Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''in sevenleri çok fazladır ama O''nu sevmeyenler ve onu, her nedense affetmeyenler de, bir hayli boldur! Politikacılar, şimdi de onun rekabetinden, gene siyasete girip, karşılarına dikilmesinden çekiniyorlar. Medyadaki bazı kalemler de, onu bir türlü affedememişlerdir ve şu sırada, önünü kesmek için, zarafetin ve terbiyenin hudutlarını aşan seviyesiz hücumlar yapıyorlar... Yeri gelmişken yazayım: Geçenlerde İlker Sarıer, Emin Çölaşan''a, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer''e "Ahmet Bey" diye hitab ettiği için, tarizde bulundu. İnsaf etsin: Süleyman Demirel''e, medyada, yazarlar tarafından yıllarca, Başbakan ve Bakan iken, en nezaketsiz şekillerde hitabedildi; "nezaket kalfaları" o zaman neredelerdi?
Sevmek-sevmemek Demirel''i, ya seversiniz ya da sevmezsiniz. Onu eleştirmek de hakkınız, hatta siyasette, önünü kesmek de misyonunuz olabilir ama terbiye, nezaket ve insaf hudutlarını aşmamak şartıyla.
Ben de eleştirdim Ben de, geçmişte bazı somut olaylarda Demirel''i eleştirmişimdir, şimdi geriye bakınca bazılarında biraz haksız, ve fakat, mesela, AB ve Öcalan''ın idamı konularında da haklı olduğuma inanıyorum. Ama ona karşı asla terbiyemi ve insafımı kaybetmedim. Demirel''in üstün taraflarını inkar etmedim. Edemezdim de... Bir politikacı olarak dayanıklığını, bir devlet adamı olarak, dış ilişkilerde Türkiye''nin çıkarlarını savunmak, Avrasya alanında Türklüğü birleştirmek gayretlerini inkar etmek ve küçümsemek mümkün değil!
Kaht-ı rical''i ıle meşhur ülkemizde, böylesine deneyimli ve de milliyetçi bir insanı yabana atmak, yaşı ne olursa olsun, hâlâ ayakta dimdik durabildiğine göre, onu, zorla kızağa çekmek mümkün mü? Demirel ölünceye kadar, bu millete ve memlekete hizmet etmek isteyecektir. Ne onun bu arzusu ne de Başbakan Ecevit''in dayanıklılığı hırs-ı piri addedilmelidir.
Demirel, yaşadıkça akil adam -yani bilge adam- olarak, hele bunalımlarda, uzlaştırıcı ve doğru yolu gösterici olarak ülkeye -karşılık beklemeden- hizmet edebilecek uluslararası çapta bir devlet adamıdır. Bu gerçeği bazılarının yaptığı gibi, geçmişe ait sözlerini cımbızla çıkarıp, bulandırmak doğru da değildır. Zaten karşıtları olan bazı "enteller" ne derlerse desinler. Demirel hakkındaki en doğru hükmü gene onların devamlı olarak istihfaf ettiklerı halk ve sonra da tarih verecektir.. Hele başkaları ile karşılaştırınca Demirel''in kıymeti de, Çankaya''da bıraktığı boşluk anlaşıldıkça, daha iyi anlaşılacaktır...
Ombudsmanlık Demirel''in "milli" ombudsman tayin edilmesi, aslında, çok doğru olurdu, ama benim bu konuda bazı ciddi şüphelerim var; acaba, tahmin ettiğim bazıları, bu fikri de "5 artı 5" formülü gibi, fazla erken ortaya atmakla, ayağa mı düşürmek ve böylelikle önlemek, ölü doğmasını sağlamak mı istemişlerdir?
Nezaketsizlik Yazımın başında Demirel konusunda yapılan nezaketsizlik ve zarafetsizlikten bahsetmiştim. RADİKAL gazetesinde köşe tutmuş, aynı gazetenin Genel Yayın Müdürü tarafından Türkiye''nin en iyi dört köşe yazarından biri nasbedilmiş Mine Kırıkkanat adlı, kendini beğenmiş, kendisini beğenmeyip tenkit edenleri de muhatap addetmeyen bir hanım. Süleyman Demirel''e karşı, zarafeti bir tarafa bıraktım, en basit terbiyenin hudutlarını bir hayli aşmış.. Bilirim, Sayın Demirel bu kadını asla muhatap addetmeyecektir... Etmesi, ona layık olmadığı kıymeti vermek olur. Ama, bu kadının, tatsız tuzsuz laf salatası ile "Sülü-Reho- İbo" diye aklınca irtibat kurması ve aklınca Süleyman Demirel''in düzeyini İbo''nun düzeyine indirgemesi, doğrusu benim kanıma dokundu... Bir defa, Avrupa''da veya Amerika''da tüm devlet başkanlarının düzeyinin halkın düzeyinden farklı olduğunu iddia etmesi yazarın halkçılık ve demokrasi anlayışının ne olduğunu gösterir.. Hem de bu ülkelerde, gelmiş geçmiş tüm devlet adamlarının, başkanlarının "düzeylerinin çok üstün olduğunu" bana anlatmasın ona bazılarının esamisini okurum!
Kırıkkanat hanım böyle seviyesiz benzetmelere kalkışırsa, ben de onun gerçek yaşam düzeyinin ne olduğunu sorar, kimlerle kıyaslanabileceğini, nerelerden, kimlerden geldiğini, hem de kendi sözlerinden çıkarır ve mesela, Paris''te, Hıfzı Topuz''un evindeki Çetin Altan-Melih Cevdet döğüşündeki yerinin ne olduğunu sormaya da hak kazanırım!
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Politikacı, politikası ile hemfikir olmadığınız kişidir. Eğer politikasını tasvib ediyorsanız O bir Devlet adamıdır!"
David Lloyd George

