Büyükşehirlerin de büyüğü küçüğü var. Bir ilin büyükşehir statüsünde olması oranın çok büyük olduğu anlamına gelmez.
Gerçekten büyük olan şehirlerin belediye başkanları fiilen yarı devlet başkanı sayılır.
Bu bakımdan durumlarını özel sayıyorum. Duygusal olarak azıcık şatafat haklarıdır, diyorum.
Ben ilçe belediyelerine taktım.
Cenaze, düğün, sünnet, mevlid, konferans, mahalle toplantısı demeden dolaşıyorlar.. Peşlerinde üç beş zabıta memuru.. Zabıta memurunun görevi ne?
Hangi ihtiyaç için oradalar.
Biri otururken sandalyesini çekiyor, öbürü yarım metre yakınında durup bir işaret bir emir buyurulursa koşturmak için bekliyor, öbürü tuvalete gidence kapıda dikiliyor.. Bana çok itici geliyor. Rahatsız oluyorum. Halkla iç içe olmak için katıldıkları törenlerdeki davetlilerin hoşuna gidiyorsa bir şey diyemem.. Mübarek olsun, abartın.
İsterseniz kanuni bir düzenleme talep edin, hak haline getirin. Cumhurbaşkanı'nın karacı, havacı, denizci yaverleri gibi siz de zabıtalarınızdan seçtiklerinizi karacı, havacı, denizci gibi giydirin birlikte dolaşın.
Dört koruma, iki eskort aracı, üç yaver, bir sekreter, bir danışman, hizmettir katlanılır.
....
Bir hatıra:
Ben de ilçe belediye başkanları gibi ara sıra halka karışıyordum.
Sene 2005.. Pazara gittim. Pazar tezgâhlarının önünde bir başçavuş.. Semtin karakol komutanıymış. Arkasında iki er.. Jandarma eri ama o an orada emir erliği yapıyorlar. Başçavuş kendini general gibi hissediyorsa erler de emir subayı gibi oluyordur herhalde.
Başçavuş pazardan bir şeyler alıyor pazarcı tartıp ere uzatıyor. Başçavuşun paketle, poşetle ilgisi yok.
Etkilendim.
Eve gelip Jandarma Genl. Komutanlığı'nın sitesine girdim.. ihbar sütunu var, dilek temenni yok..
Genelkurmay sitesine girdim.. Yok. Webmaster'in mail adresi vardı.
Webmaster abi, bir iyilik yap bu mailimi ilgili yere ulaştır notuyla beraber adımı, adresimi yazıp gönderdim.
Yarın benim de çocuklarım askere gidecek, bu işlere bakacaklarsa üzülürüm dedim.
Generallerin, hadi biraz daha inelim yüksek rütbeli subayların bu işlere bakan adamları olsun.. ama bu işi, hizmet işini, emir eri işini başçavuşlara kadar getirmeyin. Getirmeden duramayız diyorsanız talimat verin resmî elbise ve araçla bu işleri yapmasınlar. Çok rahatsız edici oluyor. Milletin duyguları sarsılıyor, dedim.
Cevap gelmedi.
Ama bir daha o tarihten sonra başçavuşu emir erleriyle birlikte pazarda görmedim.
...
Zanla hüküm verilmez. Doğrudur demeden zannımı söylüyorum. Bana öyle geliyor ki belediye kadrolarının hatırı sayılır bir bölümü izzet, ikram, tören, hatır-gönül elemanı, teşrifatçı.
Kadrosu BİT'te hizmet yeri teşrifat-şatafat.
Kadrosu zabıta.. Kadrosu işçi.. Yaptığı iş özel hizmet.. Bir Alman gelip incelese kafası karışır.

