Kaydet
a- | +A

Bugün, dünyanın belki de en uzun (yaklaşık 6 aydır) seçim kampanyası noktalanıyor: Amerikalılar, 20 Ocak 2001''de and içtikten sonra 4 yıl görev yapacak olan yeni Cumhurbaşkanlarını ve yardımcısını seçmek üzere, sandıklara gidecekler. "Sandıklara gidecekler" demekle klasik deyimi kullandım. Gerçekte Amerikan seçimlerinde bizim anladığımız manada içine oyların atıldığı sandıklar yok, etrafı perdelerle çevrilmiş hücreler var ve oylar bunların içindeki belirli levyelerin çekilmesi ile kullanılıyor... 7 Kasımda ayrıca 100 Senato üyesinden üçte biri altı yıllık bir süre için 435 üyeli Temsilciler Meclisi''nin tüm üyeleri ikişer yıl için seçilecek. Bu arada mahalli savcılar; yöneticiler, boş olan Eyalet Valilikleri için de seçim yapılıyor.

Asıl önemli olan Ama en önemli seçim tabii. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Cumhuriyetçi Teksas Valisi, kendisini "müşfik bir muhafazakâr" olarak tanımlayan George W. Bush mu, Demokratlar''ın adayı, kendi deyimiyle "pragmatik idealist" şimdiki Başkan Yardımcısı Al Gore mu yardımcıları Richard Cheney veya Joe Lieberman mı kazanacaklar? ABD''nin önümüzdeki dört yıl için kaderini ve istikametini bu seçim belirleyecek ve bir yerde de, Amerika süper güç olduğu için önümüzdeki dört yılda uluslarası alandaki karar ve gelişmelerde yeni ABD Başkanının karakterinin, kadrosunun ve dış politika konusundaki görüşlerinin büyük etkisi olacak.

Bu yazıyı yazdığım sırada son aylarda adeta atbaşı farkla Bush''un lehinde giden kamuoyu anketlerinde adeta 3-4 puan farkla aynen devam etti...ediyor. Hiç kimse kesin bir tahminde bulunamıyor. İki aday da en son dakikaya kadar uçakla bütün hassas eyaletleri dolaşarak özellikle kararsızları ve ortada görünen Florida, Pennsylvania, Michigan gibi eyaletlerin seçmenlerini kazanmaya çalıştılar...

Üçüncü parti Bu seçimlerin ilginç bir yönü de "Ralph Nader Faktörü" idi. Tüketici hamisi Nader bu seçimlere 3. Parti Yeşiller Partisi adayı olarak seçilmeyeceğini bile bile bir ilke meselesi olarak katıldı. Ama ona verilecek marjinal oylar aslında Gore''a gidebilecek oylardı ve bu kadar hassas dengeli bir seçimde Nader''in aslında taraftarı olduğu Demokratlar''ı müşkül durumda bıraktı.

Son tahlilde, iki aday arasındaki mücadele, somut sorunlar ve siyasi felsefeleri bazında değil kişilikleri, güvenilir olup olmadıkları ve karakterleri bazında cereyan etti. Gore''un dezavantajı, hâlâ Clinton''ın gölgesi ve etkisi altında sayılması ve Monica rezaleti açıkça ortaya atılmamakla beraber -hele bazı yörelerde- Gore ve Demokratlar aleyhinde hep arka planda idi. Bu olay Bush tarafından centilmenlik gereği, adı ile sanı ile kullanılmadı ama gene de Cumhuriyetçiler''in Beyaz Saray''a ahlak ve dürüstlük getireceği vaadleri ile devamlı hatırlatıldı. Gore bu olayın kendisine sıçramasından çekindiği için kampanyasında Clinton''ı pek yanına yaklaştırmadı.

Bu seçimlerin ilginç olayı birkaç gün evvel Bush''un otuz yaşlarında iken yani 25 yıl önce, Maine eyaletinde alkollü iken otomobil kullanmak suçu ile tevkif edildiğinin, ehliyetine el konulduğunu ve ceza ödediğinin birileri tarafından açıklanması oldu. Gerçi Bush daha evvel birkaç vesile ile gençliğinde bazı yanlış şeyler yaptığını, fazla içki kullandığını itiraf etmiş ve fakat sonra yıllardan beri alkol almadığını da belirtmişti. Ama olayı niçin daha evvel niye kendisi açıklamamıştı? Hasımları bu noktanın üzerinde durdularsa da görünen o ki neticeyi pek etkilememiştir. Hatta seçmenler tarafından Demokratlar''ın bir pis oyunu olarak algılanmış ve aksi etki de yapmıştır.

Seçim formalitesi Amerikan seçim sitemi önceki yazılarımda da belirttiğim gibi komplike bir sistem. Önce 7 Kasımda seçmenler doğrudan Başkana ve yardımcısına oy vermiyorlar: 538 kişilik Electoral College (Seçmenler Heyeti) mensuplarını seçiyorlar. Mesela 7 Kasımda bu heyetin tam sayısının yarısından bir fazlası yani 270''i daha önce Bush''a, Cumhuriyetçiler''e "adanmış" iseler, Bush''un Cumhurbaskanlığı kesinleşmiş olacak. Cumhuriyetçiler zaferlerini Teksas''ın başkenti Austin de büyük şenliklerle ilan etmeye hazırlanıyorlar. Mamafih Demokratlar da zaferlerinden emin Al Gore''un eyaleti Tennesse''de aynı hazırlıkları yapmaktalar.

Formalite gereği Cumhurbaşkanı seçiminin formalitesi 7 Kasımda tamamlanıyor. Elektoral kolej mensupları Aralık başında eyalet merkezlerinde toplanarak oylarını evvelden adanmış oldukları aday lehinde kullanacaklar. Neticeler Washington''a senatoya gönderilecek. Kesin sonuç 6 Ocakta Senato başkanı tarafindan ilan edilecek ve yeni başkan da 20 Ocak 2001''de Kongre binası önünde and içerek görevine başlayacak. Ancak bir terslik ihtimali de var. Pek olacak şey değil ya, nazari olarak, Seçmenler Heyeti mensuplarından biri, son anda fikrini değiştirebilir, oyunu söz verdiği Partiden başkasına verebilir. Bu çok uzak bir olasılık ama geçmişte vaki olmuş başka bir ihtimal de var: Adaylardan biri halkın oylarının çoğunu kazanmış olsa bile yine 538 Electoral Kolej mensubunun yarısından bir fazlası olan 270''inin oylarını kazanamaması veya adayların bu heyetin oylarında berabere kalmaları ihtimali! Adaylar berabere kalırlarsa Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını Senato üyeleri seçecek... Bu takdirde de seçimlerden sonra Senatoda Cumhuriyetçilerin mi yoksa Demokratların mı çogunlukta olmaları önem kesbedecek. Herhalde Amerika''da nefesler 7 Kasım Akşamına kadar tutulacak.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Seçimleri kazanmaktan daha önemli olan gönülleri kazanabilmektir."

J.F Kennedy