Kaydet
a- | +A

Emre''nin başından geçen trafik kazası, Türkiye gündemine bir başka gerçeği daha soktu: Namazında ve niyazında, "İnanan" futbolcuların varlığı... Ancak bu varlıktan ciddi anlamda rahatsızlık duyanlar, konuyu saptırıyorlar. Üstelik baskı ve saldırı malzemesi yapıyorlar. Böyle olunca; ibadet eden futbolcu, sanki suç işliyormuş gibi bir muamele görmemek için, kendini gizleme ihtiyacını duyuyor. Yalnız suçlanmıyorlar, üstelik cezalandırılıyorlar da... Özellikle 3 büyük kulüpte; namaz kılıp oruç tuttuğu için dışlanmış, hatta kovulmuş futbolcu dramlarına çok rastladık. Futbolu, gerektiğinden erken bırakmaya mecbur tutulan G.Saraylı İsmail; hatıralarda hâlâ taze kalabilmiş, bilinen bir örnektir. İslami değerlere düşkünlüğü yüzünden, o da çok acı çekti. Günün ağaran saatlerine kadar barlarda, pavyonlarda sabahlayan bıçkın futbolculara her türlü hoşgörü gösterilirken; tek suçu ibadet etmek olan futbolcular aşağılandı... Bunun çok örneklerine rastlandığı için, inançlı futbolcular kendilerini gizlemek zorunda kalıyor. İslami değerlere sahip bir futbolcu olmak; utanılacak değil, imrenilecek bir durumdur. *** G.Saray''ın kadrosu içinde; güzel ahlâklı, dini bütün, çok sayıda futbolcu var. Maç ve idman saatlerinin çatışmadığı sürelerin tamamında, 5 vakit namazlarını kılarlar. Zorunlu olarak eksik kalan ibadetlerini, kazayla tamamlarlar. O futbolcuların adlarını veremiyoruz. Çünkü kadın, kumar, uyuşturucu dahil her türlü pisliğe bulaşanların, ne yaparlarsa yapsınlar, yakın destek bulduğu bir ortamda; dinine itikadı ve itaatı tam olanlar, hoşgörüyle değil, aksine tepkiyle karşılaşıyorlar.

Bu yüzden; göğsünü gere gere dolaşacakları yerde, suçluluk psikolojisine mahkûm ediliyorlar. Artık deşifre olduğu için, adını rahatlıkla verebiliriz... Hakan Şükür''ün, sırf inançları yüzünden karşılaştığı zorluklara ve baskılara hep birlikte tanık olduk. Yeter artık! *** Ülkemizde dinin siyasete alet edildiği kesin bir gerçek... İslami kimlik altında, aşırı radikal ve militan gruplar var. Onların yandaşları da az değil... Ama Türkiye''de; hiçbir siyasi eylem amacı taşımadan, legal - illegal herhangi bir örgütün ya da partinin içinde yer almadan, İslamiyeti ruhunda özümsemiş insanların sayısı, hepsinden fazladır. Hatta fazla değil, ezici üstünlüktedir. Liderleri, militanları, örgütçüleri, üyeleri olmayan Doğal Müslümanlar; annemizdir, babamızdır, kardeşimizdir, amcamızdır, dayımızdır... Şunu kesin olarak bilin ki; parti müslümanlığı değil, aile müslümanlığı ülkede çok daha hakimdir. Kimsenin rızkında ve namusunda gözü olmayan, bir hırka, bir lokma kendi halinde yaşayan, Allahına hamdeden, devletine şükreden bu geniş kesimi; İRTİCA sınıfındaki hiç bir kategoriye yerleştirmeyin. Bayrağa, cumhuriyete ve Atatürk''e yüzde yüz bağlı olan bu inananları; başka fraksiyonlardaki insanlarla aynı kefeye sokmayın. Bunların irtica ya da başka marjinal hedeflerle hiç bir alâkası yoktur. Saf, temiz, duru, yalın, aile müslümanlarıdır. Çete müslümanları değil... Bu ailelerin içinden çıkıp, kulüplerde futbol oynayan temiz ahlâklı çocuklarını da; Eyüp Sultan''a gidiyorlar diye, dışlamayalım.

Rencide etmeyelim. *** Böylesine çekirdek aile modeli içinden yetişip futbolcu olmuş kim varsa; eğer 5 vakit namazına duruyorsa, bunda endişe edilecek hiç birşey yok. Tam aksine; sevindiricidir. Şükür ki, onlar gibileri aramızda var. Bir yığın futbolcunun gece alemi, uyuşturucu, alkol ve seks batağında çırpındığı bir dönemde; başını secdeye eğen insanlardan zarar gelmez. Tanju tipi yırtık futbolcu modelinden, B.Hakan gibi inançlı futbolcu modeline geçiş; Türkiye''nin şansıdır. Bu şansın tekerine, kimse çomak sokmasın! Ülkenin onlara ihtiyacı var.