Kaydet
a- | +A

İsmet İnönü''yü, İsmet Paşa''yı, 26. ölüm yıldönümünde saygı ve rahmetle anarken, benim, objektif olmam çok güç... Can Dündar ve Bülent Çaplı''nın CNN-Türk için hazırladıkları üç bölümlük belgeseli de, objektif olarak eleştirmem de çok güç! Çünkü, çocukluğumdan beri, oldukça yakından tanıdığım bir kişi... Çocukları ile beraber oynamışım... Ve o zamanlarda bizimkiler "İsmet Paşa''nın çocukları gibi terbiyeli ol!" diye uyarmışlar beni! Paşa, Çankaya''daki evimize, eniştemle briç oynamaya geldiğinde, beni kucağına almış, amcam Muzaffer Kılıç''ın öğrettiği topçu komutlarını, tekrarlatıp keyiflenmiş!

İSMET PAŞA VE BABAM Başlangıçta, Milli Mücadele''de ve sonra Serbest Fırka olaylarında, Mustafa Kemal''in saflarında, onunla beraber olan babam Kılıç Ali ile İsmet İnönü, Atatürk öldükten sonra ayrı düşmüşler. Zaten Atatürk sağ iken de, Paşa''nın Atatürk''e ölesiye sadık "mutad zevat" meyanında, babamla arasının çok sıcak olmadığını, Paşa''nın bu kişilere pek sıcak bakmadığını bilirdim. Doğrusu babam da Paşa''ya pek düşkün değildi. O hem fikren, hem duygusal olarak Celal Bayar''a daha yakındı ve bunu da Paşa Başbakanlıktan ayrılırken ve sonra göstermişti. Paşa''nın kindarlığı hakkında bazı öyküler anlatırdı: Mesela Paşa''nın babasının ölümünü O''na babam haber vermiş olması bile Paşa için, babamın babası ölünce adeta bir öç almak vesilesi olmuştu. Babam da, Paşa Başbakanlıktan düştükten sonra, gerçek tercihinin Bayar olduğunu gizlemek hususunda fazla itina göstermemişti.. Ama İsmet Paşa''nın çok değerli bir kumandan, bir Kurmay olduğunu da hep söylerdi ve Atatürk''ün cenazesi akşamı, aile sofrasında bize Cumhurbaşkanlığı için İsmet Paşa''dan başka kimsenin düşünülemeyeceğini açık ve seçik ifade etmişti.. Ne var ki, İsmet Paşa, babamı hiç bağışlamamıştı. Atatürk''ün ölümünden sonra, öperek Avrupa''ya yolcu ettiği eski silah ve mücadele arkadaşını, TBMM seçimlerinde aday göstermiyor, kamu hayatından dışlıyor ve asıl, kendi hasımları olan Rauf Bey''i, Kazım Karabekir''i, Ali Fuat ve Refet Paşaları, "mani zail oldu, memnu avdet edebilirler" diye yanında topluyordu. İki eski arkadaş yıllarca görüşmeyeceklerdi, ben altmışlı yıllarda onları "barıştırana" kadar! Ama bir şey daha var: Başbakan İsmet İnönü, hasmı Kılıç Ali''nin oğlu, benim önce Yassıada''dan çıktıktan sonra rehabilite edilmemde etken, olacak ve Türkiye radyolarını yönettiğim o aynı yıllarda, haber programlarında, CHP''ye az yer verdiğim iddialarına karşı savunacak ve yerimde tutacaktı!

BÜYÜK BİR ADAM Velhasıl, aslında İsmet Paşa''nın karakteri ve o dönemlerin olayları kadar karmaşık olan bu hisler ve birikimler içinde ve yakından da bildiklerim muvacehesinde, ben İsmet Paşa hakkında ne kadar objektif olabilirim... Ama son söylenecek şeyi hemen söyliyeyim: O, ne hayranlarının iddia ettikleri gibi tartışmasız bir kahraman, ne de düşmanlarının iddia ettikleri gibi bir "hain" değildi. Büyük bir adamdı... Ve gittikçe büyüdü, öyle de öldü. Sevapları ve Türkiye''ye hizmetleri, son yıllarda itidali ve sağduyusu ve kişiliği ile ülkeyi badirelerden koruması, sevapları, günahlarından çok ağır basar.

DENGE Atatürk sağken, birinci adamın cesaretine, atılganlığına karşı ikinci adamın özellikle dış ilişkilerdeki aşırı itidali (mesela Hatay konusunda) bir denge oluşturdu... İki adam, komutanla kurmayı, biribirlerini tamamladılar.. Ama sona doğru, belki de Paşa, artık Atatürk''ü kıskınmaya başlamıştı diyemiyeceğim ama, giderek tahammülsüz ve hırçın olmuştu. Aslında, İnönü, Atatürk''e muhakkak bağlı idi ve öyle olması da gerekirdi. Çünkü Miralay İsmet''i İsmet Paşa yapan Mustafa Kemal''di! Ne var ki, Atatürk sağ iken son zamanlardaki hırçın çıkışları, öldükten sonra da Atatürk''ün izlerinin, dalkavukların da yardımı ile silmeye çalışılması.. Paralardan ve Devlet dairelerinden resimlerinin kaldırılması acı gerçeklerdir. Rivayet olunur ki, Atatürk''ün ölümünden sonra birkaç gün susan İsmet Paşa, meşhur ve çok veciz "Vatan sana minnettardır" konuşmasını, etraftan gelen eleştiriler üzerine, ancak dört gün sonra yapmıştı. Nihayet, belki de Frödyen bir ihmal de, Atatürk olarak Anıtkabir''in ancak onbeş yıl yaptırılmaması idi! İsmet Paşa''nın sevapları, muhakkak ve müsellem.. Lozan''da ağır şartlara rağmen başarısı, diktatör "milli şef"in demokrasiye geçişte önderliği, sonra da demokrasiyi sonuna kadar savunması! Bunlara karşılık "günahları"; Bayar''a ve ailesinden öç alması, daha vahimi, 1943''te milliyetçilerin tabutluğa sokulmasına ve Varlık Vergisi faciasına, en azından göz yumması... Bunlar, eğer İsmet Paşa belgeseli objektif olarak yapılacaksa hatırlanması ve hatırlatılması gereken noktalar!

ÇAPLI-DÜNDAR BELGESELİ CNN Türk''teki belgesel genellikle başarılı, ancak üç bölümde İnönü hikayesi ana noktaları ile toplanış ama, haliyle, yukarda anlatmaya çalıştıklarım teğet geçilmiş.. Bazı fahiş rakkam hataları var... İstiklal Harbi''ndeki kayıplar konusunda, belgeselde, arka planda, gösterilen metrajdaki üniforma ve mekan anakronizmleri gibi.. Ama iki önemli husus var: İstiklal Harbi''ndeki zaferlerde Başkomutan Mustafa Kemal''in rolü de yeteri kadar belirtilmemiş. Mesela Birinci İnönü muharebesinde İsmet Paşa''yı intihar edecek dereceye getiren durumu Mustafa Kemal''in haritada bir iki kalem darbesi ile kurtardıktan sonra "Deja galipsin İsmet" diye, Garp Cephesi Komutanına cesaret vermesi, anlamlı olaylardı. Unutulan bir detay daha var. Miralay İsmet''in İstanbul''da Harbiye Nezareti Müsteşarlığı''ndan ayrıldıktan sonra nasıl ve ne zaman Anadolu''ya geçtiği veya getirildiği? Gerçek şu ki, Mustafa Kemal Samsun''dan itibaren İstanbul''da güvendiği arkadaşı Miralay İsmet''le temas halindedir. Ancak, benim, O''nun neticede, Anadolu''ya geçmesinde rol oynayan iki kişiden gizli karakol örgütü mensubu Yenibahçeli Şükrü Bey''den ve Süvari Yüzbaşısı Cülusi''den (Atilla) bizzat dinlediğime göre bu pek kolay olmamıştı. İsmet Bey yeni evli olduğunu ileri sürerek Anadolu''daki "maceraya" katılmakta en azından tereddüt ediyordu. Hatta Eskişehir''e kadar gitmiş sonra da geri dönmüştü. Mustafa Kemal güvendiği ve sevdiği arkadaşının bu tereddütlerini sonra tevil etmiştir. Ama gerçek de şu ki, İsmet Bey sonra Anadolu''ya geçmiş ve Büyük Zafer''in istihsalinde, Garp Orduları Komutanı olarak, en büyük rolü oynamıştır. İsmet Paşa''nın başlangıçtaki tereddüdünü artık önemsememek gerekir... Ancak, tünelin ucunda hiçbir ışık yokken, Milli Mücadeleye, Mustafa Kemal''e katılanlarla, sonradan ikna edilerek katılanlar -bu arada Mareşal Fevzi Çakmak da vardır- arasında bir fark olduğu hususunda, tarihe hiç olmazsa, bir dip notu düşmek gerekir. Bütün bunlar İsmet Paşa''nın, İsmet İnönü''nün yakın tarihimizin en önemli kahramanlarından biri olmasına ve tarihe öylece geçmesine engel değil.. Ben şahsen, İsmet Paşa''nın hatırası önünde saygı, sevgi ve rahmetle eğiliyorum.. Eminim rahmetli babam da sağ olsaydı öyle yapardı!

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Millet ve hükümetin zatıalilerine vermiş olduğu yeni görevi başarıyla sona erdirdiniz, memlekete birbiri ardınca yaptığınız yararlı hizmetlerle dolu ömrünüzü bu defa da tarihi bir başarıyla taçlandırdınız!" TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal 23 Temmuz 1923-Lozan''dan sonra