Kaydet
a- | +A

Gelinen bu noktadan sonra, Türkiye''de Öcalan''ın asılıp, asılmamasının, münakaşa edilmesi bile, abes; daha doğrusu toplumumuz için bir züldür! Yargıtay''ın "hükümetin işini kolaylaştırmak için" topu taca atacağı yorumları yapılmıştı; Allah''a şükürler olsun ki, "Ankara''da yargıçlar var" ve Yargıtay 9. Dairesi, DGM''nin İmralı''da verdiği idam kararını, Avrupa sürecine de meydan okuyarak, büyük bir cesaretle ve ittifakla tasdik etti. Yargıtay Baş Savcısı Vural Savaş, sanık avukatlarının kararı düzeltme isteklerini reddederse, -ki bu muhakkak, benim bildiğim Savaş, savsaklama oyunlarına alet olmaz- konu siyasi alana yani TBMM''ye intikal edecek ve Öcalan''ın idam edilmesi hususunda karar çıkacak. Ben milletvekillerinin çoğunun, hem ilkeleri açısından hem de seçmenlerinin eğilimleri açısından, idam kararı aleyhine oy kullanabileceklerine ihtimal veremiyorum.

MHP''Yİ ALET ETMEK Ama, sonra bu konu "siyasete" intikal edecek dedim: Öcalan''ın asılmasına karşı olanlar, "siyasetin" içi ve dış boyutlarında umutlular. Önce milletvekilleri üzerinde "ülkenin yüksek çıkarları" edebiyatı ile baskı yapıyorlar. Hatta bu kirli emellerine MHP''yi de alet etmek istiyorlar. Düne kadar iflah olmaz addettikleri MHP''den şimdi medet umuyorlar: Sanki Türkiye''nin huzuru, barışı ve geleceği cani ve katil Öcalan''ın kellesine bağlıymış gibi. "Bu ülkenin huzur ve barış hakkına sırt çevirmeyiniz, meramımızı (yani Öcalan''ın asılmamasındaki meramı) şehit analarına en doğru siz anlatabilirsiniz!" diyorlar. MHP''nin, hükümetin MHP kanadının ve MHP''li milletvekillerinin bu "ülkenin çıkarları ve barış" edebiyatına kulak asarak, bu konuda yumuşayabileceklerine ihtimal veremiyorum. "İktidar ifsad eder" derler, ama Türkiye''de milliyetçiliğin ve milli devletin kalesi ve temsilcisi olan MHP bu hayati konuda kendi kendisini ve ilke bakımından ne de kendi siyasi istikbali bakımından inkar edemez! Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız "Artık ipin ucu Avrupa''da" diyorlar, bağışlasınlar beni; mazisi yüzyıllara dayanan Türk milletinin ve 75 yıllık Türkiye Cumhuriyeti''nin kaderini tayin edecek bir konuda ve davada, "ipin ucunun" Avrupa''da yani Avrupalıların elinde olduğunu, kabul ve ifade etmeleri eğer doğru ise- çok haysiyet kırıcı bir şey... Türk mahkemeleri karar vermiş. TBMM de inşallah tasdik etmiş ve "ipin ucu Avrupalıların elinde..." Eğer sürçü lisan değilse, Atatürk''ün halefleri için ne gaflet!.. Bir parantez açayım: Asılmama yanlılarının bir umudu da RADİKAL gazetesinde İsmet Berkan''ın yazdığına göre, içerde onay süresinin uzatılmasında, hatta Öcalan İmralı''da, eceli ile ölene kadar, yıllarca savsaklanmasında -yani "idare-i maslahat"ta!.. Ve bu arada da ipin ucu Avrupalıların elinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nin nihai kararı da, bir iki yıl sonra -ve muhakkak ki Öcalan''ın asılmaması yönünde olacaktır. Kısacası Öcalan''ı astırmayacaklar! O zaman da bence, Türk milletinin hükümranlık haklarının tek ve yüce temsilcisi olması gereken TBMM''deki "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" ibaresine "Avrupa, Kopenhag Kriterleri müsaade ettiği kadar" sözlerini, ilave etmek gerekecek. Düşünün, asırlarca geçmişi olan bir milletin kendi deneyimlerinden, kendi gerçeklerinden kaynaklanmış ve oluşmuş değer yargıları ve kriterler, bir anda Kopenhag''da oturan bir avuç Avrupalının, gıyabımızda tespit ettiği "kriterlerle" keenlemyekün kılınıyor... Var mıdır bunun başka türlü izahı? Bana öyle geliyor ki, o zaman da, Avrupa Birliğine bir avuç rant uğruna "aday adayı olarak kabul edilmek" çabamızı, gözden geçirmeliyiz, değer mi diye!

KEŞKE Öcalan, Avrupa''da dolaşırken, İmralı''ya tıkılmadan evvel, hem TC Cumhuriyetine kin kusmaya devam ediyordu, Bizler de -bugün TC mahkemelerinin kararına göre asılmasına karşı çıkanlar dahil. Onun bir Avrupa Mahkemesinde yargılanmasına, hükümranlık haklarımızın ihlali olur diye şiddetle karşı çıkıyorduk. Şimdi ne değişti ki?.. Nihai karar mercii AIHM olacağına göre Keşke Avrupa''da yargılansaydı ve nasıl olsa kelleyi kurtaracağına göre, o "şeref" de Avrupa Mahkemesine ait olsa idi, Türk yargısının ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin şerefleri üzerine gölge düşürülmemiş olurdu!...

MEDYADAKİ GAFLET Türk medyasına bakıyorum, şimdi "Asmayalım" diyenler büyük çoğunluğu teşkil ediyor. Kimisi idam cezasına karşı oldukları için, çoğu "Avrupalı olmak ve Avrupalıları kızdırmamak" endişeleri ile, bazıları, hatta milliyetçiliklerinden ve vatanseverliklerinden şüphe edemediğim bazıları da, bu işin ülke çıkarları açısından getirisini götürüsünü hesapladıkları için! Önce sormak isterim: Türk milletinin duyguları ve hükümranlığı, sözde çıkarlara karşılık bir takas masasına yatırılabilir mi? Öcalan idam edilmez, cezası, ağırlaştırılmış müebbet cezaya çevrilirse etkisiz kalır, fiilen ölmüş sayılırmış. Bir defa bu cezanın müebbet olacağına, irademizin şu birkaç ayda bu kadar zayıflamasına ve sulanmasına da bakarak inanıyorum. Hem şimdi dahi İmralı''dan ahkam kesen bu adam Olimpos dağındaki yüce bir kişi haline gelir, hem de, bizde bu hafıza ve irade zaafı oldukça birkaç yıla kalmaz -Avrupalıların baskıları ile serbest bırakılır. İdam edilirse "kahraman" olacağı ve PKK''nın, bilenmiş intikam hisleri ile savaşı sürdüreceği iddialarına gelince bağımsız Türk Devleti bu tehditlere bunca yıl kıymet vermemiş şimdi mi verecek? Türkiye''de barış ve huzur Öcalan''ın kellesine mi bağlı? Aksine Öcalan hususunda göstereceğimiz gevşeklik, yazınız bir tarafa-ülkemizin bu sefer siyasi çözümlerle bölünmesine çanak tutacaktır... Düşmanlarımız bu hususta göstereceğimiz irade zaafından kuvvet alacaklardır. Ne acıdır ki, başından beri askeri çözüme karşı siyasi çözüm diyenler, (eğer Öcalan idam edilmezse), bizi bunca askeri başarıya Öcalan''ın yakalanıp, idama mahkum edilmesine rağmen, aynı "siyasi çözüm" noktasına getirmiş oluyorlar! Mesele, Öcalan''ın kellesi meselesi değildir. Bir ilke meselesidir.

ATEŞLE İMTİHAN Zülfi Livaneli, bu konunun "Türkün ateşle imtihanı" olduğunu söylüyor; doğrudur; bu imtihan Türk milletinin egemen ve birlik olarak yaşamak kaderini tayin edecektir. Bu imtihanda göstereceğimiz zaaf bize pahalıya mal olacaktır. Türkün öteki "Ateşle imtihanında" da, İstanbul''da, Avrupalıların dayatmalarına karşı zaaf gösteren işbirlikçiler ve kansızlar vardı! Bir başka yazar, Haluk Şahin de, Öcalan''ı asmanın "enayilik" olacağını yazıyor. Yani asılmasından yana olan şehit yakınları ve gaziler dahil- büyük bir çoğunluğu tahkir ediyor. O "enayilerden" biri olarak bu sözü, şeddeleyerek Atatürk''ün kullandığı anlamda "gafil" diyerek, o zata iade ediyorum.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Efendiler. Türk milletinin Türkiye Büyük Millet Meclisi''nde makes bulan milli hükümranlığından üstün bir güç tasavvur edemiyorum!" GAZİ MUSTAFA KEMAL - 1926