Cengiz Çandar, Kıbrıs''ın Türkiye için, stratejik ve milli bir sorun olmadığını, sadece taktik bir ayrıntı olduğunu, Avrupa Birliğine girmemize, daha doğrusu kapısında bekletilmemize, engel teşkil ettiği için de "aşılması gerektiğini" söylüyor -yani sonunda taviz vererek, Kıbrıs''ı Rumlara terketmemiz gerekeceğini, ima ediyor. Bozacının tanığı da şıracı. Yeni köşe yazarlarımızdan, eski Dışişleri Bakanlarından İlter Türkmen de, hasımlara kopye verircesine, "KKTC''nin ilanı da bir taktik idi" buyurmuşlar.
Milli strateji Kıbrıs konusunda, benim yıllardır bildiğim ve savunduğum, hükümetlerimizin de, temel tezi, Kıbrıs Türklerinin Rumların boyunduruğuna terkedilmemesi kadar, bu adanın, sabit bir uçak gemisi şeklinde, güvenliğimiz konusundaki stratejik önemi ve hasımlara veya potansiyel düşmanlara terkedilemeyeceğidir. Bunun tarihi kökenleri, Osmanlıların bu adayı fethetmelerindeki gerekçeye kadar dayanır. Sedat Sertoğlu da alaya almıştı ama geçenlerde Başbakan Bülent Ecevit''in alıntı yaptığı, Shakespeare''in Otello piyesindeki "Kıbrıs''ın Türkler için önemi.." sözleri de 16. yüzyıldan bu yana, anlamını kaybetmemiş, aksine bugünün koşulları içinde, büsbütün gerçek olmuştur.
Genelkurmayımız ve Harp Akademilerinde yapılan çeşitli sempozyumlarda, uzman generallerimiz, Kıbrıs''ın TC için stratejik-jeo stratejik önemini ve Ada''nın, Deniz Kuvvetlerimiz için Doğu Akdeniz''de önemli bir hareket üssü olduğunu, çeşitli vesilelerle hep belirtmişlerdir.
Harp Akademilerindeki son sempozyumunda da, Orgeneral Nahit Şenoğul şunları söylüyordu: "Türkiye, gerek Doğu-Batı, gerekse Kuzey-Güney ekseninde dünyanın en hassas siyasi, ekononomik, askeri ve jeo-stratejik fay hattı üzerinde, yeni tehdit ve risklerin yoğunlaştığı Balkanlar-Kafkaslar ve Orta Doğu üçgeninin merkezinde bulunmakta, tehdit ve risklerin başlıca hedefini teşkil etmektedir." Orgeneral Şenoğul''a (ve tabii Genelkurmaya göre de), bu durumda, Kıbrıs Türkiye için olmazsa olmaz jeo stratejik bir faktördür: "Kıbrıs hiçbir zaman Türkiye''ye ayak bağı olmamıştır. Kuzey Kıbrıs''ta KKTC''nin çıkarlarından fazla TC''nin çıkarları vardır. Türkiye üzerinden geçecek petrol ve doğalgaz boru hatları projeleri gerçekleşince, Türkiye eko-stratejik bir boyut kazanacaktır ve bunun da güvenliği ancak Kıbrıs''tan sağlanabilir. Kuzey Kıbrıs Türkiye''nin Akdeniz''deki nefes borusudur ve yalnız kalsak da bu nefes borusunun sıkılmasına müsaade edemeyiz"
Stratejik menfaatlerimiz Acaba Çandar ve şerikleri, AB''ye gireceğimize veya uydusu olacağımza göre, Doğu Akdeniz''deki güvenliğimizin Avrupalılara "emanet" edilebileceğini mi düşünüyorlar?
Nitekim gene Orgeneral Şenoğul''un belirttiği gibi, şimdi yeni Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği, yani bir Avrupa Ordusunun kurulması ile, Türkiye sadece önemli bir insan kaynağı telakki edilir ve bu ordunun karar mekanizmasının dışında bırakılırsa, NATO''un caydırıcılığı aşındırılacağına ve transatlantik ABD bağının etkisinin azaltılacağına göre, Türkiye''nin kendi öz stratejik çıkarlarının hiç kaale alınmaması, aksine, AB operasyon ve faaliyetlerinin, ülkemizin güvenliğini olumsuz bir şekilde etkilemesi çok muhtemeldir. Kısacası, böyle olunca da stratejik menfaatlerimiz ve Kıbrıs''taki nefes borumuzu, bugünkü kompozisyonu ile, AB üyelerinin insaf ve "iyi niyetlerine" emanet etmiş olacağız demektir.
İsterdim ki, Filistin Harp Akademisi mezunu Çandar ve onun gibi düşünenler, bir iki günlüğüne, Türk Harp Akademilerine alınsalar ve onlara orada, kesifleştirilmiş bir sempozyumda gerçek ve "milli" strateji uzmanları, Genelkurmay''ın Milli stratejimiz ve bunun içinde de Kıbrıs''ın önemini belletsinler. Tabii anlayabilirlerse!
Adadaki Türkler ve belge Bundan sonraki yazımda Kıbrıs konusuna devam edeceğim. Ancak Çandar''la aynı ideolojik kökene mensup Murat Belge''nin bir yazısından dolayı önemli bir hususu burada vurgulamak isterim. Belge, aklınca, "Kıbrıs''ın nefes borumuz olması" deyimine takılmış ve soruyor, Adadaki Türkler, şimdi aynı görüşte olmazlar da,"ezkaza" başka bir "gelecek planı yapıp" Türkiye''ye teşekkür edip, ayrılmayı tercih ederlerse ne olacak diye. Evet doğru anlamış. Yabancılara anlatabilsek de anlatamasak da, Kıbrıs''ın bugünkü statüsü belki de öncelikle TC''nin selameti için zorunlu. Bizler ve Sayın Denktaş, iki unsurun özdeş olduğunu düşünmüşüzdür. Ancak biliyorum ki bugün Kuzey Kıbrıs''ta, AB''nin ekonomik bazı rantları uğruna bu Birliğe Rumların kuyruğunda girmek isteyecek marjinal bazıları da vardır. Türkiye''de işbirlikçiler ve hainler olur da yavru vatanda da olmaz mı?

