İç politikaya o kadar daldık ki, Kosova''yı daha doğrusu, Kosova trajedisini veya rezaletini unuttuk. Bu konuda NATO''nun, ABD''nin ve Batı ülkelerinin tutumu öylesine anlaşılmaz boyutlara vardı ki, insanın "Kosovalılar''ı kurtarmak için acaba önce onları öldürmek mi lazım?" diye sorası geliyor. Zira şimdiye kadar yapılan bu! Batılılar bu konuda hâlâ bir strateji üzerinde anlaşamıyorlar, kara harekâtı yapmak cesaretini gösteremiyorlar... Ve Kosovalılar, ya NATO bombaları altında, ya da yollarda, kamplarda ölüp duruyorlar.
Yapılması gerekenler, önceden ifade edildiği gibi Miloşeviç''in savaş makinesini etkisiz hale getirmek, kendisini savaş suçlusu olarak yakalayıp, yargılamak. Arnavutlar''ı yurtlarına iade etmek ve sonra da güvencelerini temin etmek. Bunun, ne kadar ağır olursa olsun sadece hava bombardımanları ile sağlanamayacağına göre; (NATO bayrağı altında mı olur. Birleşmiş Milletler bayrağı altında mı olur) komutanların dediklerine göre en az 50.000 kişilik bir kara gücü ile yapılması gerekiyor. Ne var ki Batılılar bir tek askerlerinin burunları bile kanamasın, bombardıman uçakları o kadar yükseklerden uçsun da hiç uçak düşmesin, hiçbir pilot ölmesin veya yaralanmasın istiyorlar. Hiç böyle savaş yapılır mı? Nihai netice elde edilebilir mi? Haydi diyelim ki karadan savaş olmadan, Miloşeviç boyun eğdi ve anlaşma masasına -harp suçlusu ilan edilmiş olmasına rağmen- oturtuldu. Kosova''nın geleceği ne olacak? Kosovalılar''ı korumak için orada konuşlandırılacak olan uluslararası kuvvet hangi şemsiye veya bayrak altında olacak? En önemlisi Kosova''da hâlâ Sırp kuvvetleri de kalacak mı? ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright geçenlerde, "Kurtarılmış Kosova''da Sırp kuvvetlerinin kalabileceğini" söylüyordu. İnanılmaz bir fütursuzlukla! Sırp kuvvetleri şu veya bu şekilde Kosova''da kaldıkça ve Kosova tam bağımsızlığa kavuşmadıkça burada tam bir barışın mümkün olabileceğine inanmıyorum. Sırp lideri, NATO''nun gücünü deneyip, artık neyi yapamayacağını anladığı ve Batılılarda yeteri kadar savaş iradesi bulunmadığını gördüğü için, etnik temizliğine bundan sonra daha büyük bir pervasızlıkla devam edecektir...
KOSOVA''DA NELER BELLİ OLACAK? Şu bağlamda, kara gücü kullanmak iradesi yok gibi ama bir tehdit veya caydırıcı olarak Makedonya ve Arnavutluk''ta büyük bir kara gücünün toplanmasına çalışılıyor. Bunun Miloşeviç''i hizaya getirmekte ne derece etkili olacağı şüpheli. Ancak, sonunda kara harekâtı kaçınılmaz olsa bile, NATO kışa sarkacak bu harekâttan sür''atle netice alamayacak ve Sırplar''ın malum inatçılıkları ve İkinci Dünya Savaşı esnasında gösterdikleri gerilla savaşı becerileri yüzünden bu harekât uzun bir "bezdirme" (attrition) savaşına dönüşebilecek... Bütün bu sürede de Kosovalılar yollarda ve bombalar altında ölmeye devam edecek! Öyle görünüyor ki, Kosova''da, Arnavutlar''ın mukadderatından başka bazı şeyler karara bağlanacak! Evvela NATO''nun hâlâ geçerli ve etkili olup olmadığı, sonra ABD''nin özellikle Başkan Bill Clinton''ın dünya liderliğine ehil olup olmadığı, gelecek ABD Başkanlık seçimlerinin neticesi.. Balkanlar''daki cadı kazanından nasıl bir denklem çıkacağı?
Bir şey kesin: Bir Kosova fiyaskosu NATO''nun sonu; Monica davasının batıramadığı Bill Clinton''ın iflası olacak ve diğer Batı ülkelerinin iç siyasetlerini, Avrupa-Amerika dengelerini etkileyecektir.
VE TÜRKİYE Bir bakıma, Kosova faciasının kökeninde Batılılar''ın Bosna bunalımı esnasında ve sonrası aymazlıkları yatıyor. Perşembenin gelişi çarşambadan belli idi, bundan sonra sıranın Karadağ''a ve Makedonya''ya geleceği belli olduğu gibi...
Kosova''nın ve Balkanlar''ın ülkemizi çok yakından, hayati bir şekilde ilgilendirdiği muhakkak. Bu mücadeleye NATO saflarında katılmamız Kore savaşına katılmamıza benzemiyor. Bunun için bazı eski hariciyecilerimizin ekranlarda ve köşelerinde, bu katkımıza itiraz etmelerini, Sırplar''ı küstürmek ve uçaklarımızın yanlış hedefleri vurmaları ihtimallerinden bahsetmelerini anlamıyorum. Bu, hiçbir risk almamak sendromu bazı emekli büyükelçilerin zaman zaman sergiledikleri profesyonel deformasyonun şahikasıdır. Acaba bu kişiler sonunda, şöyle veya böyle Balkan Barışı masasına oturulduğunda, orada Türkiye''nin hiç söz hakkı olmayacağını ve bunun neticelerini düşünüyorlar mı?
VE KUZEY IRAK Evet bir de müzmin Irak, Kuzey Irak, Saddam Hüseyin konuları var... Washington''da Saddam Hüseyin''i devirmeye matuf bir Irak muhalefet liderleri toplantısı yapıldı. Bu toplantıya Kürtler''i temsilen Celal Talabani de katıldı. Bu konuya, Türkiye''yi çok yakından ilgilendirdiği için ilerde önemle değineceğim. ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, Amerika''nın Kuzey Irak''ta bir Kürt Devleti kurulmasına müsaade etmeyeceğini söylemiş... Ama orada polisinden ordusuna ve parlamentosuna kadar bir özerk devletin veya özerk bölgenin bütün alt yapısı tamam... Kosova olaylarına bakıp, ilerde ABD''nin Kuzey Irak''ta bir Kürt devletinin kurulmasına "müsaade etmemek" iradesini gösterebileceğinden de şüphe etmek gerek... * * *
ÖZÜR-23 Mayıs Pazar günkü yazımda, Ragıp Duran''la Ertuğrul Kürkçü''nün Öcalan ile ilgili kitaplarının adını "Barış Tamamlandı-Sıra Kurtuluşta" olarak yazmışım. Aslı "Diriliş Tamamlandı-Sıra Kurtuluşta"dır...
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Siz büyük devletlerin söylediklerine değil yaptıkları ve yapmak istediklerine bakınız!" MİLES COPELAND Eski CIA yöneticilerinden

