Kaydet
a- | +A

Rahmetli Turgut Özal ölümünden bir-iki yıl önce TÜRKİYE gazetesini ziyaret ettiğinde, Enver Ören''in masasının başına oturmuş ve "Bu televizyon ekranını görüyor musunuz: gazeteler çok yakında elektronik olarak bu ekranda yayımlanacak, kâğıt, dağıtım ve nakliye masrafları ve külfeti ortadan kalkacak!" demişti..

Bugünkü bilgisayar-internet teknolojileri ile, dijital, elektronik gazete yapmak ve bu gazeteleri internette "yayınlamak" şimdiden mümkün. Zaten, bir bakıma mevcut gazeteler ve dergilerin çoğuna, internetteki web sitelerinde ulaşabiliyor, haber ve makalelerini, tadımlık mahiyette de olsa okuyabiliyorsunuz. Baskılı gazeteler, bu hizmeti hem ek reklam geliri ve kendi promosyonları için, gazetenin kendisine okuyucu çekmek için veriyorlar. Fakat gazeteleri hemen dijital olarak yayınlamak için bu teknolojik imkan olsa bile, bunun bugünden yarına gerçekleşmesi mümkün görülmüyor. Ama şurası muhakkak ki, belki on yıla kalmaz, bugünkü baskılı gazeteler, mürekkep harcaması ile ve ormanların kesimi ile elde edilen ağaçlardan imal edilen kağıtlara basılan, ormandan kağıt fabrikalarına, oradan basım evlerine kadar masraflı nakliyat araçlarını gerektiren gazeteler, tamamen ortadan kalkmış olacak. İnsanlar her sabah, köşe başındaki müvezzi veya bakkala gidip gazetelerini almak külfetinden veya kapıcının keyfini beklemekten kurtulacaklar. Oturacaklar TV veya bilgisayar ekranının başına, basacaklar gerekli tuşlara veya oynatacaklar "mouse"u, hangi ülkeden hangi dilden isterlerse gazete veya dergilerini, haber ve makaleleri ekranlarından okuyacaklar. Hem bu dijital gazeteler, daha az masrafla daha süratle, hatta anında okuyuculara sadece evlerinde değil küçük boy portatif ekranlarda istedikleri yerde iletilebilecek. Okuyucular isterlerse, bu gazetelerdeki makale ve haberleri, bilgisayarlarına yükleyebilecek, muhafaza etmek isterlerse kağıda da basabilecekler... İnteraktif sistemle gazeteden veya yazarlardan hemen sorular sorup, cevaplar da alabilecekler.. "Okuyucular" dijital gazetenin imkânları sayesinde daha fazla bilgiye,anında erişebilecekler. Çeşitli konularda derinlemesine araştırma yapabilecekler.

NEW YORK TIMES yazarı Max Frankel''in dediği gibi, bugünkü gazetelerin "sabit mönülerine" karşılık, dünyanın her tarafındaki binlerce mutfaktan çeşitli yemeklere ulaşabilecekler" Hatta, birçok dijital gazeteden istedikleri haber ve makaleleri, kendileri birleştirip, önceden programlayarak, her gün "zevk ve isteklerine göre ısmarlama, kendi ''gazetelerini'' çıkarabilecekler... Küçük toplumlarda, insanlar bu dijital gazeteler vasıtasıyla sohbet edebilecekler. Yörenin sorunları konusunda biribirleriyle dertleşebilecekler.

Evet, bütün bunlar olacak ama baskılı gazeteyi ellerinizde tutmanın, sayfalarını çevirmenin, bence, o sıcak zevki ve heyecanı olacak mı? Belki o zevki tatmamış olan yeni kuşaklar için bunun önemi olmayacak ama ya biz eski kuşaklar için? Doğrusu o günleri, dijital gazete ve dergileri ben muhtemelen görmeyeceğim için pek üzülmüyorum. İnternete, web sitelerine tam alışmıştım, artık teknolojinin daha fazlasına pek tahammülüm yok! Ama dedim ya, dijital gazetelerin en az benim yaşadığım bir kaç yıl içinde hemen gerçekleşmesine de imkan yok... Belki elektronik iletişim kamyonlarla nakliye masraflarından tam tasarrufu sağlayacak ama, bugünkü gazetelerin ve dergilerin hazırlanmasında hayati rolleri olan haber peşinde koşan muhabirlerin, köşe yazarlarının ve bütün bunları koordine eden genel yayın müdürlerinin, yazıişleri müdürlerinin yerini kim alacak? "Herhalde robotlar ve elektronik editörler değil!" diye cevap veriyor Max Frankel... Bugünün gazetelerini ve dergilerini hazırlamak, yayımlamak çok masraflı bir iş. Bugünkü düzende mevcut "mevkuteler" internetteki web sayfalarını kendi çıkarlarına nasıl "kullanabileceklerini" araştırırken, web sitelerine haber ve makalelerini, şimdilik, bila bedel parasız iletiyorlar. Bazıları da bazı araştırma yazılarını arşiv malzemesini İnternette para ile satıyorlar, web sitelerindeki reklamlardan bir miktar gelir de sağlıyorlar. Fakat, uzmanlara göre elektronik ticaretin gelişmesi ve artması neticesinde bu reklamların ve gelirlerinin çoğu elektronik ticaret sitelerine ve şirketlerine kayacak. Bugün, gazeteler gelirlerinin aşağı yukarı dörtte üçünü reklamlardan, küçük ilanlardan sağlıyorlar. Bu ilan ve reklamlarartık internete, haber ve makale muhtevaları bulunmayan web sitelerine kaymakta...

Elektronik gazetenin geliri Elektronik-dijital gazeteyi yayımlamak isteyenler masraflarını karşılamak için başka yollara başvurmaya ve okuyuculardan, bir suretle gelir sağlamaya mecbur olacaklar. Mesela bu gazetelere "duhuliye" ile her okuyuşta para ödemek suretiyle erişilmesi (biraz zahmetli ve teknik ayarlamalar gerekmesine rağmen) düşünülebilir. Ama bu hususta da, haberleri ve makaleleri daha fazla bedava veren, gazete-TV holdinglerinden bağımsız web sitesi kuruluşları ile çetin rekabet söz konusu olacak! Ayrıca gazeteler arşiv ve araştırma malzemelerini müşterilere -okuyuculara- para ile satarak bir miktar ek gelir elde edecekler. Ancak bütün bunların, çok masraflı olacak dijital gazetelerin masraflarını karşılayabileceği ve bu gazetelerin kâr sağlayabilecekleri çok şüpheli. Max Frankel "Televizyon konusunda olan burada da olabilir" diyor ve ilave ediyor: "Televizyon ve gazetelerin gelirlerinin büyük bölümünü alıp götürüyor ama buna karşılık bu gelirlerin pek azını, normal gazetelerin yaptıkları gibi haber toplamaya, muhtevayı iyileştirmeye sarfediyorlar. TV haberleri bir türlü gazetelerinki kadar doyurucu olamıyor hatta TV kanallarında haber kalitesi gittikçe düşüyor!"

Netice Her şeye rağmen gazete ve dergilerin er geç dijitalleşmesi kaçınılmaz. Gazeteler, kendilerini modern teknolojiye uydurmak ve bu teknolojinin hudutsuz haber toplama ve iletme imkanlarından yararlanmak zorundalar. Bu imkanlar da, okuyuculara haberlere süratle ulaşmaları, daha fazla bilgi edinmeleri için misilsiz imkanlar sağlayacak. Ancak herşeyin bir bedeli var. İnsanlar iyi, doğru haber ve "iyi" medya istiyorlarsa bunun bedelini bir şekilde muhakkak ödemek zorunda kalacaklar.

Ben, yaşar da dijital gazete çağını görebilirsem, pek mutlu olacağımı sanmıyorum... Belki bu gazeteleri artık kendim yapamayacağım diye bir nevi kıskançlık duyduğum için... Belki de, benim gazeteciliğe başladığım, daktilo makinası- linotip makineleri ve rotatif baskı makinalarının kurşun kalıpların hâlâ burnumda olan kokularının ve kulaklarımda kalan seslerinin nostaljisini hissettiğim için... "Ofset çıktı, gazetecilik öldü!" demiştim. Şimdi de "Dijital çıktı, gazetecilik bir defa daha ölüyor!" demek içimden geliyor. Ama ben ne dersem diyeyim, gene de "Dünya dönüyor!"

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Çocukların karanlıktan korkmaları mazur görülebilir ama hayattaki en büyük trajedi, insanların aydınlıktan korkmalarıdır!" EFLATUN