Olympic Voyager adlı, "Üçüncü türden" yani "Eşcinseller Aşk Gemisi" ile Kuşadası''na gelen 840 kadınlı erkekli eşcinselin -(onlara "gay" yani "şen" deniyor)- polis ve idari makamlar tarafından ilçeye sokulmaması. Efes''e gitmelerinin engellenmesi. Türk ve dünya medyasında büyük mesele oldu ve olayın -rivayete göre- Beyaz Saray''a intikal ettirilmesinden sonra, ABD tarafından diplomatik nota ile protesto edildi. Bizim bir kısım medyamız da bu olayı "utanç verici bir skandal" veya "kepazelik" olarak niteledi. İki bakanımız üzüntülerini bildirdiler ve eşcinsellerden "özür" dilediler... Muhtemelen eşcinsellere engel olan idareci ve polisler de cezalandırılırlar! Burada bir terslik var: Milletimizin ahlak kurallarına hamdolsun hâlâ aykırı bir "rezalete" müsaade edilmedi diye. Bazı gazetelerimiz olayı "dünyaya rezil olduk" diye yorumluyorlar!
Kabahatten büyük özürler Sonra İstanbul''a gelen "eşcinseller aşk gemisinden" karaya çıkan "gay"ler kırmızı halılı merasimle karşılandılar. Washington''daki Büyükelçiliğimizin sözcüsü de, "Türkiye''de de çok eşcinsel var" demiş! Özürler kabahatten -eğer ortada bir kabahat varsa- çok daha büyük... Bence Türkiye gibi, hamdolsun hâlâ muhafazakar bazı değerleri bulunan ülkemizin sokaklarında pervasızca, iki erkeğin, dudak dudağa öpüşmesi vs. gibi iğrenç sapıklık manzaralar sergilemeleri ayıptı. İdarecilerin bunların daha fazla devam etmesini engellemeleri de kanunen görevleri idi. Meşru idi..
Asıl temeldeki büyük hata, bu "turistleri" getiren seyahat acentesindedir. Haydi sapıkların bu turunu organize ettiniz; hiç olmazsa kendilerine karaya çıkmadan, burasının Türkiye olduğunu ve sapıklıklarını afişe etmemelerini, ortalıkta biribirleriyle öpüşmemelerini filan ihtar etselerdi... Ancak eşcinsellerden özür dileyen, altlarına kırmızı halılar döşeyen bakan ve idareciler de ayıp etmişlerdir, kimlerden özür diliyorlar ki?
Yorumlar Bazı yazarların yorumlarını da okuyunca, "Allahım, aklım fikrim sana emanet" demekten kendimi alamıyorum: eşcinsellik veya "gay"lik çağdaş bir cinsel tercihmiş.. Bunlara karşı tavır almak uygar olmayan çağdışı bir hareketmiş... "Artık üçüncü bir cins" haline gelen eşcinsel realitesini kabul etmemiz gerekmiş. Bir yazar, Amerika''dan örnek vererek bu sapıkların ne kadar güçlü oldukları ve bundan böyle yani Kuşadası Olayının yankıları genişledikçe şimdi de Rum ve Ermeni Lobilerinin, yanı başında eşcinsel lobisinin de Türkiye aleyhindeki faaliyetlerinin ülkemize pahalıya mal olacağını yazıyor. Bir diğeri, bu konunun bir ilke meselesi olduğunu unutarak. "birkaç saatlik eşcinsellikten" -yani azıcık gebelikten- ne zarar çıkar diyor.. Kısacası milletimizin, toplumumuzun duyarlı değer yargıları, entellik, liboşluk ve turizm rantları uğruna, eşcinsel lobisinden korkmakla, bir çırpıda alt üst edilecek ve en kötüsü bizdeki eşcinseller-gay''lere, sokaklarda aleminas biribirleriyle öpüşmelerine, "haklarını" savunmak "gay" mitingleri, yürüyüşleri düzenlemelerine de yol açılmış olacak. Zaten "gay" kelimesi de artık bizim lügatimize de girdi. Bir Amerikalı yazar "Güzelim gay (şen veya neşelı) kelimemizi de sapıklara kaptırdık artık rahatça kullanamayacağız!" diye hayıflanıyordu. Böyle giderse biz de, rahatça "Yaslı gittim şen geldim "şarkısını bile söyliyemeyeceğiz! Komşuda pişiyor ve sür''atle bize de düşüyor.
Eşcinsellik ne ki? Eşcinsellik olayını doğru tanımlamak gerek. Bundan evvel de bu köşeden çok yazdım. Bu sapıklık dünyada maalesef çok yaygın ve bir veba gibi gittikçe de daha fazla yayılıyor. Bir incelemeye göre Amerika nüfusunun yüzde otuzu eşcinselmiş veya olmuş! Diğer ülkelerde de bu nisbet artmakta.
Eşcinsellik ve eşcinseller dünyada ve bizde hep vardı. Ama "ayıptı". Kapalı kapılar arkasında olurdu. Şimdi ise pervasızca ortalığa döküldü ve "ayıp" olmaktan çıkarıldı, adeta bir hak hatta meziyet haline getirildi. Bu artışın sebebi genetik mi, ahlak kurallarındaki genel gevşeme ve müsaadekarlık ortamı mı? İngiltere''de eşcinselliği, özellikle okullarda teşvik etmeyi yasaklayan kanun kaldırıldı. Birçok ülkede erkeklerin erkeklerle kadınların kadınlarla evlenmelerine cevaz veren kanuni düzenlemeler yapılıyor. Katolik kilisesi bile bu konuda yumuşuyor.. Amerika''da eçcinselliğe karşı son kaleler mesela silahlı kuvvetler sistematik bir şekilde aşındırılmakta. Velhasıl bu veba beraberinde getirdiği AIDS hastalığı gibi diğer vebalarla birlikte orman yangını gibi sür''atle yayılıyor. Eşcinsel "Aşk" gemisinin "Şen" yolcuları olayı, basit ve müstakil bir mevsimlik olay değil, ülkemiz ve toplumumuz için çalmakta olan tehlike çanlarının bir provası: Turizm gelirini kaybedeceğiz. Amerikalılar, Avrupalılar protesto edecekler, "çagdaş ve uygar" olmadığımızı yazacaklar çizecekler diye, kendi gelenek ve değerlerimizin bağışıklıklarını ortadan mı kaldıracağız! "Artık gay oluyoruz" diye sevinecek miyiz? Çocuklarımızı bu vebadan nasıl koruyacağız?
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Domuzlarla güreşmek tehlikelidir... Bu onların hoşuna gider ama çamurları size bulaşır!"
Çin Atasözü

