Kaydet
a- | +A

Siz bu yazıyı 2 Mayıs 2000 salı günü okurken Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunun neticeleri belli olmuş olacak. Bu yazımı, ertesi günkü TÜRKİYE''de -ve yurtdışı baskılarında- çıkabilmesi için, 1 Mayıs pazartesi günü en geç saat 15.00''e kadar göndermem zorunlu. Böyle olunca da, ancak 15.00''ten sonra belli olabilecek neticeler üzerinde yazmam, yorum yapmam, kesinlikle mümkün değil. Gördünüz mü çaresizliğimi!

Bütün söylenecekleri söyledim Seçimler konusunda, söylenebilecekleri daha evvelki yazılarımda, özellikle pazar yazımda söyledim; Ahmet Necdet Sezer konusunda, bazı düşüncelerini, dikkatle okuduktan sonra, doğrusu ikircikliyim, endişeliyim. Birçok milletvekillerinin de, bu arada bazı MHP''lilerin de, tereddütlü mütereddit olduklarını ve oylarını, en azından, gözden geçirecekleri söylenebilir. Kesin bir tahmin yapmak -hele siz bu yazıyı okuduğunuzda boş çıkması ihtimali de olduğuna göre çok güç, ama hiç olmazsa, ikinci turda da Sezer''in gerekli 367 oy''u alamayacağını ve işin hatta son tura, Ahmet Necdet Sezer''le, Akbulut arasında çekişmeye kalacağını tahmin etmek pek mümkün. Bir kesim Akbulut''un adaylıktan çekileceğini çok umdu. Çünkü onu Sezer''e çetin bir rakip olarak görüyorlardı. Yıldırım Bey''in sonuna kadar da çekilmeyeceği umulur. Bana sorarsanız, Sezer''in tarafsızlık, dürüstlük ve bilginlik gibi herkesçe müsellem vasıflarının dışında, bilmediğimiz yönlerine ve sonra araştırıp bulduğumuz bazı düşüncelerine karşı, Yıldırım Akbulut''un da, gene malum ve müsellem dürüstlüğü, sağlam karakteri, devlet tecrübesi ile birlikte, siyasi düşüncelerinin de net olarak bilinmesi ve Meclis içinden olması da, herhalde bu seçimde belirleyici rol oynayacaktır. Bu kategoriye diğer adaylardan Nevzat Yalçıntaş''ı ve Agah Oktay Güner''i de katmak mümkün! Son tahlilde iş, milletvekillerinin, vicdanları ile başbaşa kalınca, pazar yazımın başlığı olan "Mümkün olanı yapmak mı, doğru olanı yapmak mı?" sorusuna verecekleri cevaba dayanıyor.

Doğru olan Türkiye''nin, bir an evvel, bu seçimi geride bırakması, gerçek gündeme yönelmesi, seçimin ekonomiyi, borsayı rahatlatması ve hatta dünyada olumlu karşılanması hiç kuşkusuz çok önemli hususlar. Ama bir oldu bittiyi gerektirecek kadar da önemli değil. Tekrar ediyorum: Entellerimizin veya muayyen bir kesimin veya lobinin temsilcisi seçilmiyor. Türkiye Cumhuriyet''nin 10. Cumhurbaşkanı seçiliyor!

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Demokrasi, bütün organizmalar gibi, kendisini yok edecek tohumları, kendi içinde taşır!" P.R.Wedgewood

"İktidar en kuvvetli afrodizyaktır!" Henry Kissinger

"Başkanlık, dünyanın en yanlız makamıdır!" Harry S. Truman