DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, MHP ve ANAP ile koalisyon kurma çalışmalarına, ülkenin bir haftalık kıymetli zamanı, bir kapris uğruna boşuna harcandıktan sonra, devam edecek... "Şeytan kulağına kurşun", inşaallah bu sefer bu girişim başarılı olur ve üçlü koalisyon hükümeti nihayet kurulur. Ülkemizin etrafında ve içinde sorunlar çığ gibi büyürken ülkemizin kuvvetli bir siyasi iradeye şiddetle ve acilen ihtiyacı var. Aslında, 1960''tan bu yana, bir bunalımdan diğerine atlayan Türkiye''nin siyasi ve ekonomik istikrara ihtiyacı var. Türkiye, bunca sarsıntıya rağmen, hâlâ ayakta durabiliyor! İçeriden ve dışarıdan bir türlü yıkamadılar ülkemizi... Ama artık bu dayanıklılığımıza da fazla güvenmemek gerekiyor.
Mübalağa etmiyorum: Bu hükümet Türkiye''nin huzura ve istikrara kavuşması yolunda son bir şanstır, başarılı olmaya mahkûmdur. Bunun için de, şahsen, başarılı olması ve hatta kurulması hususunda bazı ciddi şüphelerim bulunmasına rağmen, iyimser olmaya, umutlu düşünmeye kendimi mecbur hissediyorum. Ve gene aynı iyimserlik içinde "bir musibet bin nasihattan evladır (yeğdir)" diyerek, geçen haftaki tatsız olayların yaşanmış olmasının, ileride bu gibi kaygıların devam etmemesi için, faydalı olduğuna inanmak istiyorum.
NE FAYDASI VARDI? Ama gene de sormaktan geri durmuyorum, tam nikah masasına otururken taraflardan birinin "geçmişle ilgili kaygılarımız var" diye öteki tarafa ve geçmişine hakaret etmesi hangi pratik faydayı sağlamıştır. Bütün ümitlerini bu hükümetin kurulmasına endekslemiş milleti hayal kırıklığına uğratmaktan ve ülkeye zaman kaybettirmekten başka! Temennim bu dil ve gönül yarasının çabuk tamir edilmesi, kuşku ve kaygıların artık sürdürülmemesidir. DSP''lilerin MHP ile ortaklığı kerhen, zoraki kabul ettikleri izleniminin artık devam ettirilmemesidir.
ASIL MADALYAYI HAK EDEN... Bu kaygılar böyle "feryatlarla" gereksiz yere, ortalığa dökülmese idi bile, bu koalisyonu kurmak ve yaşatmak çok güçtü. Olanlardan ve söylenenlerden sonra daha da güçtür... MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli''nin işi daha güçtür. İster istemez MHP tabanının tarizlerine hedef olacaktır. Ve kişisel duygularını bir tarafa bırakarak, bağrına taş basarak, koalisyon çalışmalarına devam kararını verdiği için "madalyanın" asıl ona verilmesi gerekir. Devam kararını verirken kişisel prestijini ortaya koydu. Bunun için de ciddi tavrı ve dengeli performansı yüzünden, prestiji daha çok yükselecektir..
İMKANSIZI YAPMAK "Politika mümkün olanı yapmak san''atıdır" derler ama bu olayda bu sözü "Politika imkansız olanı yapmak san''atıdır" şeklinde ifade etmek gerekiyor... Zira bakanlıkların dağılımında iki tarafın da kesin ilkelerinin uzlaştırılmasına kadar, aşılması gereken çok çetin engeller var. Kurulduktan sonra da aynı sebeplerle ihtilafların çıkması kaçınılmaz. Umudum, iki tarafın aynı hükümet masası etrafında buluşunca birbirlerini daha yakından tanımaları ve peşin hükümlerinden kurtulmalarıdır. Bu hususta da son olaylarda olumlu bir katalizör rolü oynayan Mesut Yılmaz''a ve ANAP''lılara büyük iş düşecek.
MEDYA VE ETRAF Bir tehlike de, bu hükümete kurulduğu andan itibaren araya hariçten, medya tarafından ve özellikle öteki partiler tarafından tahriklerle, nifak sokulması tehlikesidir. Çok yaşadığım için bilirim, gazetecilerin merdiven başlarında liderlerin ve bakanların ağızlarına teyp ve mikrofon dayayarak ayaküstü sordukları sorulara aldıkları, üzerinde fazla düşünülmeden verilen, çoğu zaman da çerçevelerinden çıkarılıp çarpıtılan cevaplar, geçmişte ciddi hükümet bunalımlarına yol açmıştı. Bunun için de, müstakbel hükümetin müstakbel mensuplarına ve hatta partilerin yüksek düzey yöneticilerine azami dikkat tavsiye ederim. DSP-MHP-ANAP koalisyonu için şu sırada son sözüm, gene, "Şeytan kulağına kurşun" demek olacak!
SAMSUN''A AYAK BASTIKTAN SONRA Daha önce de yazmıştım; Ondokuz Mayıs''ta Samsun Valiliğinin ve Vali Metin İlyas Aksoy Bey''le eşi Olcay Hanım''ın organize ettikleri bir etkinliğe katılmak üzere Samsun''a gittim ve hayatımın en anlamlı, en güzel günlerinden birini yaşadım.
Daha önce de duyurmuştum. Samsun Valiliği 19 Mayıs 1919''da Bandırma Vapuru ile Mustafa Kemal Paşa''nın maiyetinde Samsun''a giden 18 kişinin yakınlarını ve "Bandırma" vapurunun süvarisi İsmail Hakkı Kaptan''ı ve ayrıca Sabiha Gökçen hanımefendi ile Atatürk''ün manevi kızı Ülkü''yü törenlere davet etmişti ve hepimiz tam takım orada idik. Bu, bazılarımızın yaşları dolayısı ile belki de bir daha tekrarlanamayacak güzel, çok anlamlı bir olaydı. Klasik kutlamalardan başka bir olaydı... Gelin görün ki Sibel Hanım''ın problemleri Hülya Hanım''ın sırtı ile çok ilgilenen medyamız; gazeteler ve TV kanallarımız, Samsun''daki nahoş meczup olayını evire çevire verdiler de, bu çok renkli olayı hiç ama hiç yansıtmadılar. Bunun bir hata ve aymazlık olduğunu, davetliler arasında ben olduğum için değil, eski bir gazeteci olarak söylüyorum.
ALTAN ÖYMEN CHP''nin Genel Başkanlığı''na dostum Altan Öymen seçildi. Hemen kendime bir iftihar payı çıkarayım; Öymen 1963 yılında ben Bonn Büyükelçiliğinde Basın Müşaviri olduğum sırada, hasbelkader, benim yardımcımdı. Onu o zaman yakından tanımak fırsatını bulmuştum... Ve o solda, ben sağda gül gibi, aramızda hiçbir nahoş olay geçmeden, geçinmiş ve görev yapmıştık. Öymen tipik bir politikacı değil, olgun ve dürüst bir kişidir. Çok iyi bir yazar ve gazetecidir. En önemlisi inançlı ve gerçek bir Atatürkçüdür. Umarım CHP''yi gerçek Atatürkçü çizgiye yeniden kavuşturur. Başarılar dilerim.
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Tarih geçmişin politikası, politika da bugünün tarihidir" E.A. Freman-İngiliz tarihçisi "Politikada bir hafta çok uzun bir zamandır" Sir Harold Wilson

