Kaydet
a- | +A

Bugün "Zirvede" ne olacak? Öcalan hakkında verilecek tarihî karar, ne acı ve hazin bir tecellidir ki, sadece Türkiye''nin önümüzdeki günlerdeki "gündemi"ni değil. Türk milletinin ve bildiğimiz anlamdaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti''nin, geleceğini tayin edecek. İdare-i maslahat edilmesin, kelime oyunu yapılmasın; Türk yargısının bu kitle katili hakkında verdiği idam kararının, AİHM''nin yıllarca sonra vereceği karara dek, Başbakanlıkta veya Komisyonda tutulması ve "ertelenmesi" demek, açıkça ve geri dönülmemecesine, "Öcalan idam edilmesin" demektir. Bu açıkça ve erkekçe ifade edilmelidir. Başbakan, AİHM''nin talebine uyulmazsa uluslararası alanda, özellikle Avrupalılarla, "başımızın derde gireceğini" söylemiş. Bizim, Avrupalılarla başımızın dertte olmadığı zaman oldu mu ki? Yarın da başka sebeplerle, Kıbrıs yüzünden, gene Güneydoğu veya "azınlıklar" ve başka dayatmalar yüzünden, hele bizde bu edilgenlik oldukça, Avrupa ile "başımızın derde girmeyeceğini", kim temin edebilir? Eğer Avrupa bizi şimdi, Öcalan''ı astık diye dışlayacaksa ve TC Hükümeti de Türk yargısının hükmünü bu yüzden uygulamaz ise, bunda ahlakî bir terslik yok mu?

KARARIN VEBALİ Zirvede bu konudaki tarihi kararının vebalinin veya sevabının kimin üzerinde kalacağı da, Türk milletinin ve tarihin huzurunda tespit edilecek.. Liderlerin neticede, asıl Türk milletinin çoğunluğu ile, şehit yakınları ile "başlarının derde gireceğini" ve PKK''nın tepkilerinden ziyade Türkler''in tepkilerini hesaba katmaları gerekir.. Eminim ki, Osmaniye''de, düşüncelerini, aynı gerekçelerle açık ve net bir şekilde ifade etmiş olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, oyuna gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek ve MHP''nin "rüşdünü" ispat edecektir!.. Öcalan''ın idam edilmemesini isteyen, Cumhurbaşkanı, Başbakan, gerekçelerini kamuoyuna ve özellikle şehit yakınlarına, anlatamamışlardır. Söz konusu "idam cezasıdır, Öcalan değildir" iddiasına gelince, sormak gerek; "Bunca yıldır, Devlet, Hükümet başları olarak görev yaptınız. İdam cezası eğer bu kadar ilkel ve insan haklarına aykırı idi ise niçin, bugün birleştiğiniz gibi, bu konuda da birleşemediniz, bu cezayı kanunlardan kaldırmadınız da şimdi, bu sorunu Öcalan''ı kurtarmak için bahane ve kılıf yapıyorsunuz?.. Ve eğer, AİHM''nin kararları hukukumuzdan üstünse, niçin bu mahkemenin Özbek muhaliflerin iadesi aleyhindeki kararını dinlemediniz de o zavallı özgürlük savaşçılarını Kerimov''un zindanlarına teslim ettiniz?"

YARGIÇLAR! İmralı''daki DGM''nin Başkanı Turgut Okyay da şimdi PKK''nın tepkisinden endişelenip idama karşı çıkıyormuş... Aklınız başınıza şimdi mi geldi Sayın Okyay? Niçin Öcalan''ı, hem de ittifakla idama mahkûm ettiniz? Haydi, kanunlara göre başka seçeneğiniz yoktu, bu cesaret ve celadeti niçin o zaman gösterip "Ben bu adama idam cezası veremem" diyerek yargıçlıktan çekilmediniz? Yargıçlar da istifa ederler! Yargıtay Başkanı Sami Selçuk''un bu konudaki, uluslararası hukukun ve AİHM''nin Türk hukukundan üstün olduğu yolundaki sözlerini hiç yadırgamadım. Ona çok yakıştı. Ama Sayın Selçuk bu iddiasının mantıki gereğini yapmalıdır; Ankara''daki Yargıtay binasının üzerine, TC Yargıtayı ibaresinin üstüne "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi" veya "AİHM Ankara Şubesi" levhasını koymalı, kendisi de bu şubenin Başkanlığını kabul etmelidir! IMF de, Türkiye''de şube açmayı düşünüyormuş.. Cumhuriyetten önce Türk maliyesini Avrupalıların Düyunu Umumiyesi, şimdi İstanbul Lisesi olan görkemli binadan idare etmişti. Bu binayı da şimdi IMF''ye tahsis edelim.. Çok büyüktür ama kısa zamanda içini doldururlar! Türk yargısı da AİHM Ankara şubesinden idare edilir. Galiba, döndük dolaştık gene çağdaş şekilleri ile, Düyunu Umumiye''ye ve Kapitülasyonlara geldik! Aramızdaki en akıllıların bile kanaatleri; Öcalan''ın idam edilmesinin Türkiye için felaketlere sebep olacağı... Turizmin ve dış yatırımların duracağı ve PKK terörünün yeniden başlayacağı. Zaten bölücülerin de Avrupa''da yayınlanan Özgür Politika gazetesinde, işledikleri tema ve savurdukları tehditler de aynı! "Siyasi Çözüm" yani, Öcalan''ın yakalanmadan birkaç gün önce, Avrupa''da iken, "TC''nin üzerinden silindir gibi geçmek" tehditlerini savururken, İmralı''ya tıkılınca "Üniter TC Devleti" yerine bir "Türk-Kürt Demokratik Cumhuriyeti" kurulması şeklindeki kamufle "siyasi çözüm" önerileri de aynı... Bu önerilere karşı çıkmış ve askeri çözümle Öcalan''ı ya da PKK''yı bitirmiştik. Ama Öcalan ve bilumum bölücülerin silah gücüyle yapamadıklarını, sözde barışçı yoldan yapmalarına razı olacağız gibi! Evet, en akıllılarımız bile Türkiye''nin ufkunun ancak Öcalan asılmaz ise parlak olacağını söylüyorlar. Bunda da bir terslik yok mu?

ÇANDAR''IN AKLI! Cengiz Çandar, son olarak Atatürk''ün artık 20. yüzyılda kaldığını ve Atatürk''e artık "takılmamak" gerektiğini pervasızca yazıyor. Cengiz Çandar''a ağzının payını, zamanında rahmetli Ahmet Taner Kışlalı vermişti. Ben şimdi, medyadaki yalnızlığım içinde, Kışlalı''yı çok arıyorum! "Zirvede" idare-i maslahatı bırakmak, Avrupa coşkusundan ve korkusundan sıyrılmak, Türkiye Cumhuriyeti''nin gerçek çıkarlarını ve geleceğini düşünmek gerekecek... Türkler''in kaatili Öcalan hakkındaki nihai kararın mercii, ne Başbakanlığın rafları, ne de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesidir... Milli egemenliğin tek ve gerçek temsilcisi olan (olması gereken) TBMM''dir!

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Küçük bir gerilladan kocaman bir ordu çıkardık.. Bize artık yenilgi ve dönüş yok... Ta ki TC dize getirilene ve Bağımsız Kürdistan gerçekleşene kadar!" Öcalan-1986 Bekaa