?
Efendim yanlış anlaşılır diye yolsuzlukları görmezden mi geleceğiz?
İşin içinde önemli adamlar ve çocukları varsa yolsuzluk yapılmamış mı farz edeceğiz?
Ben öyle düşünemiyorum. Bu ülkede yolsuzluk hep yapılır. Bir kısmı kamu vicdanı tarafından kanıksanmıştır. Çok kimse yolsuzluk bile saymaz. Sadece kendisi o kadar nemalanamadığı için hayıflanır.
İmar yolsuzlukları usulüne uygun hep yapılır.
Ama yolsuzluk yapacak olanlar 10 sene bekleyip, "hadi 2013 aralık ayı geldi ne yapacaksak hep birden yapalım" demez.
Bu sene hangi yolsuzluklar yapılmışsa geçen sene, ondan önceki sene, daha önceki sene de yapılmıştır.
Oran da üç aşağı beş yukarı aynıdır.
Ben bir vatandaş olarak şunu merak ederim: Neden şimdi?
Neden tam da herkesin karşı hamle beklediği günlerde?
Masum bir dershane talebinden sonra nerelere geldik?
Bu durumda o isimler yolsuzluk yapmamış olsa da söylenebilecek bir şey yok.. Aklansalar bile denilecek ki baskı kurup küllediler.
O isimler yolsuzluk yapmış olsa, bu sefer de kamu vicdanının öbür yarısı şüpheyle bakacak.
Kamu görevlilerinden bir kısmı görevini kötüye kullanmış olsa dahi müdahale edilemeyecek.. Edilirse gürültü hazır: Yolsuzluğu ortaya çıkardıkları için başlarına bu geldi.
Kamuoyuna mesaj vermek için yapılan işlerde her zaman bir risk var: Ters tepebilir: Şimdi sağda solda gerçekten benzeri yolsuzluklar yapılmış veya yapılıyor olsa dahi artık bu saatten sonra onları teşhir etmeye yeltenmek, temize çıkarmak demektir.
Daha yukarıdan bakınca iktidar partisinin paralı pullu işlerini, icraatlarını kamu vicdanında ibra etmekle aynı kapıya çıkar.
Dünkü ifademi bir kere daha tekrarlıyorum: Öyle bir algı oluştu ki, bu saatten sonra Kandilli Rasathanesi, sarsıntı kayıtlarına bile şüpheyle bakılır: Acaba onlar mı salladı.. Onların bu işte parmağı var mı?
Bu algı kimin işine yarar kimin sonunu getirir bilemem.
....
Bizim her zaman somutlaştırılmış düşmanlara ihtiyacımız var. Beş on sene derin devletle avunduk. Kavramı yıprattık, sulandırdık, siyah gözlüklü siyah takım elbiseli tetikçileri derin devlet zannedecek hale geldik.. Yeni bir kavram bulduk: Ergenekoncular.. İşin içinden çıkamadık şimdi paralel devletimiz var.. Masaldan hoşlananlar için baronlarımız var.. Paralel devleti abartmayalım ama ayağa da düşürmeyelim: Ben de inandım, var. Sistemin nasıl yürütüldüğüne dair şablonum da var.. İzahı hem zor hem uzun sürer.. İcraatlarına bakarak siz de kendinize göre anlaşılabilir bir şablon çıkarabilirsiniz.
Savaş devam ediyor.

