Kaydet
a- | +A

İki gerçek hiç değişmeyecek... SCALA; yakın dönemde olduğu gibi, içteki ve dıştaki rakiplerinden bir hafta içinde 10 gol yese bile, büyük hocadır. LUCESCU; G.Saray''ı Şampiyonlar Ligi''nde gruptan çıkarsa, hatta çeyrek final oynatsa bile, zavallı hocadır. *** Beşiktaş''ın teknik direktörü; kariyeri, vizyonu ve bu kulüpte üstlendiği misyonu ile, siyah-beyazlı camianın milenyumdaki miladıdır. Kartal''ın teknik diröktörlük tarihi, Scala Öncesi ve Scala Sonrası diye ikiye ayrılacaktır. Bunun böyle olması için, tabela başarısı da şart değildir. Alınan sonuçlar itibariyle, futbol tarihimizin en başarısız yılları sayılan Piontek dönemi; Türkiye''nin biçim, boyut ve mantalite değişikliğinin filiz verdiği dönemdir. Bu nedenle de; skor tabelasına yansıyan hiçbir başarı olmamasına rağmen, Piontek Dönemi milli takımımızın miladı sayılmıştır. Piontek öncesi ve Piontek sonrasındaki tablo, tümüyle farklıdır. Tarihimiz bu miladla, siyah ve beyaz diye ikiye ayrılır. Fatih Terim; onun yardımcılığı döneminde pişmiş ve kimlik, özlük, derinlik, kazanmıştır. Şuna yüzde yüz inanmalıyız ki; Alman hoca olmasaydı, Terim bugünkü kadar başarılı olamayacaktı. *** Scala da; milli takımda Piontek ve G.Saray''da Derwall örnekleri gibi, "Öncesi ve sonrası" farklı olacak bir teknik direktör. Fakat Beşiktaş, bunu tam olarak hissedememiş gibi... Çünkü Scala''nın yanına; Piontek''in Fatih Terim''i, Derwall''in de Mustafa Denizli''yi yetiştirmesi gibi, ince nakışla işleyeceği bir genç teknik adam adayı veremedi. Beşiktaş''ın çabuk uyanması gerek... Scala''nın yanına bir veliaht, mutlaka bulmalıdır. Futbolu bıraktığında Mehmet mi olur?... Yoksa eskilerden Metin Tekin mi olur?... Ya da bir başka örnek, aday, alternatif mi bulunur?...

Şimdilik gözlerden ırak kalmış, böyle bir aday nasılsa vardır. Beşiktaş bunu keşfetmelidir. *** Scala''nın aldığı, alacağı sonuçlar beni pek fazla ilgilendirmiyor. 20 sene sonra bile onu konuşacağız. Ama Lucescu, ne kadar başarılı olursa olsun; bu ülkeye bir lezzet, bir doku, bir koku, bir motif bırakacak solüsyondan yoksun... Biri, uluslararası kalitede SERİBAŞI... Öbürü, zavallı bir ÇERİBAŞI...

Futbolcuları Lucescu''yu şamar oğlanına çevirdi. Önüne gelen fırça atıyor... Hagi oyundan alınırken uzattığı eli tutmuyor, daha kötüsü iteliyor... Fatih, oyun oynanırken, saha içinde ona bağırıyor... Jardel çıkarken bozuk çalıyor... Kaptan Bülent, "Allah belanı versin" der gibi hareketler çekiyor... Oyun içinde, futbolcu futbolcuya hakaret ölçüsünde bağırıyor. Kimsenin hocayı taktığı yok. *** Glasgow''da basın toplantısını izliyoruz. Lucescu''nun Şampiyonlar Ligi resmi basın toplantısında; Turgay Vardar''ın ağzında ciklet, şakuduk şukuduk tercüme yapıyor. Fatih Terim gittikten sonra, bir süre gravatı da fora etmişti. Yaka-bağır açık, külhanbeyi gibi kürsüye çıkmıştı... Şimdi de saçı-sakalı birbirine karıştı. Terim varken, bunların hangi birini yapabiliyordu. Artık Lucescu''nun ensesine vurup, ağzından lokmasını alıyor. Basın toplantısında gazetecilerin yüzüne bakmaktan korkan Rumen teknik direktör; bu yüzden başını yere eğip ezik bir görüntüde konuşuyor... Hatta ürktüğü için konuşamıyor, resmen mırıldanıyor. Bu adam mı G.Saray''ın teknik direktörü? *** G.Saray''ın Terim''den kalan zengin bir mirası var. Bu miras; takımın başında ben bile olsam, böyle bir gruptan çıkmamıza yeter... Yarın gece Monaco''da alınacak başarılı bir sonuç varsa; bunun Lucescu ile hiç ilgisi olmayacak.

Çünkü çocuklar, kendi işlerini kendi görecek.