Geçen yazımda, Amerika madalyonunun parlak tarafını yansıtmaya ve bundan kendimiz için bazı hisseler çıkarmaya çalışmıştım. Bu yazımda Amerika''nın geleceği konusundaki ciddi endişelerimi ve bundan da -komşuda pişiyor bize de düşecek hesabı ile gene hisse çıkarmak istiyorum. Bugünün tek süper güç''ü Amerika Birleşik Devletleri, tarihinin en parlak dönemini yaşamakta. Güçlü ve gittikçe daha güçlenen ekonomisi, bundan kaynaklanan refah düzeyi ve teknolojik üstünlüğü askeri gücü ile... Ne var ki, tarihteki birçok devlet gibi güçlü Amerikan devleti ve uygarlığı, paradoksal olarak bir taraftan da kendi çöküşünün tohumlarını da sür''atle ve şuursuzca ekmekte.. Ve tarihte (M.Ö. 1400 dolaylarında) Orta Doğu''da (muhtemelen Kızıl Deniz kıyılarındaki refah fesadına uğrayıp düştükleri sefahat ve ahlaksızlık düzeninden dolayı Allah''ın gazabına uğrayan ve yıkılıp yok olan Sodom ve Gomorra şehirlerinin akıbetine doğru ilerliyor. Bu tohumlar geçen yazımda söz ettiğim yüksek değerlerin, duyguların temellerini alttan alta kemiriyor...
Tohumlar internette Gene paradoksal olarak bu tohumları teknoloji, internet alanına ekmekte.
Yeni yetişen gençlik bir iki kuşak sonra internet alanında sanal alanında teknolojiden ve kişisel "hazdan" başka hiçbir şeye önem vermeyen, sanal ve hedonist bir nesil olacak.
Orada da ''68. kuşak'' Bu tohumların ilkleri, asıl teknolojiden evvel İkinci Dünya Savaşı''ndan sonra nüfus patlaması eskiden sabit olan Amerikan toplumunun iş imkanları dolayısı ile sık sık yer değiştirmesi ile ve Vietnam savaşının etkileri ünlü ''68 kuşağının da gayretleri ile "Woodstock" gibi herşeyin mubah olduğu panayırlarda atıldı. Film ve müzik endüstrisinin de yardımı ile şiddet, uyuşturucu kültürü yayıldı. Bugün de internet alanında süratle gelişiyor.. Şimdi herşeyin haz duymak uğruna mubah olduğu bir "hedonizm" akımı kuvvetlenmekte. Sonra da, bununla bağlantılı olarak, eşcinsellik ve her türlü sapıklık süratle yayılıyor. Bu sapıklıklar da insan haklarının, söz özgürlüğünün himayesinde.
Elli yıl önce Ben elli yıl kadar önce ilk defa Amerika''ya geldiğimde, hatta NY ve Washington gibi büyük şehirlerde bile toplum düzgün, aile hayatları mazbuttu. Seks konularında muhafazakârlık hakimdi. WASP yani Beyaz -Anglo Sakson- Protestan hatta Katolik ve Yahudi ahlak normları cari idi. Bekaret önemli idi. Aile sofrası vardı. Küçük kasabalara özgü kurallar vardı. Muhafazakârlık hakimdi. Norman Rockwell adlı mehur ressam bu kuralları, bu yaşam tarzını bir derginin (Saturday Evening Post) kapak illüstrasyonlarında canlandırmıştı. Sinema filmlerinde de muhafazakârlık hakimdi. Ya bugün? Belki artık Rockwell''in sadece 4 Temmuz Özgürlük Bayramı''na ait illüstrasyonu geçerli.... diğerleri "Rüzgar gibi geçmiş!" Geçen sene Oscar ödülü alan Amerikan Güzeli bugünkü Amerika''da hatta küçük kasabalardaki ahlak veya ahlaksızlık düzenini yansıtıyor. Eşcinsellik yani "Gay"lik çığrından çıkmış ve çıkmakta; bütün eski muhafazakâr kaleleri birer birer ele pervasızca geçiriyorlar. Kiliseleri, okulları hatta orduyu... Dayanakları da Yüce Mahkemenin de tasvib ettiği özgürlük hakları... Yakında muhafazakâr kuruluşlardan biri olan İzcilik Teşkilatının da kapıları belki Yüksek Mahkeme''nin icazeti ile eşcinsellere açılacak. Vermont eyaletinde eşcinsellerin "evlenmelerine" icazet çıktı! Bunu diğer eyaletler takip edecek. Tabii Avrupa''da da bu sapıklık almış yürümüş durumda.. Kopenhag Kriterlerine de katılırsa şaşmayın. İngiltere''de şu sırada eşcinselliğin teşvik edilmesini (okullarda vs.) yasak eden kanun, insan ve özlük haklarına aykırıdır diye iptal edilecek. Bir iki gün önce Florida''da bir olay yaşandı. Polis, her türlü ahlaksızlığın aleminas yapıldığı bir "swingers sallangaçlar" kulübüne, daha önce kulübe bir çift gibi "tebdil" giren bir erkek ve kadın polisin raporları üzerine baskın düzenledi ve bütün kepazelikleri -ve aralarında öğretmenler, avukatlar ve hatta polisler olan kepazeleri- ve kulübün yöneticilerini, umumi ahlaka aykırı hareket etmekten sanık olarak, suçüstü yakaladı. Dedektiflerin raporundaki ve gazetede aynen yayınlanan rezil ayrıntıları tekrara hicabım mani! Ama inanır mısınız, yöneticiler ve katılımcılar çıkarıldıkları mahkemenin ilk celsesinde serbest bırakıldılar. Çünkü yargıç, polislerin rahatsız olmalarının sebep teşkil etmeyeceği, kulübün müdavimleri reşit insanlar olarak şikayet etmedikçe, gönüllerince eğlenmelerinin dava konusu olamayacağı kararına varmıştı. Ve meşhur "çağdaş" ilke; reşit olanlar razı oldukça umumi ahlak söz konusu edilemez. Kısacası artık ne umumi ahlak, ne de "ayıp" diye birşey kalmamıştır! Şimdi kulüp yönetimi ve tutuklanan üyeler, polis ve savcı aleyhine dava açmaya hazırlanıyorlar ve bölgedeki 17 kadar "Swingar" yani "sallangaçlar" kulübünde artık atış tamamiyle serbest! Bu sadece bir örnek. Bugün Amerika internet ve teknoloji sayesinde kendi çöküşünün tohumlarını serpmekte. Bazıları bunun ilerilik, aydınlık olduğunu söyleyeceklerdir. Ne var ki hazdan başka hiçbir kutsal şeye inanmayan bir toplum, daha ne kadar güçlü kalabilir. "Süper güç"lüğünü ne kadar koruyabilir? Hele, henüz bu tohumların etkili olmadığı diğer ülkelere karşı! Tek umut ABD''nin Sodom ve Gomorra gibi Allah''ın gazabına uğramadan, kendine gelmesi ve çağdaş muhafazakârlığını yeniden bulması.
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Amerika her ne pahasına olursa olsun insanları mutlu kılmak isteyen koskocaman bir komplodur!" * Glorai Steimem Milli inancımız "Happy Ending" ''mutlu son''dur *Mary Mc Carthy Ben Amerika''yı başarıları ile değil potansiyeli ile ölçerim
*Shirley Chisholm

