Kaydet
a- | +A

Perşembenin gelişi çarşambadan da evvel, salı gününden belli oldu. Başbakan Ecevit, salı günü ayaküstü sorulara cevap verirken, Yargıtayda idam cezası hakkında bugün nihai kararın verileceği Öcalan konusunda, bu davada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nin olası ve "bağlayıcı" müdahalesinin sözkonusu olduğunu, yani AİHM''nin "yürütmeyi durdurma kararı" verebileceğini söyledi. Daha önce de Öcalan''ın idamı ile her nedense yakından ilgili BM Genel Sekreteri Kofi Annan''a da Yargıtay kararı tasdik etse bile, bu karar TBMM''ye sevkedilmeden önce, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''ne yapılan başvuruların bekleneceğini ve bu sürecin de "bir yıldan fazla süreceğini" söylemiş. Bence daha da vahimi, bir gazete haberine göre, adaletin yerini bulmasından ve Türkiye''nin yüksek çıkarlarından başka endişesi olmaması gereken Yargıtay, Avrupa Birliği üyeliğinde, Türkiye''nin kaderini belirleyecek olan Helsinki Zirvesi''nin arefesinde, Öcalan yüzünden köşeye sıkışmak istemeyen hükümette "manevra olanağı" sağlayacakmış... Böyle bir ihtimalin olması bile vukuundan beter!

ÖZET Kısacası, Ankara 2 no''lu DGM''nin idama mahkûm ettiği ve 15 yıldır Türkiye''yi sarsan milletimizin arasına nifak sokarak bölmeye teşebbüs eden, ülkeyi teröre boğan, Güneydoğu''da gelişmeyi önleyen "vatan haini", 30.000 vatandaşımızın katili Öcalan''ın cezası, Yargıtay bugün tasdik TBMM ve Cumhurbaşkanı tasdik etse dahi, infaz edilemeyecek, savsaklanacak. Çünkü, mahkemelerimizden, Yargıtay''dan, Millet Meclisi''nden, Cumhurbaşkanı''mızdan da büyük Avrupa Birliği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi var! Güneydoğumuz yıllarca ıstırap çekmiş, binlerce insanımız, askerimiz öldürülmüş, Öcalan''ın hücresinden birden hidayete erip "barıştan" ve "Kürt-Türk Demokratik Cumhuriyetinden" bahsetmesine rağmen, bölücülük sinsice sürdürülüyor ve Atatürk''ün kurduğu üniter Türkiye Cumhuriyeti, bütün demokratik makyajlara rağmen, "tadil ve tağyir" edilmek üzere! Ama dedim ya; bütün bu olanları hiçe sayan, yaşadıklarımızı ve tarihimizi bilmeyen Avrupa Birliği ve AİHM "İdam cezasını kaldırın ve Öcalan''ı asmayın!" diyor. Emir büyük yerden..

ŞEHİTLER HANGİ HANEYE... Bizim kendi bazı insanlarımız, köşe yazarlarımız da, bütün herşeyi akan kanları, şehit yakınlarının feryatlarını duymazlıktan gelerek bakkal defterinde hesap yapar gibi. Öcalan''ın asılmasının veya asılmamasının "getirisini götürüsünü" hesaplıyorlar. Acaba şehitler, gaziler ve döktüğümüz kanlar bu hesaplarda hangi haneye, hangi sütuna yazılacak? Atatürk sağ olsaydı ne yapardı diye soruyoruz, ya tık yok ya da "şartlar değişti" diyorlar. Şartlar değişti, ama bazı değerlerin ve ilkelerin -milli haysiyet ve milli çıkarlar gibi- değişmemesi gerekir. Bence bunlardan daha önemlisi, siyasetçilerin ve liderlerin kalitesi değişti. Atatürk gibi, İsmet Paşa ve Celal Bayar gibi ve onların arkadaşları gibi insanlar yok artık. Bu liderler zamanlarında önemli milli konularda "getirisi-götürüsü" hesabı yaptılar mı, Avrupalılar ne derler diye düşündüler mi?

İDARE-İ MASLAHAT Başbakan, Öcalan''ın cezalandırılması sürecinin bir buçuk yıl süreceğini söylüyor. Yani idare-i maslahat.. Netice de idare edilen gidecek geriye elimizde ne kalacak? Bari başbakanımız çıksa da şimdiden açıkça söylese: "Avrupalılar korkmasınlar, (İmralı''daki de korkmasın) Öcalan''ı asmayacağız, besleyeceğiz!" Hiç kimse aldatmasın ve aldanmasın. Öcalan hakkındaki kararın hemen yerine getirilmemesi, bu kararın artık asla uygulanmayacağı anlamına gelir... Ceza Müebbet''e çevrilir. Kocaman İmralı adası Öcalan''a tahsis edilir, hatta hücresi radyo, TV ve buzdolabı ile donatılır ve bazılarının tavaf mahalli haline gelir... Birkaç yıl sonra da yeni bir kararla (biz çabuk unutan ve çabuk affeden bir milletiz) bir iki yıla kalmaz, Amerika''nın ve Avrupa''nın gittikçe artacak baskıları altında Öcalan''ı bağışlarız. Terörist eşkıya başı Öcalan, İmralı''dan koyuverilir ve bir Mandela veya Arafat gibi "siyasi çözümün" kahramanı olur.

BOŞUNA MI? Sonuç bu olacağına göre bunca kan, bunca şehit, bunca ıstırap boşuna mı idi diyeceksiniz... Doğru; başından beri Öcalan''a ve PKK''ya teslim olmayı telkin edenler bu sefer dönerler, malum küstahlıkları ile, aynı suali bize ve TSK''ya sorarlar.

MHP NE YAPACAK? Ben merak ediyorum, böyle bir durumda milli duyguların temsilcisi MHP ne yapacak, hükümetin MHP kanadı ne yapacak. MHP şimdiye kadar koalisyonu bozmamak için bazı mesele olabilecek şeyleri mesele yapmamakta direndi. Ancak bu konuda "hikmet-i hükümet" ve devletin "âli menfaatleri" gerekçeleri ile yumruğunu masaya vurmazsa, çok şey kaybeder. Hem söyleyeyim, Öcalan''ı asmazsak ve idam cezasını kaldırırsak da AB bizi hemen kulübüne almayacak ve önümüze başka engeller çıkaracaktır. Finlandiya Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanımıza gönderdiği mektupta adaylığımız için "daha başka şartlar da olduğunu" şimdiden söylüyor. Çıtayı daha nasıl yükseltecekler göreceğiz!

ÖLÜM CEZASI Ölüm cezasının kaldırılması tartışılabilir ama tam Öcalan''ın idamı söz konusu iken bu cezayı kaldırmak da ayrıca haysiyet kırıcı. Hep söylüyorum; Öcalan''ı asalım sonra bu konuyu tartışırız! Şu bağlamda söz konusu olan cani ve hain Öcalan''ın kellesi değil, Türk devletinin haysiyeti ve bölünmez bir birlik olarak varoluşudur.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI

Etrafınızda herkes, aklını kaybederken sen kendi aklını muhafaza edebiliyorsan, işte o zaman adam olursun oğlum! Rudyard Kipling (Ünlü "EĞER"şiirinden)