Kaydet
a- | +A

Cumhurbaşkanlığı konusunun açılması, bazılarına göre, zaten yüklü ve problemli olan gündemi karıştırdığı için zamansız, ama bir bakıma da, rejimin geleceği açısından, bu kadar önemli olan bu meselenin, kamuoyunda, medyada, akademik çevrelerde, enine boyuna tartışılması ve siyasi eteklerdeki taşların ortaya dökülmesi galiba faydalı olacak! Herkes, zımnen de olsa, bugünkü sistemin artık ülkenin gerçeklerine ve en önemlisi, çoğulcu, katılımcı demokrasiye uymadığını kabul ediyor. Partiler ve seçim kanunlarının değiştirilmesi gerektiğini söylüyor da, bu konularda yumurta kapıya geldiği halde hiçbir şey yapılamıyor. Çünkü ihtiyaçlar bilindiği halde siyasi partizan çıkarlar ortaya çıkınca uzlaşmak ve bir konsensüse varmak güç!

TERSİNE DOĞAL SELEKSİYON Bugün cari olan ve asıl değiştirilmesi gereken sistem, daha doğrusu "düzen" kısaca şu: Partilerdeki Genel Başkan sultası ile zirvesine ulaşan ve fakat en alt kademelerden başlayan aday olabilmek ve seçilmek koşulları, iyi insanların, değerli kişilerin sadece seçilmelerini değil politikaya girmelerini, aday olmalarını önlüyor. Doğal -daha doğrusu tersine- bir ıstıfa (seleksiyon-eleme) söz konusu. Doğadaki "en uygun olanın kalması ve yaşaması" olgusunun, aksine, bizim politika hayatımızda "iyiler" "ıstıfaya", elenmeye tabi oluyorlar, çoğu zaman da layık ve ehil olmayanlar kalıyor! (Dikkat ederseniz "istifa" demiyorum: "Seleksiyon''un, elenmenin" karşılığı olan ISTIFA diyorum) Pek iyi, "bu layık olmayanlar" niçin büyük masraflar yaparak politikaya girerler? Açık söyleyelim, çoğu milletvekili olmanın şanı için ve fakat daha fazla, mevkilerinin gücünü ranta çevirmek için! Yoksa başka alanlarda ve mesleklerinde bileğinin gücü ile hayatını kazanabilen hangi başarılı kişi, ne kadar idealist olursa olsun, bugünkü politika cengeline girmek ister ki? Girenler de, Genel Başkanlarının sözünden nasıl çıkarlar? Partilerinin politikalarına karşı doğru bildikleri yolda hareket edip, kendi siyasi geleceklerini riske sokabilirler?. Aslında mafya, çeteler, eğitimdeki durum ve cezaevlerindeki yargıdaki yozlaşmalar hep bu düzenin zincirleme ürünüdürler bir yerde!

HALKIN CUMHURBAŞKANI Bu, mevcut durumla doğrudan bağlantılı olarak, Cumhurbaşkanlarının, TBMM''de ve (dışardan aday göstermek mümkün olsa bile) gerçekte, milletvekili adaylar arasından seçilmesinin kökten yanlış olduğunu göstermiyor mu? Mümtaz Soysal Hoca, Cumhurbaşkanının "Parlamentoda, anlaşma, uzlaşma yakınlaşma ve uzlaşmalarla" seçilmesinden yana, ama kimseye ve hiçbir partiye diyet borcu olmayan adayların ortaya çıkması ve devletin başının, bunlar arasından seçilmesi, neticede, daha doğru olmaz mı? Ancak Devlet Bahçeli''nin de ifade ettiği gibi, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini önerip, yetkilerinin arttırılmasına karşı çıkmak da, yetkilerini artırıp gene Meclisten seçilmesini önermek de yanlış. Köklü bir çözüm... Ve sistemin köklü reformu gerekiyor! Cumhurbaşkanının, halk tarafından ve halkın içinden çıkacak adaylar arasından seçilmesi önerisine karşı ileri sürülen itirazlar da, partilerin dışlanacağı endişelerine ve neticede halkın, "aykırı" kişilerin cumhurbaşkanı seçilebileceği vehmine dayanıyor. Doğrusu benim de bu yolda endişelerim var ama, aday yelpazesinin genişletilmesi ile, en azından "fifti-fifti", yani yarı-yarıya aykırı kaçmayacak başka aday ve seçim ihtimallerinin de varit olabileceğini düşünüyorum. Ve son tahlil de halkın sağduyusuna güvenmek gerektiğine inanıyorum... Rejimin kendisini koruması için başka garantiler de vardır! Başkanlık sisteminden ve bununla ilgili olarak seçim sisteminde yapılacak düzenlemelerin, Türkiye''yi hep koalisyonlara ve bu koalisyonların getireceği heyecan ve bunalımlara mahkum etmekten kurtarmaktır. Asıl mesele, Demirel''in yeniden seçilip seçilmemesinden öte, kısa vadedeki bazı mahzurlara rağmen, Cumhuriyet rejimini 21. yüzyılın gerçeklerine ve ihtiyaçlarına göre uzun vadede sağlam temellere oturmaktır. Türkiye''nin iyi ve sağlam yönetilmesidir.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Parlamentonun vazifesi sadece iyi kanunlar çıkarmak değil. Kötü kanunların çıkarılmasını da önlemektir." WINSTON CHURCHİL