Kaydet
a- | +A

Canlıların ve asıl, insanın genetik şifresinin çözülmekte olması ve son olarak da, iki ayrı, birisi özel diğeri ABD hükümetinin mali desteği ile çalışan genetik teknolojisi kurumu tarafından insan, "genom"unun yani, insanı insan yapan düzeninin, sırasının ve "haritası"nın insan vücudundaki, DNA''sındaki "gen"lerin sayısının (30.000) açıklanması, bilim ve insanlık tarihinde çok önemli bir aşama. İnsan genlerinin faredekilerden çok az farkla fazla olması da ilginç ve anlamlı; demek ki iş sayıda ve büyüklükte, "nicelikte" değil "nitelikte" imiş!.. Şimdi sıra, insandaki "proteome", yani protein yapısını çözmeye gelmiş. Bu "genome"dan daha önemli imiş... Okuldaki, şimdi çok geride kalmış biyoloji malumatımla ancak bu kadar anlatabilirim...

Hem tehlike hem fayda Bu buluşların tam neticeleri ve anlamı yavaş yavaş ortaya çıkacak. Ancak kısacası, bu önemli buluşların, insanlık için büyük faydaları da olabilir, büyük tehlikeleri de. Tıpkı nükleer enerji gibi!.. Akla hemen gelen faydaları, genlerde taşınıp, baba ve anadan çocuklara ve bilahare, taşınan ırsi bazı hastalık ve sakatlıkların, genlerde, kromozomlarda yapılacak müdahalelerle önlenmesi mümkün olabilecek. Genlerin kopyalanması suretiyle, sakatlanan bozulan bazı uzuvlar, organlar laboratuvarda imal edilip hastalara nakledilebilecek.

Bütün bu yeni imkanlar, birkaç yıldır başlamış olan, halen milyonlarca dolarlık "bio-genetik" sektörünü, daha da büyütecek. Son açıklamalarla bu şirketlerin borsalardaki hisse senedi fiyatları hemen daha da yükseldi.

Frankeştayn faktörü Fakat uzmanlar, genlerin manipülasyonunun tehlikeli olabileceğine, vücutta bir tarafı düzeltirken, genome dengesini bozup başka bir yeri bozmak, insanın tümünün iyi işlemesine engel olmak tehlikesinin, varit olabileceğine işaret ediyorlar.

Laboratuvar kazalarının dışında, eski filmlerde olduğu gibi, bazı sorumsuz "deli bilginlerin" laboratuvarlarda Dr. Frankeyştan canavarlarının peydahlanmaları tehlikesi de, muhakkak ki var. Bu çalışmalar nasıl kontrol edilecek ve tehlikeler nasıl önlenecek? Herhalde, alanı tamamiyle başı boş bırakmamak, bio-genetik şirketlerinin ve bazı sorumsuz bilginlerin insanı deneme tahtasına çevirmelerine müsaade edilmemesi gerekecek. Ama nasıl? Bu belki nükleer enerjinin denetim altına alınması kadar ve uluslararası boyutları da olan güç, belki de imkansız bir şey!..

Kopyalama Fakat asıl, en büyük tehlike; artık insanın kendisinin de kopyalanmasında. Artık bu da teorik olarak imkan dahilinde. Bazı aileler şimdiden kaybettiklerı evlatlarının ve yakınlarının kopyalanması için sıraya girmişler. Bir bakıma belki de güzel bir şey. Fakat yapay organ naklinden başlayarak, bir sürü çapraşık hukuki, sosyal, psikolojik ve felsefi sorunları üretiyor.

Laboratuvarda kopyalanacak kişinin aklı ve ruhu nasıl olacak. Fiziki bakımdan olmasa da akıl ve ruh bakımından ucubelerin oluşması, mümkün değil mi?

Merak faktörü Bugüne kadar, insanlığın gelişmesini ve uygarlığın ilerlemesini, bilimsel, teknolojik, coğrafi vs. tecessüs, yani "merak" sağlamıştır. Bu da muhakkak. Ama bu tecessüsün hududu ne olmalıdır? Bir noktadan sonra fazla merak kâinatın ve insanlığın sonunu getirmez mi? Kâinatın ve insanın Yüce Allah''ın kurduğu ve koyduğu büyük "sırrı" ve dengeyi böyle sorumsuzca irdelemek ve bozmak tehlikeli değil mi? Bana öyle geliyor ki, bazı şeylerin, bu arada kâinatın sırrının "sır" ve dolayısıyla kutsal olarak kalması çok daha huzur vericidir. Ama korkarım ki masaldaki fazla merakın "kediyi öldürdüğü" gibi fazla merak da insanın sonunu getirebilir.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Bilimdeki en büyük trajedi, nefis faraziyelerin çirkin gerçekler tarafından yok edilmesidir."

THOMAS HUXLEY