Ne gariptir ki. Türklerin, 1071''de, Malazgirt Zaferi ile Anadolu''ya "girmelerinin" 929. Yıldönümünde, Kürt bölücüleri, dağlarda başaramadıklarını, bu sefer "siyasallaşarak", yapmaya, yani Türklüğü Anadolu''dan "çıkarmaya" çalışıyorlar! Siz, barış ve kardeşlik sözlerine bakmayın; Öcalan''ın pabuç pahalılandıktan sonra sarıldığı "Kürt-Demokratik Cumhuriyeti", üniter Türkiye Cumhuriyeti''nin sonu ve Türklüğün, Anadolu''da azınlığa dönüşmesinin başlangıcı olacaktır... Tabii bırakırsak!
Bilinçli engel... Bugün, bu tehlikenin önündeki en sağlam ve bilinçli engel Türk Silahlı Kuvvetleri! Komutanlar bunu gene teyid ettiler. Ancak, siyasilerin çoğu, maalesef, AB cezbesi içinde "siyasallaşma" tehlikesinin ve bunun ucunun nereye gideceğinin farkında değiller. Atatürk''ün kurduğu CHP''nin, vatanperver olduğundan şüphe etmediğim Genel Başkanı Altan Öymen dahi, Kürtçe eğitim, Kürtçe radyo ve TV konusundaki tavizlerle başlayacak çorap söküğünün nerelere gideceğinin farkında değil.
Bu "siyasalaşmanın" bir önemli boyutu, HADEP! Bir taraftan, Kürtçülüğün vurucu gücü olarak örgütlenen ve doğuda güçlenen bu parti, diğer taraftan bir Türk merkez partisi olarak sisteme entegre olmak istermiş! Bir süredir bu konuda söylenenleri, Malazgirt''in HADEP''li Belediye Başkanı Tahir Kahramaner, Malazgirt Zaferinin yıldönümü merasiminde teyid etti. Ne derecede samimidir bilmiyorum; bildiğim bir şey varsa, ötedenberi HADEP''in söylediklerı başka, yaptıkları başkadır...
Kahramaner yaptığı konuşmada, Cumhuriyet''in 77 yılını bir tarafa bırakarak Osmanlı''nın 624 yılını övdü. Osmanlı Devletinin kendi bünyesinde yaşayan halklarla barışık olduğunu, yani Frenkçe tabir ile PAX OTTOMANICA''yı -Osmanlı Barışını- övdü Doğru; Osmanlı Devleti''nın son dönem idarecileri, "hasta adam" haline gelen İmparatorluğu, biraz da hastanın kendi kollarında ölüp de, aralarında zamansız kavgalara yol açmasını istemeyen Düvel-i Muazzama''nın da yardımı ile, zorla ayakta tutmuşlardır... Ama nasıl ve ne pahasına? Etnik unsurlara fazla tavizler vererek ve biribirlerine karşı kullanarak -yani idare-i maslahat''la- !.
Kürtlerin payı Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda ve kuruluşu sağlayan zaferlerde Kürt kardeşlerimizin fedakarlıkları ve oynadıkları rol tabii ki inkar edilemez... Ama, ya Cumhuriyet''ten sonra? Kürt milliyetçiliğini tahrik eden yabancı ajanlara kapılarak çıkarılan isyanlara ne demelı? Hem Milli Mücadele''de Kürt kardeşlerimizle birlikte diğer etnik grupların, Çerkezlerin, Lazların, Boşnakların vb. Milli Mücadeledeki hizmetleri de inkar edilebilir mi? Onlara da Cumhuriyette ortaklık yani özerklik vermek Sevr dayatmasının başka türlüsü olmaz mı idi?
Asıl maksat Bugün "siyasallaşma" ve "ortaklık" sözlerinin altındakı asıl maksat ve gerçekleri görmezlikten gelemeyiz. İlginç olan bugün Türklerin Anadolu''ya giriş kapısında, Belediye Başkanının HADEP''li olması! Dikkat edin "Kürt kökenli olması" demiyorum "HADEP "li diyorum. Evvelce, ne Cumhurbaşkanının, ne Başbakanın, ne de bir belediye başkanının, Kürt kökenli olması bizi kesinlikle rahatsız etmezdi; bunlardan, milli entegrasyonun ve birliğin mutlu örnekleri olarak memnunluk duyardık.. Ya şimdi? Malazgirt''in HADEP''li bir belediye başkanının dilinin altındakiler bizi rahatsız ediyor.
Bakın, YENİ GÜNDEM gazetesini de; Devlet Bahçeli''nin "Fetih"ten bahsetmesi, Malazgirt zaferinden sonra Anadolu''ya Türk damgasının sonra gelen Türk boyları ve Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş Veli vb. gibi Türk erenleri tarafından vurulan, kültür ve inanç damgaları rahatsız etmiş.
-Bahçeli şöyle demiş "Bu toprakların vatan haline gelmesi, Türklük damgasının vurulması ile başlamıştır"- bu hakikati kimse inkar edemez.
Gene Bahçeli''nin belirttiği gibi, eğer bundan sonra, Güneydoğu''da barış ve huzur olacaksa bu, da ancak Türklük damgası altında ve TC''nin gücü ile olabilir...
Tuzaklar Türkiye''yi Güneydoğu konusunda güç günler, tuzaklar bekliyor. Ne acıdır ki, başlangıçta "Avrupa yargılayamaz" diye ısrar edip İmralı''ya tıktığımız kaatil eşkıya Öcalan, 21 Kasım''da Strasbourg''da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nde yargılanacak!... TC''den bir heyet, Öcalan''ın Avukatlarının savunma yapacakları muhakemeye gözlemci olarak katılacak... Döndük dolaştık o noktaya "geri" getirildik! Bu muhakeme sonunda, Türk mahkemelerinin ve Yargıtayının hükmü iptal edilirse hiç şaşmayın! Bir usul eksikliği kulpu bulur bunu da yaparlar! Çünkü, evvela Avrupa sokaklarındaki PKK dehşetinden korkarlar... Fehriye konusunda da korkup, hukuk adalet filan dinlemedikleri gibi!.. Sonra? PKK''ya karşı dağlarda kazandığımız zaferi ve 1071''de, Malazgirt Zaferi ile kazandıklarımzı, AB platformunda kaybetmemiz pekala mümkün... Sultan Alparslan''a ve cengaverlerine biraz ayıp olmayacak mı?
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Tarihten öğrendiğimiz başlıca şey, tarihten hiçbir şey öğrenmemiş olduğumuzdur!" Georg Wılhelm F. HEGEL

