Kaydet
a- | +A

Hukuk bilgileri, dürüstlükleri, tarafsızlıkları "müsellem olan" Cumhurbaşkanı adaylarının, dışpolitika ve ekonomi konularında deneyimli ve bilgili olup olmadıkları sorgulandı. Gerçi, Devlet Başkanlarının, bir Başbakan gibi, bu konularda icracı durumunda olmaları ve bu konulara müdahale etmeleri de tartışmalı. Demirel, Orta Asya, Kafkasya ve Ortadoğu''daki inisiyatifleri ile Türkiye adına başarılı olduğu halde, bazıları, salt Anayasa hükümleri açısından, onu bu yüzden, Cumhurbaşkanlığı değil, fiilen "Başkanlık yaptığı için eleştiriyorlar. Ahmet Necdet Sezer, neticede, seçilirse "Başka tür bir Cumhurbaşkanı olacağını" söylüyorlar. Galiba istedikleri, Sezer''in, engin hukuk bilgi ve yetenekleri ile Cumhurbaşkanlığı makamını ve yetkilerini bugünkü Anayasa''nın ruh ve lafzındakinden de daha asgariye indirerek, kendi kafasındaki, iki yıl üst üste yaptığı konuşmalardaki "devlete rağmen hukuk devletini" alabildiğine özgürlükleri ile ve Avrupa İnsan Hakları normlarına göre yerleştirmesi! Ama yetkileri kısıtlı olunca bunu nasıl başaracak? Göreceğiz! Yetkili veya yetkisiz veya kısıtlı yetkili, icracı veya seyirci, bir Cumhurbaşkanının vasıfları araştırılırken, önemli bir vasıf veya müktesebat pek gündeme getirilmedi. Modern teknolojiye vakıf olmak, en azından bilgisayara ve internet''e aşina olmak, adaylardan hiçbirinde, hatta Başbakanda veya parti liderlerinde bu vasıfların bulunduğunu şimdiye kadar da kimsenin aklına bu yetenekleri aramanın geldiğini sanmıyorum. En azından, bazıları belki de maiyetlerinde, danışmanları arasında, bu konularda uzman kişileri bulundurmak ihtiyacını duymaya başlamışlardır. Ama haber vereyim; bundan sonraki dönemde Türkiye''de de icracı Başbakanlarda, Bakanlarda ve politikacılarda bu konularda bilgi sahibi olmak vasfı muhakkak aranacaktır. Çünkü "global alemde", Endüstri devriminin bizde hâlâ devam eden problemlerinden post-endüstriyel dönemin bilgi, bilgi işlem ve internet çağının problemlerine ve umutlarına artık geçilmektedir. Bizde de on yıl içinde bu devrim naçar yaşanacaktır.

Gündemin başındaki sorunlar Amerika, hiç kuşkusuz bu hususta dünyada -Avrupa''dan da öndedir. Örnek mi istiyorsunuz, şimdi gündemin başında değil sadece hukuk kuruluşlarının ve ekonomik gündemlerinin başında "milli" gündemin en ön sırasında iki sorun var: Microsoft bilgisayar ve internet şirketinin, tekeline bu dev şirketi ikiye ayırmak acaba doğru mu? Büyük bir şirketin bilgisayar programcılığı konusundaki üretici başarısını cezalandırmak ve böylelikle bu alandaki çabaları kısıtlamak olmayacak mı? Aksi tez de, Microsoft''un oluşturduğu tekelle diğer genç ve küçük şirketleri, mesela Netscape şirketini bertaraf etmesi doğru bir şey mi idi?

Özel hayatın mahremiyeti Diğer önemli sorun da internette "özel hayatın" korunması ve bununla birlikte, bu sanal alemde, pornografiden teröre kadar uygunsuz ve tehlikeli işlemlerin gerçek hayatı tehdit etmesinin önlenmesi! ABD Cumhurbaşkanı "Bill Clinton" Kongreye, özel hayata ve özel işlere ait bilgilerin mahremiyetini, özellikle sanal alemde, korumaya matuf bir kanun tasarısı sevketti. Diyor ki, "teknolojideki özel hayatın mahremiyetini koruyan duvarları yıkmasına seyirci kalamayız... Teknolojinin yararlarından, özel hayattan ve mahremiyetinden fedakarlık yapmadan yararlanmalıyız!" İnternette mahremiyet, özel hayatın korunması çok önemli ve ilerde, daha doğrusu çok yakında, bizde de gündeme gelmesi kaçınılmaz bir konu. Kısaca, bugünkü durumda, elektronik ve bilgisayar teknolojisi büyük holdinglerin ve pazarlama şirketlerinin, telefon ve internet kullanan kişilerin "ayak izlerinden" hareketle, harcama ve tüketim trendlerini, hatta özel hayatlarını izlemeleri mümkün. Yani Orwell''in 1984 Romanındaki gibi "Büyük Birader" hatta devletten holdinglere, bankalara kadar birçok "Büyük Biraderler" sizi devamlı izliyor... Clinton''ın dediği gibi, her çek yazışınızda, para makinasından her nakit çekişinizde, bu bilgiler modern teknoloji sayesinde birileri tarafından izlenebiliyor ve mahremiyetinize girilmiş oluyor. İnternetten daha önce bankalar kredi kartlarındaki harcama türlerine ve limitlerine bakarak müşterilerinin kredi taleplerini dengeleyebiliyorlar ve kısıtlayabiliyorlardı. İnternet kullanımı ile bu izlemeler daha kolay ve ayrıntılı oldu. Bunun zararsız tarafları var. Mesela yiyecek alımlarınızın, lokanta masraflarınızın kredi kartı kayıtları veya internette, özel yaşamınıza müdahale ile izlenmesi, sizin üzerinizdeki bazı maddelere ait pazarlama gayretlerini artırabilir. Ama tehlikeli tarafları da çok. Mesela Sağlık Sigortası şirketiniz, sağlık durumunuz hakkındaki bilgileri Bankanızla paylaşırsa, Banka riskli olduğunuz için, size yeni kredi açmaktan imtina edebilir... Bu konu ilerde bütün internet vb. kullanan ülkelerin çok yakında hatta hemen karşılaşacakları konulardan yalnız biri.. Dünya ve biz endüstri çağından teknoloji çağına geçerken, eski çağın kültüründen, yeni bir kültüre geçerken, internet ve genetik ilmi ile ilgili olarak ortaya çıkan ve çıkacak ekonomik hukukî, teknik, felsefi, ahlaki sorunlar da var! Endüstri çağının sorunları, hükümetlerin, anladıkları ve nisbeten düşüne taşına çözebilecekleri sorunlar iken, yeni çağın sorunları, bu alanın teknolojisi gibi yıldırım veya kuvantum hızı ile çoğalıyor. Bir yazar "Teknoloji sorunlarını teknolojinin kendisi çözebilir ama bu konulardaki politikaları belirlemek çok daha çetin" diyor. Kısacası, geleceğin, hatta hemen ertesi günün başbakanlarının, bakanlarının yüksek memurlarının politikacılarının, sağı ve solu da ideolojileri de, aşan bu sorunları, hiç olmazsa algılayacak, anlayacak kadar yeni teknolojilere aşina olmaları gerekiyor. Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal, merakı ve esas mesleği itibarıyle ve yenilikçiliği, her odada birkaç bilgisayarı ile gelişmeleri takip eden müstesna bir devlet adamı idi. Demirel de, teknik bir adam olduğu için bilgisayarı kullanmak alışkanlığı olmasa bile, konuyu biliyor gelişmeleri takip ediyordu. Buna karşılık, Başbakan dostum Ecevit''in Smith-Corona yazı makinesinden kişisel bilgisayara geçmediğini de biliyoruz. Ne Ecevit''ten, ne Ahmet Necdet Sezer''den ne de rakibi Yıldırım Akbulut''tan bilgisayara aşinalık beklemek haksızlık olur. Ama ya onlardan sonra? Teknolojideki gelişmeler onları beklemeyecek! Bakın, önemli bir hukuki ve ahlakî soru veya sorun. Cumhurbaşkanı seçilirse, Ahmet Necdet Sezer''in önüne tahmininden de önce, gelebilir. İnternette özel yaşamın mahremiyeteni korumaya matuf tedbirler ve kanunlar, şimdi bazıları tarafından iddia edildiği gibi, düşünce, ifade ve haber alma özgürlüğünü kısıtlayıcı mı sayılacaktır? — ÖZÜR- Dünkü yazımın sonunda Yasemin Çongar''ın Hürriyet Washington Temsilcisi olduğu yazıyordu. Oysa Çongar, Milliyet''in Washington temsilcisidir. A.K.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "İnsan yaptı...İnsanı aştı!" Altemur Kılıç (1972-Devir Dergisi''ndeki bir başyazıdan) "Aldanmak insani bir zaaftır. Fakat işleri iyice karıştırmak için bilgisayar gereklidir!" Ambrose Pierce "Savaş barıştır. Özgürlük köleliktir. Cehalet kuvvettir!" George Orwell(1984 Romanından)