Medyadaki SABAH sarsıntısının bir gazeteci olarak beni çok üzdüğünü ve rahatsız ettiğini söylemeliyim. Dinç Bilgin, eski bir dostum. Bir aralık, TURKISH TIMES gazetesini yayınlarken beraber çalıştığımız oğlu Onay da, sevdiğim ve takdir ettiğim bir genç. Ailesi, rahmetli babasından başlayarak tanıdığım seçkin bir aile, Sokollular vasıtasıyla aramızda bir hısımlık da var. Güngör Mengi de, DEVİR dergisini çıkarırken yardımcılığımı yapmıştı; hem çok sever ve sayar hem de geçenlerde yaptığım gibi, bazan, yazdıklarına kızarım. Şimdi içinde bulundukları güç durumdan dolayı bazılarının yaptıkları gibi, sevinmem, fırsattan istifade servet düşmanlığı yapmam mümkün değil. Hatta bu konuda yorum yapmak bile içimden gelmiyor. Hele, bütün ayrıntıları bilmediğim için acele hüküm vermek de istemiyorum. SABAH grubu, birçok meslektaşa ekmek kapısı. Çökmemesi gerekir. İnanıyorum ki çökmeyecekte! Bilginler''in bu badireden yüzlerinin akı ile çıkmalarını candan diliyorum. Ama herkesin bu olaydan alması gereken dersler de var: Mengi''nin yazdığı gibi, büyük bir gazetenin ve medya grubunun, meslekten gelme sahiplerinin gazetecilikle ilgisi olmayan sahalara ve özellikle bankacılığa girmeleri muhakkak büyük hata idi... Belki de, meslekten olmayanların medya alanına sadece kâr maksadıyla girmelerinden de daha büyük bir yanlışlık!.
Yargısız infaz yanlışlığı İkinci ders insanları yargılamadan suçlamanın ve mahkum etmenin ne kadar yanlış olduğunu, inşaallah SABAH mensupları bu hareket kendilerine de yapılınca anlamışlardır. Güngör''ün ne kadar dürüst bir insan olduğunu yakından bildiğim için, onun bu konudaki savunmalarını daha doğrusu içtenlikli açıklamalarını çok anlayışla, içim sızlayarak, okudum. Fakat SABAH''ta köşe tutmuş ve başkalarına karşı insafsızca ahkam kesmiş olan bazılarının, cali ve riyakarca kıvırmalarını ibretle izliyorum. Şükrediyorum ki, suçu adetleri vechile Osmanlılara, "militerlere" yüklememişler... Bunlar acaba karşı bir grupta olsalardı nasıl ahkam keserlerdi? Medyada tekelleşme Bu olay, ister istemez bütün medyayı ve mesleği sarsmıştır. Ancak son tahlilde SABAH olayının bütün mesleğimizi töhmet altında bırakmaması gerekir. Fakat, bu vesile ile projektörü kendi üstümüze çevirmemiz ve bir vicdan muhasebesi yapmamız da artık vacip olmuştur. Kısacası ben Bilginler''le olan eki dostluğum ve SABAH''ı İzmir''deki YENİ ASIR mahalli gazetesinden bugünkü büyük konumuna bir medya devi haline getirmiş olan Dinç Bilgin, Zafer Mutlu ve Güngör Mengi dostalarımın, bu kara günlerinde üzüntülerine ortak oluyor ve yakın zamanda düzlüğe çıkmalarını temenni ediyorum. "Bu da geçer yahu!" demekten başka elimden ve kalemimden başka şey gelmiyor.
MHP kurultayı Miliyetçi Hareket Partisi''nin 6. Büyük Kurultayı Ankara''da toplanıyor. Ben uzaktayım ama aklım ve gönlüm orada. Tüm MHP''lilere başarılar diliyorum. Bu toplantı inşallah iktidara doğru yürüyüşün bir merhalesi ve birliğin kem gözlere karşı gösterisi olur. Düşüncelerimi Kurultaydan sonra yazacağım.
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI/ "Bazı ülkelerde basın özgürlüğü yoktur. Bazı ülkelerde de basından özgürlük yoktur." Elaine Shephard
"Cam evlerde oturanlar başkalarına taş atmamalıdırlar" İngiliz Atasözü

