Kaydet
a- | +A

Artık otomatik para çekme makinalarını Türklerin (yani bizlerin) çoğu kullanıyor.

Kredi kartı da çok yaygınlaştı.

Bir bankanın Erzurum şubesinde hesabınız olsa, İstanbul''a geldiğiniz zaman

elinizdeki kartla

Erzurum''daki hesabınızdan para çekebiliyorsunuz.

Kamu

bankalarında dahi bu imkan var.

Herkesin bildiği

bu basit yeniliği bakın niye anlatıyorum.

Bu işlem bir bankacılık işlemi değil de devlet işi olsa

hangi yolları takip etmeniz lazım, hiç merak ettiniz mi?

Önce aynı bankanın İstanbul''daki şubesine bir dilekçe ile başvuracaksınız.

Başvurmak

için sıraya gireceksiniz.

Sıranız geldiği zaman dilekçeniz evrak kayda alınacak.

Kayıttan sonra ilgili birime gideceksiniz.

İlgili birim bir yazı ile Erzurum''daki hesabınızın ödeme için müsait olup olmadığını

soracak.

Erzurum''a faks çekilecek.

Size iki saat sonra gelin denilecek.

İki saat sonra bankaya gidip, yine sıraya girip üç kuruşu alıp

üç yüz yere imza atıp çıkacaksınız.

Oysa istenilse

bankalar gibi her türlü devlet kaydı bilgisayar ortamına aktarılır, herkese kredi kartı gibi bir bilgi kartı verilir.

Bütün devlet kurumları

on-line hale getirilir.

Her köşede, herkesin her işi yapılabilir.

Bu olmayınca kayıp bir çocuğun yazışmaları bile altı ay sürüyor.

Altı ay sonunda evrakın bu yüce devlet kurumlarından birinde unutulduğu anlaşılıyor.

Yazışmalar yeniden başlıyor, bu sefer nerede niye takıldığı soruşturuluyor.. O arada özürlü çocuk bulunuyor

ama o arada baba kahrından ve üzüntüsünden ölüyor.

Çift taraflı yazışma yapılıyor:

Çocuğu bulanlar , "Böyle bir çocuk bulundu, elinizde kayıp müracaatı var mı" diyerek yüce makamlara doğru silsile halinde yazıyor..

Yine yüce makamlar silsile halinde "hayır böyle bir çocuk aramıyoruz" deyinceye kadar altı ay geçiyor.

Öbür taraftan kaybedenler de, karakoldan itibaren, "Böyle bir çocuk kaybettik, bulan var mı?" diye soruyor.. O yazı da silsile halinde yüce makamlara doğru gidiyor.

Gidenin gelenden haberi yok.

Bulanlar sahibini, sahibi çocuğu arıyor.

İmza, mühür, emir, ferman altı ay sürüyor.. Altı sonra bu işi yine gazeteciler yapıyor.

Çünkü onlar yazışarak, imzalayarak, mühürleyerek, zabıt tutarak iş yapmıyor.

Dedektif gibi çalışıyor.

....

Banka kartı örneğini bunun için verdim.

Bu kurumların kayıtları olsaydı, çocuğu kaybolan ailenin müracaat ettiği yüce makam önündeki bilgisayarı açar, bulunanların fotoğrafını aileye gösterir, -bunlardan hangisi- derdi.

Yüce vatandaşlarım! Lafla peynir gemisi yürümüyor.

ÖNE ÇIKANLAR