Kaydet
a- | +A

Günlerdir, Murat Demirel ve EGEBANK olayı, gazete ve televizyonların başkonusu; her gün bu konuda, klasik tabiri ile "yeni bir bomba patlatılıyor." İddialar, hatta yalnız bazıları doğru ise, gerçekten üzücü ve düşündürücü bir olay. Eğer Murat Demirel, güvenlik kameralarına da yakalanan suçları gerçekten ve hele amcası 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''e güvenerek pervasızca işlemişse çok yanlış yapmış, kendi şerefinden ziyade amcasının şerefi ile oynamıştır; yargılanmalı ve suçu sabit olursa, kanunların bütün gücü ile, cezalandırılmalıdır. Ancak, amcası Süleyman Demirel olduğu için ne daha az, ne de daha fazla!..

Adil devlet kuralları 10. Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer göreve başlayalı beri "Hukuk Devleti" kavramı öne çıktı. Ben bunun

yerine "Adil Devlet" veya "Adalet Devleti" demeyi tercih ediyorum... Adalet devletlerinde de baş kural, görünüş ve görüntüler ne kadar aleyhlerinde olursa olsun, sanıkların suçları serbest yargılama sonucu, hiçbir kuşkuya mahal kalmamacasına sabit olana kadar "masum" sayılmalarını gerektirir.

Adil devletin veya Hukuk devletinin, Magna Carta''dan beri geçerli olan bu kuralın yanında, insanları akrabalık ve yakınlıkları dolayısıyla ve de zahiri, yakıştırma delillere göre suçlamamaları ve mahkum edilmemeleri kuralı da vardır.

Kin ve hınç Şimdi Süleyman Demirel''in bütün düşmanları ve özellikle milliyetçi olduğu için, ona kin bağlamış olanlar ve siyasi hayatının, şu veya bu şekilde devamını engellemek isteyenler, ona doğrudan çatamadıkları için Murat Demirel vasıtasıyla, ya da "nepotizm" iddiaları ile, yakıştırma komplo senaryoları ile vurmak istiyorlar.

Demirel aile bağlarına -kırsal Anadolu törelerine (kendi siyasi hüviyetine ve mevkiine gölge düşürmesi riskine rağmen)- çok önem veren bir kişidir... Yıllarca önce bana TBMM''deki, benzer suçlamalardan bunaldığı bir sırada "Evlat reddedilebiliyor da, maalesef akrabalar reddedilemiyor" dediğini hatırlarım.. Bizler de, insan olarak, hangi mevkide olursak olalım, kardeşlerımiz, yeğenlerimiz, suç işledikleri sabit olunca nasıl, kahrolmayız? Onları kolaylıkla dışlayabilir miyiz? Kaldı ki Süleyman Demirel sadece akrabalarına karşı değil bütün dostlarına, hatta dostu olmayan ve fakat müşkül duruma düşmüş kişilere de vefalı bir kişidir. Eminim bu son olay onu kahretmektedir. O''nu acele "nepotizmle" suçlayanlar, önce kendilerini onun yerine ve ellerini vicdanlarına koymalıdırlar.

Sonuç Tekrar ediyorum; Murat Demirel, çok muhtemeldir ki hakkındaki iddiaların bir kısmının gerçek olması muhtemeldir. Güvenlik kameralarında tespit edilenler, maalesef karineden öte kanıtlar oluşturuyor ve inandırıcı izahat gerektiriyor. Ancak, Hukuk Devletinde, Adil Devlette, suçunun veya suçlarının hür yargı tarafından -hiçbir kuşkuya mahal kalmamacasına- sabit görüldükten sonra, kanunlara göre cezalandırılması gerekir. Kamu vicdanı ancak böyle tatmin olur. Süleyman Demirel''e karşı bu vesile ile sürdürülen kampanya ise mal bulmuş mağribilerin "hınç ve intikam" hırslarından kaynaklanıyor... ......... Düzeltme: Dünkü yazımda "Vasal Devlet" tabiri yanlışlıkla "Vasat Devlet" olarak dizilmiş. "Vasal Devlet" "Uydu Devlet" anlamındadır. A. K.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Akrabalarımızı bize şeytan verir. Allaha şükürler olsun ki dostlarımızı kendimiz seçebiliyoruz"

İNGİLİZ ATASÖZÜ