Türk Silahlı Kuvvetleri''nin toplumumuzdaki, geleneklerden ve Anayasadan kaynaklanan rolü ve dolayısı ile Milli Güvenlik Kurulu''nun etkin konumu, bizim entellerimizi, bazı köşe yazarlarımızı ve Avrupa''daki, Amerika''daki işgüzar "dostlarımızı", "demokratik" olmadığı ve son yıllardaki moda "Kopenhag Kriterlerine" uymadığı için, hep rahatsız etmiştir. Son zamanlarda Avrupa canibinden, AB''ye aday kabul edilmemiz için bizden istenilenler arasında, MGK''nın kaldırılması ve Ordunun etkin rolüne nihayet verilmesi de var. Yani Öcalan''ı asmamak yetmeyecek. Ordumuzu kışlasına çekmek de gerekecek. Finlandiya Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanımıza yazdığı gibi arkadan çevre standartlarımızı Avrupa''ya uydurmamız ve eşcinsellerin haklarını tanımamız gelecek... Liste uzun ve daha da uzatılacak..
YAŞ KARARLARI TSK''nın iç karşıtlarının da -ısıtıp ısıtıp ortaya attıkları bir boyutu var orduyu pasif hale getirmek ve de yozlaştırmak çabalarının; Yüksek Askeri Şûra kararlarının yargı denetimine tabi olmaması! Aslında bu ilke, Ordunun sivil kurumlar gibi türlü baskılar,. müdahalelerle bugüne kadar disiplinini muhafaza etmesine ve yozlaşmamasının önemli faktörlerinden biri. Son Şûra toplantısı bazı askeri personel ord udan ayırtıldı ya, bu konu gene gündeme getirildi. Bu konuyu bu sefer ortaya atan, hem MHP Genel Başkan Yardımcısı hem de emekli bir general, Raif Babaoğlu.. Bu yüzden, YAŞ kararlarının denetime açılmamasından yana olan, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu ile çatışmış. Babaoğlu, "Türkiye bir hukuk devleti ise bu ayıptan kurtulmalı. YAŞ da hatalar yapıyor.." demiş ve bu konuda, yani YAŞ kararlarının dış denetime tabi tutulması hususunda MHP''nin öncülük yapmasını istemiş. Bu kuralın ne kadar gerekli ve yerinde olduğunu hepimizden iyi bilmesi gereken Sayın Babaoğlu, acaba kendi emekli oluşundan veya edilişinden dolayı mı bu konuda TSK camiasından farklı düşünüyor ve hatta TSK ile MHP''yi karşı karşıya getirebilecek bir çıkış yapıyor. Milli Savunma Bakanı Çakmakoğlu, gereken cevabı hemen vermiş: "Babaoğlunun önerisi mümkün değil! demiş ve ilave etmiş "Türkiye''nin kendisine özgü yapısının ve şartlarının olduğunu unutmamamız gerekir.. YAŞ kararlarının denetime açılması irticacıların ve bölücülerin işine yarar!"
REFAH DA AYNI ŞEYİ YAPMIŞTI Hatırlardadır birkaç yıl evvel Refah Partisi de Abdullah Gül vasıtasıyla böyle bir çıkış yapmıştı. Maksatları malum; dışardaki ve sivil kurumlardaki bütün yozlaşmalara karşılık, en saygın ve yozlaşmamış kurum olan Orduyu türlü politik hesapların, mezhep kavgalarının içine çekmekti. Teşebbüs o zaman hüsrana uğramış ve heves kursaklarda kalmıştı! TSK bugüne kadar yozlaşmamışsa ve dış tesirlerden masun kalmışsa, hizmet gereklerini ve özellikle askerlik mesleğinin başlıca temeli olan "disiplini" hiçbir dış etkiye bakmadan uygulaması sayesinde olmuştur. Askerliğin temeli olan disiplin sür''at ister, tereddüde sürüncemede bırakılmaya tahammülü yoktur, bu Ordudaki itaat ve güven duygularını zedeler. YAŞ kararlarının, özellikle personel konusundaki kararlarının dışardan denetimi, somut olarak, komuta zincirindeki personelin seçilmesindeki nihai takdir yetkisini ordu dışındaki makamlara vermek veya onlarla paylaşmak anlamına gelir ki, askerlik mesleğinin icapları, ruh ve tabiatı ile bağdaşmaz. Ordu gibi takım halinde hizmet gören ve vazife yapan bir kurumda emir komuta zinciri dışardan etki ve iltimaslarla zayıflatılırsa ne olur? İşe siyaset karıştırılırsa ne olur? Geçmişte bazı kişilerin yargı kararları ile generalliğe yükseltilmeleri TSK''da büyük rahatsızlıklar oluşturmuştu. Sivil kurumlarda Danıştay''ın müdahalesi ile hizmetlerin nasıl aksadığı ve yönetimde nasıl keşmekeşler yaşandığı da ortadadır, Bakan''ın açığa aldığı bir Genel Müdür sonra Danıştay kararı ile görevine iade edilince dairelerdeki yetki bunalımları malumdur. Bunların Orduda da mı yaşanması isteniyor? Sonra, Ordu, tabiatı gereği, gizlilik unsurunun çok mühim olduğu bir kurumdur. İş sivil mahkemeye düşünce mahrem olması gereken şeyler ortalığa dökülecek ve sansasyon konusu olacaktır. TSK demokrasinin son sigortasıdır. Bu sigortanın yıllardır iyi işleyen kurallarını değiştirmek ve sigorta ile oynamak ülkeye faydadan fazla zarar getirir. Oynamayın Türk ordusunun iç düzeni ile!
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Kıymetli Türk ordusunu siyasete alet etmek kadar Ordunun içine siyaseti sokmak da, genç Cumhuriyetimize verilebilecek en büyük zarardır." Gazi Mustafa Kemal (1926)

