Kaydet
a- | +A

Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan, New York''taki BM Milenyum toplantısında, maksatlı olarak -sözde- "Ermeni Soykırımı" meselesini açıp, Türk Devletinden özür dilemesini ve sözde soykırımın sözde mağdurlarına tazminat ödemesini talep edince, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, eline oradaki, bazı diplomatlarımız tarafından, alelacele tutuşturulan nottan, bu konunun "tarihçilere" bırakılması gerektiğini "okumuştu". "Soykırımın ABD tarafından resmen tanınmasını" vb. derpiş eden bir tasarının Temsilciler Meclisi Alt Komitesi''nde kabul edilmesi sonucu Uluslararası İlişkiler Komitesi''ne, sonra da Meclis Genel Kuruluna getirilip, çok muhtemelen kanunlaştırılması ile bu konunun tarihçilere bırakılamayacak kadar önemli olduğu anlaşıldı.

Düşündürücü boyutlar Kanun kabul edilirse, gerçi Türk-Amerikan ilişkilerini derin bir şekilde yaralamaktan ve iki milletin dostluğu üzerine kara bir gölge düşürmekten başka "kuvvey-i harbiyesı olmayacak. Ama gene de çok düşündürücü, ibret ve ders alınması gereken bir olay.. Amerika gibi bize dost gözüken bir devletin yasama organı. Çoğu temsilcileri Türk milletine karşı şu bağlamda, hasmane bir kanun çıkarmakta hangi pratik fayda umuyorlar? Bunu önce Türk kamuoyuna izah etmek imkansız. Bazılarının bizi yangından mal kaçırırcasına AB''ye sokmaya çalıştıkları şu sırada özellikle uzerinde düşünülmesı gereken bir olay. Kürt bölücülerin bu "zaferden dolayı ağızlarının, niçin kulaklarına vardığı da öyle... Hele PKK''nın, bölücülerle ötedenberi işbirliği yaptıkları düşünülürse... Bir yerde, diplomatlarımız ne kadar uğraşsalar, paralı lobi şirketlerı kendilerine verilen motivasyon ve bilgilerle ne kadar çalışsalar, bu tasarının verilmesine yumurta kapıya geldikten sonra, Ermenilerin yerleşik güçlü lobileri karşısında engel olamazlardı. Bu, Ermeni derneklerinin, lobilerinin özellikle seçim zamanlarında adaylara paralar saçarak tezgahladıkları geleneksel bir egzersizdir. .

Türk lobisi Geçen yıllarda böylesine bir tasarıyı geçirmekte muvaffak olamamışlardı. Hem de o zaman karşılarındaki "sivil" Türk lobisi, Türk sivil toplum örgütleri şimdi olduğu kadar organize ve faal olmadığı halde. O geçmiş yıllarda, adlarını geçen yazımda verdiğim ve rahmetli oldukları için saygıyla andığım iki "sivil" Türk, Dr. Kevenk ve Kerem Önder vardı. Şimdi ise internette takip edin TURKISH FORUM gibi çok çalışkan Türk hareketlerı var. Fisebilillah, gecelerini gündüzlerine katarak çalıştılar, internet vasıtasıyla, Kongre üyelerine, elektronık posta ile belgeler dağıttılar ama maalesef tam netice alamadılar.. .

Diplomat var... Diplomat var... Burada hassas bir konuya, kendi tecrübelerime dayanarak temas etmeliyim. Genç kuşak Türk diplomatlarının büyük çoğunluğu gerçekten vatanperver, çalışkan kişilerdir. Bakın bunları mesela Temsilciler Meclisi Alt Komisyonu''nda güzel bir mücadele veren emekli Büyükelçi Gündüz Aktan temsil eder. Eskilerden de Ermeni konusunda en güzel kitaplardan birini yazan Kamuran Gürün vardı. Aktan, bu arada "Soykırımı belki de doğrudur" demeye getiren aleyhteki yabancı tarihçilerin haklı olduklarını ima eden Murat Belge gibi köşe yazarlarının da ağızlarının payını vermekten geri kalmamıştır.

Ama bu diplomatlarımıza karşılık, bazı klasik, Ermeni sorununu fazla kurcalamaktan kaçınan, şimdiki Bakan İsmail Cem''in, talihsiz ifadeleriyle "duygusal tepkilerden kaçınılmasını", "yangına körükle gidilmemesini" tavsiye edenler de vardır. Dışişleri Bakanlığı da yapmış olan Sayın İlter Türkmen de bu ekoldendir. Bu konudaki yazısında Ermenilere cevabın "iyi komşuluk politikasını deneyerek sonuç alınabileceği" fikrinde. Bir okuyucumun sorduğu gibi "bu zibidilere -Ermenıstan Taşnaklarına- şimdiye kadar iyi komşuluktan" başka ne yaptık ki.. Onlar ve diasporadaki aşırılar yıllardır anladılar mı? Aynı klasik diplomatlar ekolü, Ermeni konusunda aktif bir mücadeleyi hep önlemiştir. Hatta, benim Amerika''da diplomat iken Televizyonlara çıkıp gereken mücadeleyi yapmamı hoş karşılamamışlardır. Sırası gelmişken söyleyeyım: New York ve Washington gibi merkezlere, her nedense oraların huyunu suyunu bilen, anlayacakları lisanda konuşan, özellikle Kongre mensupları ile gereken ilişkiyi kurup yürütebilen Büyükelçiler, meslek mensupları ve basın müşavirleri tayin edilmemiştir. Bu çapta olan basın müşavirlerine de kariyerden olmadıkları için yetki ve imkan verilmemiştir. Ermeni konusundaki mücadele sadece mevsimlik de değildir. Diplomatların yıl boyunca kurdukları ilişlkilerin ve yapacakları telkinler, medyaya verecekleri bilgi ve mesajlarla yapılacak bir mücadeledir. Bu arada merak ediyorum, acaba Washington''daki ve New York''taki diplomatlarımız, yukarıda sözünü ettiğim Türk dernekleri ile ne dereceye kadar temastadırlar, mücadelelerini desteklemek için ne yaparlar?

Nihayet, bu konuda kaçınılması gereken bir hususa da temas etmeliyim. Eminim ki, kendilerini "Türk bilen" Ermeni vatandaşlarımız bu olaydan çok rahatsız olmuşlardır. Haklı kızgınlığımızı onlara tevci etmeyelim.

Amerika''ya göçmüş eski kuşak Ermeniler de, eski yaraların kaşınmasını hiç tasvip etmezler. Benim yıllarca Türkiye''ye gelmemiş, toprağı bol olsun, Arto Ayvazyan adlı Ermeni bir sınıf arkadaşım vardı. Her Amerika''ya gittiğimde "Ne yaptınız bizim güzel Türkçemize?" diye hayıflanan Arto''nun evine gider, anasının ve eşinin güzel Türk yemeklerini yer, kendi çocuklarımız kadar bize yakın oğulları ile haşir neşir olurduk. Ancak yıllar geçtikçe bu çocuklar bize karşı bir tuhaf oldular, yabancılaştılar, zavallı Arto izah etmek zorunda kalmıştı; "Siz bakmayın, bu p..lere, buradaki aşırılar beyinlerini yıkamışlar.. Onlar, gerçek tarihi ne bilirler, bizim kardeş olduğumuzu nasıl anlarlar?" Bu sözlerde bir trajedinin özeti vardı...

Yetti gayri! Özetle, artık bu konuda eziklik duymaya öteki yanağımızı çevirmemize gerek yok... Ne de, Almanların yaptığı gibi tarihimiz ve Osmanlı İmparatorluğu''nun "suçunu" kabul edip bundan arınmaya hakkımız var... Osmanlı Devleti bizim devletimizdi, babalarımız, dedelerimiz o devlete ve orduya hizmet ettiler. Sözde mağdurlara tazminat ödemeye en ufak bir mecburiyetimiz yok.

Ama artık müsaade etsinler de, duygusal olalım ve bu haksızlık yangınını, kızgınlığımızın köpükleri ile boğalım ve gereken tepkiyi gösterelim... Yetti gayri! ....... (*) Bugün gördüm ki Amerika''da FORSNET adlı bir şirket özellikle Ermeni konusunda Türkçe, İngilizce, Almanca bir web sitesi açmış:

www.ermenisorunu.gen.tr.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Bilgelik okulla edinilmez, hayat boyunca verilen uğraşların neticesidir"

*Albert Einstein