Daha evvel yazmıştım, Hürriyet Başyazarı, dostum Oktay Ekşi ile aramızda bir nev''i parola vardır; yazılarını beğendiğim zaman, ona "nur-u aynım" diye hitab ederim, bana ters gelen bir şey yazmışsa da "hasm-ı canım" derim. Şimdi "nur-u aynım Oktay", çok önemli bir meseleye temas etmiş. Dünya kamuoyunda canlandırılmaya çalışılan meşhur "Ermeni Soykırımı" meselesine ve kampanyasına. Türkiye''de medyamız ve kamuoyumuz pek farkında değil ama Ermeni aşırıları, aylardır bu kampanyayı bir hayli canlandırdılar. Fransa''da, Hollanda''da, Avusturya''da, Avustralya''da ve Kanada''da yerel yönetimleri kandırarak "Ermeni Katliamında (soykırımında) ölenlerin anılarına", anıtlar dikmeye çalışıyorlar. Maksatları, Türk Devletinin özür dilemesi, ölenlerin yakınlarına tazminat verilmesi ve vermezsek bunun Birleşmiş Milletler vasıtasıyla ve Uluslararası Adalet Divanında dava açılarak yaptırılması. Bu çabaların yurt dışındaki baş destekçileri de, tabii PKK organları.
Düşmanı bol ülkemiz Türkiye gibi düşmanı bol ülke ve millet var mı? Bunu söyleyince liboşlar, paranoyamıza atfederler, ama, yarım asırlık, çoğu yurtdışında geçen deneyimlerime atfen söyleyeyim ki bu, paranoya değil gerçektir! Hem, dış düşmanlara ne gerek var; içimizdeki birtakım, güya Türk enteller Etyen Mahçupyan ve Mıgırdıç Margosyan gibiler de, kamuoyundaki tepkisizlikten cesaret alarak, "resmi tarihe rağmen Ermeni iddialarında haklılık vardır, soykırımı gerçektir!" diye yazmaya başladılar.
Geçenlerde, New York Times''in Türkiye eski temsilcisi Stephen Kinzer de Elazığ''a gitmiş, orada hangi kökenden ve yönden olduklarını sonradan, Elazığlı milliyetçilerden ögrendiğim birileri de "Ermeni soykırımının yapıldığını yerinden doğrulamışlar". Elazığlılar, Elazığ medyası bu iddiaları şiddetle kınadılar. Ne var ki, bu tepkiler dahi genel medyaya pek yansımadı. Hiçbir köşe yazarı, Türkiye''de sadece entel liboşlara tercüman olan Kinzer''i kınamadı. Hatta ala ile vala ile yolcu ettiler!
Abesle iştigal Zaten medyamız, maalesef abesle iştigal etmekte bire birdir. Ne ipe sapa gelmez kavramlar ve konularla uğraşıyorlar. Radikal Gazetesinin Genel Yayın Müdürü Mehmet Ali Yılmaz, bir sohbet esnasında, bütün yazarların sadece yazdıklarını ve sadece, ikisi kadın, dört iyi yazar olduğunu söylemiş. Paşa zevki bilir, zevkler ve renkler tartışılmaz. Gönül bu!
Dr. Stress (Nedim Saban) bu konudaki programına beni de davet etmişti.
Eğer Türkiye''ye vaktinde dönmüş olsa idim, katılacak ve ben de hem bugünkü medyamızın durumu, hem de o dört yazar hakkında ne düşündüklerimi açık açık söyleyecektim. Hemen söyleyeyim: Yılmaz''ın favorilerinden biri. Can Dündar, ÖDP''li ve Marksist olmasına rağmen, bence, iyi yazarlık klasmanına girebilir. Hem, ona Atatürk''le ilgili başarılı TV belgesellerinden ötürü bir zaafım var. Ancak sırası gelmişken, ona buradan sorayım; Atatürkçülük''le Marksizm''i nasıl bağdaştırıyor diye. Yılmaz''ın diğer üç favori "köşe" yazarı hakkında, hele "Büyük Usta" hakkında fazla söyletmeyin beni! Her yazısında, "Gazi" dediği Atatürk''e, aklı sıra dokunduran "Türke Türk propagandası" yapılmasından şikayet ederken, kendisi tarihin çöplüklerini eşeleyerek "Türke Türkü kötüleyen", en büyük üzüntüsü "Türkiye''nin Marksizm sürecinden geçmemesi" olan bu kişi, köşesinden birtakım fıkraları en galiz ve açık saçık kelimeleri ile anlatıp duruyor. Yazı yazmaya üşendiği zamanlarda da, çöplüğünden yirmi yıl öncesinin yazılarını çıkarıyor. Neresi "Büyük Usta"dır anlayamamışımdır!
Ötekiler Medyada bir de "ötekiler" kavramı tartışılıyor. Bunu Serdar Turgut ortaya atmış. Bir dergi (KARİZMA) bu konuda özel sayı bile yapmış. Ama benim burada sözünü etmek istediklerim, Oktay Ekşi''nin de sözünü ettiği, yurtdışındaki özellikle, Amerika''daki "ötekiler" -belki sağlı sollu ama herşeyden evvel, milliyetçi ve vatansever Türk gençleri "Turkish Forum" "Türkistan" gibi Internet Web sitelerinde, Türkiye''ye ve Türklüğe karşı gelişen bütün tehdit ve tehlikelere karşı, Kıbrıs konusunda, Orta Asya ve Rusya konusunda, günü gününe mücadele veriyorlar.. "Buradakilereden" çok fazla, hatta "buradakilerin" yapmadıkları kadar! Ermeni Soykırrımı konusunda da en canlı ve bilimsel mücadeleyi, kampanyalarla, yurtdışındaki Türkleri uyararak, faks e-mail çekmelerini sağlayarak, maalesef diplomatlardan fazla sürdürenler de işte bu "ötekiler." Bazı ülkelerde Ermeni anıtı dikmeye kalkışanlara en kuvvetli tepkiyi onlar gösteriyorlar.
Son olarak daha önce ülkemiz aleyhinde yazılar yazmış olan Robert Fisk nam zat, İngiltere''deki INDEPENDENT Ermeni konusunda ağır bir yazı yazmış. Yazıyı gören Mehmet Ali Kışlalı ateş püskürüyor. Ben de yazıyı görünce cevabımı INDEPENDENT''e göndereceğim. Ama TURKISH FORUM uyumuyor; bu sitedeki Sibel Ertunç hanım maşallah herkesi göreve çağırmış. Gazeteyi faks yağmuruna tutmuşlar.
Umut kaynağı Bazı duyarsızlıklar karşısında umutsuzluğa düşünce yurtdışındaki bu milliyetçi ve vatansever gençler bana gelecek hususunda umut veriyor. Size, "Birlikten Kuvvet Doğar" (United we Stand) sloganı ile çalışan bu sitelerin adreslerini veriyorum.
Önce TURKISH FORUM da Sibel Ertunç''un e-mail adresi: sibel@hosting4us.com. ve diğer adresler: http//www.TurkishForum.com http//www.TurkishForum.org - * http//TurkishForum.net
¥http//www.TurkishNews.com/Ataturk - * http // www.MedüTV.com
*Ayrıca dünya Türklüğü konsunda faaliyet gösteren Türkistan Web sitesi. Buna da, Mehmet Tütüncü ve Charles Bartolomew vasıtası ile ulaşılabilir. Site: http//www.fiberia.com, e-mail adresi: sota@fiberia.com.
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Yalanlar tekrar edile edile gerçek olurlar!"
*Budha
"Öylesine büyük yalan söyle ki, inkar edilemesin! *Goebbels

