AGİT''e en doğru teşhisi Güngör Uras dostum koymuş: "AGİT bir arslandır kükrer... amma dişleri yoktur, ısıramaz!" Güzel bir olaya, her yönü ve ayrıntılar ile mükemmel bir organizasyona, Türkiye için Büyük Zafer olan ve başta Bakü-Ceyhan boru hattı anlaşması olmak üzere, elde edilen neticelere, limon sıkmak istemem, ama AGİT hususunda, kapıldığımız aşırı "öfori", yani coşkuyu, doğru perspektifleri içinde, yani bize ne getirdi ve ilerde bizden ne götürecek, analizleri içine oturtmamız gerekecek. Ellidört ülkenin Başkan ve Başbakanlarının, Bakanlarının, bir arada katıldıkları, dünya çapında bir olay olduğu, Türkiye''nin dünyadaki coğrafi konumundan öte, jeo-politik önemini ve bu arada turistik potansiyelini, televizyonlar vasıtasıyla da, dünyanın gözleri önüne serdiği muhakkak. Bu bakımlardan, sarfedilen 6-7 milyon dolarla kıyas edilemeyecek kadar büyük kazançlarımız var.
AKSAKSIZ ORGANİZASYON ABD Başkanlarından Eisenhower''in 1959''lu yıllarda, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth''in 1971''lerde Türkiye''yi ziyaretlerinde görev yapmış bir kişi olarak, sadece bu organizasyonun kendisi bakımından değil, Türkiye''nin birçok hususlarda ne kadar ilerlediğini daha iyi algılayabiliyorum... Uluslararası alanda da bu tip olayları görmüş bir kişi olarak da, bu kadar dörtbaşı mamur ve aksaksız bir organizasyonu az gördüğümü söylemeliyim. Dışişleri Bakanlığının, "Basın-Yayın Genel Müdürlüğü''nün, tüm güvenlik teşkilatlarımızın bu organizasyonda görevli mensupları ile iftihar ettim. AGİT''in 25 yıl önceki, "Nihai Sened"in imzalandığı ilk toplantısından geriye kalan tek Devlet Başkanı Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel de, bu önemli olaya "onur başkanlığı" yapmakla onur ve mutluluk duymakta haklıdır. Bu onun politika ve devlet hayatını taçlandıran bir "hatıra olay" olmuştur. AGİT''le İstanbul toplantısından başarılı organizasyona kadar her şeyde onun damgası vardı. İnsanın aklına hemen Birleşmiş Milletler diye koskocaman bir teşkilat varken, AGİT''e ne gerek vardı, diye sormak geliyor. Bunun cevabını Sovyet İmparatorluğu yıkıldıktan sonraki gelişmelerde ve Rusya''yı yeni dünya düzenine adapte etmek çabalarında aramak gerekiyor... Ve bu son toplantıda görüldü ki, Rusya hür dünyaya kolaylıkla adapte olamaz. İster Çarlık olsun, ister Sovyet diktatörlüğü olsun, ister "demokratik olsun, Rusya''nın "emperyal", amaçlarından ve politikalarından ve bu arada Türkiye''ye karşı emellerinden vazgeçmesine -leoparın, beneklerini değiştiremeyeceği kadar- imkan yoktur. Yeltsin''in AGİT toplantısında, Çeçenistan konusundaki uzlaşmaz tutumu bunun delilidir. Yeltsin''in Clinton''a konuşulanlar Rusça ettiği küfür, tıynetini göstermiştir. ABD Cumhurbaşkanı Clinton''ın Yeltsin''in konuşmasından hemen sonra irticalen verdiği cevap ve Rusya''nın Çeçenleri ezmesine müsaade etmeyeceklerini belirtmesi dramatik bir dönüm noktası olmuştur... Yeltsin''in küfürlerinin arkasını getirme, ekonomisi açısından mümkün değil!
TEHLİKELİ DÖNEMEÇ "AGİT COŞKUSU" ile ve Clinton''ın gerek Kürtler konusunda gerekse, Yeltsin''e karşı Çeçen konusunda söylediği sözlerden mülhem olarak şimdi bizde tehlikeli bir hava estirilmekte, adeta "Bakın, dünya ne kadar değişti, ne kadar globalleşti... Artık ülkelerin içişleri diye bir kavram kalmadı. Bu hava içinde biz de, genellikle insan hakları, demokratikleşme, özellikle Güneydoğu ve Kıbrıs sorunlarında, eski görüş ve tutumlarımızda ısrar edemeyiz, etmemeliyiz... Hatta TSK''nın "yönlendirici" konumunu da değiştirmeliyiz." Bu hava içinde, açıkçası ve öncelikle, bu hava içinde, Güneydoğu konusunda yıllardır sürdürdüğümüz, milletimizin varoluşu ile ilgili haklı kararlılığının eritileceğinden endişe ediyorum ve hatta korkuyorum ki, Türk yargısının idama mahkum ettiği Öcalan''ın cezası "AGİT''e ayıp olur" diye infaz edilmeyecek ve şu veya bu şekilde savsaklanacaktır. Nasıl oluyor, neden imkan veriliyor bilmiyorum, Öcalan da, İmralı''daki hücresinden AGİT''e demokratikleşme mesajı göndermiş... Bu gelişme ve ihtimallere karşı çıkan bizler de bu hava içinde, dünyanın gidişatına engel olmaya çalışan dinozorlar oluyoruz... En azından, azınlıkta kaldık.
KÜRT HAKLARI Bazı sicilleri ve geçmişleri malum köşe yazarları, birtakım enteller, Clinton''ın bütün mesajları arasından cımbızla Kürtler hususunda söylediği, sözleri çıkarıyorlar. Bu kişiler için en öncelikli ve en önemli şey "Kürt vatandaşlarının doğal hakları" ve bunun mevhumu muhalifinden, Kürt vatandaşlarımızın doğal haklarının ve kimliklerinin inkar edildiği iddiası... Bu konunun ayrıntılarını ve boyutlarını bizler kadar iyi bilemeyecek olan Clinton''ın bu konudaki klişe sözleri, artık Güneydoğu''da siyasi çözüm taraftarlarının dayanağı. Böylelikle en az onbeş yıldır yapılamayan, AGİT toplantısı vesilesiyle bir çırpıda yapılmış olacak... Şimdi bu hava içinde, esen bu rüzgarlara karşı gelmek bizim ne haddimize!
ÇELİŞKİ Ama ortada ilginç bir çelişki var: Şimdi birden AGİT''çi, NATO''cu ve Amerika''dan fazla Amerikancı-globalleşmeci, olanların hemen hepsi, 70''li yıllarda, globalleşmeye, NATO''ya ve AMERİKA''ya karşı çıkmış olan eylemciler, onlara göre o dönemlerde dünyada ve Türkiye''de komünizme karşı hareketleri vb. destekleyen Amerika değişmiş... Çetin Altan, kuyruk acısıyla, o dönemlerde Komünistlere karşı alınan tedbirleri eleştiriyor. Ama acaba o tedbirler alınmasa idi ne olurdu? AGİT bile olamazdı. Unuttuğu veya unutturmak istediği önemli bir husus var: Türkiye''nin Sovyet peyki olmasına, Avrupa''nın Sovyetler tarafından yutulmasına, onlar arka çıkarlarken, bu akıbetleri o "tedbirler" ve "tedbirleri alanlar" önlemişti. Bu da ayrı bir yazı konusu.
TANZİMAT-AGİT Tanzimat ve Gülhane Hattı Hamuyunu tarihimizin çok önemli bir kavşağıdır. Artık "gavurlara gavur" denemeyeceği hususunda, sokaklara davullu münadiler çıkarılan, Batı devletlerinin, özellikle, İngiltere''nin "uyarıları" üzerine oluşan "Hayriye"nin yani "Hayırlı Olayın" gerçekten hayırlı tarafları yanında, ülkemize nelere mal olduğu da, hâlâ tartışılan bir konudur. AGİT İstanbul toplantısının, dünya ve Avrupa için neticelerinden öte, Türkiye''ye ne getireceği ve 7 milyon dolarlık aynî maliyetinden başka, nelere mal olabileceği herhalde dikkatle tartışılmalıdır.
DİPNOT: AGİT Zirvesi münasebetiyle Lütfi Kırdar''da sahneye konulan muhteşem Lirik Tarih gösterisinin yapımcıları Ali Taygun, Yekta Kara ve Serdar Yalı (müzik) idiler. Ama bu başarının sponsorunun Türkiye İş Bankası olduğunu kimse görmedi ve söylemedi... Her halde Bankaya reklam olur diye! Ama Türkiye İş Bankasının reklama ihtiyacı yok: Görevini yaptı
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Tanzimat, kültürel açıdan, çağdaşlığın Osmanlı İmparatorluğu''na aktarılması bakımından gerçekten hayırlıdır ama siyasi neticeleri ve Türkiye''ye maliyeti tartışma konusudur"
PROFESÖR BERNARD LEWIS

