Kaydet
a- | +A

"Mahpusluk" çekmiş, "içerdeki" hükümlü ve tutukluların ruh haletlerini, hele ortaya bir defa "af" ve "tahliye" ihtimalleri çıkarılınca, ne kadar heyecanlı ve sabırsız olabileceklerini, yakından bilen bir insan için, zaten esasında ikircikli ve çok boyutlu olan "af"a karşı çıkmak mümkün değil.

Başlangıçtaki hata, genel af önerisinin, konunun çeşitli boyut ve neticeleri pek düşünülmeden, merhamet duyguları ile ortaya atılmasında idi. Sonra da siyasi irade zaafından dolayı araya ideolojik ve siyasi hesapların girmesi ile, konu dalgalanmaya bırakılmış ve komplikasyonlara açık hale gelmiştir.

Baskı altında Yazıya başlarken, "İçerdekilerin heyecan ve sabırsızlıklarını anlamak mümkündür" demiştim. Anlamak mümkündür de, mahkumların affı hükümete ve Meclis''e dayatmak için, istediklerini zorla, ateş ve şantajla yaptırmaya çalışmalarını mazur görmek asla mümkün değildir. Bu zorbalık, mahkumlar aleyhinde netice verebilirdi... Tabii siyasi irade kuvvetli olsa idi!.. Ne var ki gene siyasi iradedeki gevşeklik cezaevlerindeki laçkalık yüzünden devlete karşı şantaj geçer akçe oluyor: Sadece bu ayaklanmada değil daha önceki ayaklanmalarda devlet, koca bakanları, savcıları ile isyancılarla pazarlığa girişebiliyor ve çoğu zaman da isyancılar dediklerini yaptırabiliyorlar. Devlet güçleri, Jandarma, Ulucanlar olayında olduğu gibi isyanı yapılması gerektiği gibi kuvvetle bastırmaya kalkışınca da insan hakları şampiyonları basıyorlar feryadı!

F Tipi Bu vesileyle F Tipi cezaevlerinin ne kadar doğru bir proje olduğu, Devlet karşıtlarının, tutuklu ve mahkum yakınlarının neden bu reforn projesine karşı oldukları gene anlaşıldı. Çünkü mahkum ve tutukluların bütün medeni ihtiyaçlarının temin edileceği oda sistemi çok kişili koğuşlarda ayaklanmaların organize edilmesine ve uygulanmasına engel olacak ve üstelik koğuşların ideolojik eğitim dershaneleri olmasına da imkan bırakmayacaktır... Mesele bu kadar aşikardır.

Af vacib oldu Af konusuna gelince: Medeni ülkeler arasında bizdeki kadar sık ve çok af çıkarılan ülke yoktur... Son 1974''te merhameten çıkarılan aftan fayda yerine zarar doğmuştur. Bunlar doğrudur da, doğru olan başka bir husus daha vardır: Türkiye kadar her çeşitten mahkumu ve tutuklusu bu kadar bol olan başka bir Batı ülkesi de galiba yoktur. Bunun nedenleri çeşitlidir. En azından son kırk yılı siyasi ve sosyal çalkantılarla geçen değer yargıları bu kadar altüst olmuş başka ülke de yoktur... Gerçek suçluların yanıbaşında gerçek kader kurbanları, kuruların yanında yanmış masum insanlar vardır. Bir yerde toplumun borularını temizlemek, insanlara hayatta yeni bir şans vermek, onları topluma kazandırmak ve bu arada Adliyedeki dosyaları temizlemek, dolup taşan cezaevlerini boşaltmak gerekiyor. Ama bunun bir de öteki tarafı var: Affedilenlerin, hayata -daha doğrusu suç hayatına- daha bilenmiş ve kaşarlanmış olarak girmeleri ve cezaevlerini gene süratle doldurmaları olasılığı! Ama işler bu raddeye geldikten sonra af konusunun bir an evvel çıkarılması da artık vacib olmuştur! Af kanunu konusundaki en büyük yanlış Devlete ve Cumhuriyete karşı suç işlemiş olanları, Türkiye''yi Ortaçağ karanlıklarına sürüklemek için silah veya düşünceyle eyleme girişmiş ve hüküm giymiş olanları, ne kadar pişmanlık ifade ederlerse etsin Öcalan gibileri ve eli kanlı teröristleri affetmek olacaktır.

Ayrım tasarıyı sakatlar Bazı suçlara "Düşünce suçudur" diye bir nevi masumiyet izafe etmek isteniyor. Hatta "benim düşüncem zararsız seninki zararlı" tefriki yapılmak da isteniyor..."Düşüncelerin" hepsi masum mudur? Yakın geçmişte bütün düşüncelerin şişede durduğu gibi durmadıklarını, bomba ve mermi olup ülkeyi teröre boğduğunu gördük! Ülkeyi bölmeye bilfiil teşebbüs etmiş veya terör örgütlerinde görev yapmış olanları -mesela Leyla Zana''yı, Eşber Yağmurdereli''yi affetmek, fakat Haluk Kırcı''yı istisna etmek isteyenler var... Bu ayrımlar af tasarısını başından sakatlar... Af ve kanunu, bir yerde, topluma büyük faydalar sağlayabilir. Bir yerde de, dengesiz; siyasi ve ideolojik hesaplarla ayrıcalıklı çıkarılırsa gelecekte hem topluma, hem de devlete çok zarar verebilir.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI * "Affetmek büyüklüğün şanındandır * "Merhametten maraz doğar!" Türk Atasözleri

* "En asil intikam şekli bağışlamaktır." İngiliz Atasözü