Geçen yıl Avrupa''da yükselmişti adrenal. Finaldeki rakibimizdi Arsenal... Daha önce bir sürü rakiple oynamıştık. H.Berlin, Dortmund, Mallorca, Milan; falan filan... Hepsi gelip geçti. G.Saray delip geçti... Sanki kulüp değil, milli takımdı. Herkes onu incitmekten sakındı. Avrupa yerlere serildi, Türkiye ayağa kalktı. Finale giderken yolumuz sert, virajlı, mıcırdı... Ama keyifimiz gıcırdı... Hem yiyorduk künefe... Hem yürüyorduk hedefe... Maşrapa, leğen, güğüm, ibrik değil; kupa kazandık. Şeref kazandık... İtibar kazandık... UEFA''dan para da kazandık. *** Evet, herşey çok güzeldi. Ama artık "Maziye bak, ne kadar şendik" edebiyatını bırakalım. Emekli Baba''mız ne diyordu: Dün dündür, bugün bugündür. Burası Türkiye... Geçmişte önüne kupa atılanlara, şimdi sopa atarlar. G.Saray''da vaziyet pek parlak görünmüyor. Soru işaretleri, trafik işaretleri gibi bazı tehlikeleri uyarıyor. Kasis var... Yol kaygan... Heyelan bölgesi... Hemen arkada, Frankenştayn''ın gölgesi... Korku, Toroslar''ın zirvesine tırmanışa geçti: "Hakan - Arif gitti... Herşey bitti mi?... Terim''den sonra; Cimbom, eski Cimbom değil mi?" *** G.Saray''ı G.Saray yapan bir çok faktörler vardı. Terim... B.Hakan... Hagi... Taffarel... Hepsi vazgeçilmez. Olmazsa olmaz... Aksi halde testi dolmaz! Bunların varlıklarını ve büyüklüklerini; yüzde yüz kabul ediyorum. Ama G.Saray''ın gerçek şasesi; Okan - Suat - Emre üçgenidir. Bu üçlüyü göbekten çekin alın, takımın ciğerini sökmüş olursunuz. "Dakika bir-dakika doksan... Tam saha ve tam süre" inatçı bir pres koyan bu üç bücür; çağdaş futbolun G.Saray''daki misyonerleridir. UEFA''daki başarda B.Hakan, Hagi, Taffarel, Popescu baş aktör... Ama Okan - Suat - Emre baş faktördür.
Gölge pres koymuyorlar. Rakiple vücud vücuda yakın teması seçiyorlar. Bu yüzden, karşısındakinin rahat hareket etmesini engelliyorlar. Yetmiyorsa; tek dalıyorlar... Çift dalıyorlar... Hakemlere yedirdikleri gizli faulleri var... Yırtınarak kazandıkları topları da; en iyi yerdeki en uygun arkadaşlarına, en risksiz biçimde atıyorlar. Pres ve markajda yetenekli futbolcular, genellikle çok teknik olmaz. Buna karşın; 3 bücürün yüksek bir top tekniği var. Bu yüzden hem savaşçılar, hem oyun kurucular... Bu kurguya her yerde kolay rastlanılmaz, herkese de nasip olmaz. *** G.Saray, bu temel kurgusunu bu yıl da koruyor. Emre - Suat - Okan; eleştirilen G.Saray''ın eleştirilmeyen adamları... Münih''teki dörtlü turnuvada, en büyük övgüleri gene bunlar aldı. Yani; G.Saray''ın temelinde çatlak yok. Jardel''de hayal kırıklığı... Serkan''da soru işaretleri... Bunlar gelip geçici şeyler. Biri Avrupa''da, diğeri Türkiye''de Gol Krallığı''na imzasını atmış bu iki kişinin, özel maçlarda sessiz kaldığına aldanmayın. O etiketleri rüşvetle, torpille, dayatmayla almadılar. Düzelebilirler... Düzelecekler... Sorun Muhteşem Bücürler''de olsaydı, işte o zaman yandı gülüm keten helva... Telaşa gerek yok. Don''t panik!

