Sierra Leone, Afrika Kıt''asının batı sahillerinde, 4 milyon nüfuslu, 71.740 metrekarelik, büyük kısmı dağlık küçücük bir ülke. Tarım ürünleri dışında, yabancıların ilgilerini çeken zengin elmas madenleri var. 1896''dan beri İngiltere''nin sömürgesi iken, 1969''da bağımsızlığına kavuştu ama etnik problemleri yüzünden, bir türlü istikrara kavuşamadı. Hükümet darbeleri biribirini takip etti. Son zamanlarda da vahşi terör eylemleri yapan ve özellikle elmas madenleri bölgesine egemen olan solcu R.U.F. (İhtilalci Birleşik Cephe) asi örgütünün tehdidi altında. Örgütün lideri Foday Sankob, binlerce kadın, erkek ve çocuğun en acımasız yöntemlerle öldürülmelerine, kollarının bacaklarının kesilmesine emir vermiş bir cani. Birleşmiş Milletlerin gönderdiği, muhtelif ülkelerden toplama Barış Gücü Kuvvetleri ülkeye barışı getirmekte başarılı olamadılar.
Paralı askerler Oysa, önceki hükümet, 1997''de Güney Afrika''dan özel bir paralı askerler birliği getirmiş ve bu profesyonel kuvvet, BM Barış Gücü''nün yapamadığını yapmış ve asileri dize getirmiş, onları gelir kaynakları olan elmas madenlerinden kovmuştu. Ne var ki, işe gene Birleşmiş Milletler ve Genel Sekreter Koffi Annan karıştı, arabuluculuk yaparak, meşru hükümetle, asileri katil Sankoh''u iktidara ortak ederek, uzlaştırmaya çalıştılar. Sankoh''un baş şartı Güney Afrikalı paralı asker birliğinin çekilmesi idi. Birlik çekilince de Sankoh, BM Barış Gücüne rağmen cinayetlerine, bu sefer daha vahşice devam etti. Asiler elmas madenlerini yeniden ele geçirdiler ve bunun maddi gücü ile hükümeti tehdide başladılar. Hatta 500 kadar Barış Gücü askerini rehin aldılar ve hâlâ da tutuyorlar. Son haberlere göre Sankoh, Hükümet kuvvetleri tarafından ele geçirilmiş. Ancak işgüzar arabulucular hâlâ, bu caninin serbest bırakılmasına çalışıyor hatta uzlaşma ile kurulacak yeni hükümete katılması için pazarlık teklif ediyorlarmış. Bazı diplomatlar ve BM bürokratları için önemli olan "herşeye rağmen uzlaşma"
Kıssadan hisseler Bu olaylardan çıkarılacak hisselerden biri şu: BM Mavi Berelileri, niyetleri iyi de olsa, bu gibi hallerde, profesyonelce başarılı olamıyorlar. Çünkü, muhtelif ülkelerden toplanmış, komuta heyetleri zayıf ve dağınık, yetkileri belirli ve profesyonel olmaktan ziyade, politik kuvvetler. Ama asıl ders alınması gereken ve Türkiye''yi de yakından ilgilendiren bir hakikat ortaya çıkıyor; Wall Street Journal bir başyazısında: "İnsanları, kadınları çocukları insafsızca katleden teröristlerle pazarlık ve uzlaşma yapmak çok yanlış bir yöntemdir!" diyor. Oysa bazı ve entel çevrelerde, "amatör" devlet adamlarında, profesyonel deformasyonla malul, işleri, ne pahasına olursa olsun, üstlerine halı sererek kapatmak isteyen diplomatlardaki, günlük başarılarla yetinen, tembel politikacılardaki temayül bu; bu terörist canileri, genel af veya pişmanlık yasaları çıkararak, bağışlanmak ve hatta pazarlıklarla, iktidarlara ortak etmek. Böylelikle, sorunlu ülkelerde istikrarın sağlanabileceğini sanıyorlar. Aslında bu, iyi niyetle de olsa uzun vadeli budalalık oluyor. Çünkü tecrübeler hep gösteriyor ki, teröristler huylarından vazgeçmezler, adam olmazlar ve taviz verildikçe de azarlar! Aksine, bu teröristler yakalanıp cezalandırılsalar ibret teşkil edecektir.. Ne var ki, sonunda palyatif uzlaşmaların bedelini de Kosovalılar, Bosnalılar, Sierra Leone''liler ve Çeçenler kanları ile ödüyorlar.
Temel ilke aynı... Sierra Leone ve diğer ülkelerdeki durumlarla Türkiye''deki Güneydoğu''daki durum arasında tam paralellik yoksa bile temel ilke aynıdır, aynı olmalıdır. "Teröristlerle, cani eşkıyalarla uzlaşılamaz, hele asla ortak olunmaz!" Bunları niçin şimdi yazıyorum? Çünkü Öcalan''ı İmralı''da unuttuk; hakettiği ceza, muhtemelen AİHM kararı gereğince asla infaz edilemeyecek. Belki de O''nun için de ilerde af veya pişmanlık yasası çıkarılacak. Bu arada Abdullah Öcalan İmralı''dan "Birlikte Kürt-Türk Demokratik Cumhuriyetini kuralım" mesajları verdi. Avrupalılar''ın bu sözlerdeki ince fakat gerçek tehlikeyi, yani "Kürt-Türk Demokratik Cumhuriyeti" kavramının arkasındaki ve üniter Türkiye Cumhuriyeti''ne ters düşen tehlikeyi fark etmelerine imkan yok. Ama bizim bazı kıytırık enteller de "aman ne güzel" diyorlar. PKK organı Özgür Politika gazetesi de son günlerde Türkiye''deki "güzel barışçı gelişmelerden" bahsediyor ve bunun için de yeni Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer''i pohpohluyor.
Hani yasaktı? Güya Öcalan''a konuşma ve dışarıya mesaj verme yasağı getirilmişti. Ama idam mahkûmu katil, İmralı''dan hâlâ avukatları vasıtasıyla, sözde barış, gerçekte "Direnin, sabredin, gelecek bizimdir" mesajları vermekte ve bu mesajlar PKK radyolarında, TV''lerinde ve gazetelerinde yayınlanmakta. "Öcalan asılmazsa, hücresinde unutulup gider, asılırsa efsane kahramanı ''Martir'' olur. Ölüsü dirisinden fazla kıymete biner, HADEP''in üstlendiği Kürt Milliyetçiliğine yarar!" deniyordu. Neticede kim haklı çıkacak, göreceğiz! Bu sırada biz başka konulara dalmışken, bu gelişmeleri ve özellikle dostumuz Amerika''da bile, Irak''ı parçalayıp Kuzey Irak''ta, bağımsız bir Kürt Devleti mi, yoksa bölgesi mi olur. Herhalde bizim için tehlikeli bir nüve kurmak hazırlıklarına da dikkati çekmek isterim. Son olarak, Cumhurbaşkanı adayı Bush''un bir danışmanı, Dışişleri Bakanlığı eski mensuplarından Robert Zoellick, Irak''ın parçalanmasını ve bununla birlikte Kuzeyinde bir Kürt hükümeti kurulmasını önerdi. Bunu seçim propagandası diye yabana atmamalı. ABD''de Ermeni lobisinin de desteklediği güçlü ve çok faal bir Kürt lobisi var. Şu sırada bizim resmi lobiciler bunlara karşılık ne yapıyorlar, bilmem ama Amerika''da çok aktif, gönüllü örgütlerimiz Türk Dernekleri Federasyonu, Amerikan Türk Derneği ve de Turkish Forum bu konularda çok uyanıklar, büyük bir mücadele veriyorlar.. Son tahlilde, varoluşumuzu, bölünmez bütünlüğümüzü koruyacak olan ne Birleşmiş Milletler''in Mavi Berelileri, ne Avrupa Birliği veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, hatta ne de dostumuz ABD''dir. Milletimizin kendi kan, ter ve gözyaşıdır ve en önemlisi kendi azim ve kararlılığımızdır. Şimdiye dek, çok kan, ter ve gözyaşı döktük. Aman yakın geçmişte olanları unutmayalım, azmimizi ve kararlılığımızı kaybetmeyelim.
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Bıçak kemiğe dayanınca, Türk''ün Türk''ten başka dostu yoktur" Mustafa Kemal - (Amerikan Mandası taraftarlarına)

