Kaydet
a- | +A

Geçtiğimiz günlerde  Beyoğlu Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen "Beyoğlu Sohbetleri"nin davetine katıldım. Harika bir akşam oldu. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Prof. Dr. Numan Kurtulmuş programın konuğuydu.


Programda, Doğu Batı medeniyetlerini kaynaştıran çoğulcu yaşam kültürümüzün zenginleştirilmesi, coğrafyamızın sahne olduğu acı olaylar ve barışın yeniden hakim kılınabilmesi için atılabilecek adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

Sanıyorum 100’den fazla konuk vardı. Ortam klasik davetlerden çok uzaktı, sıcak, samimi, tam bir sohbet havasındaydı… Sohbeti farklı kılan bir başka özellik de Yabancı Misyon ve din temsilcilerinin bir arada olmasıydı. Bu noktada Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ı ve değerli eşi Ferda Hanımı tebrik ediyorum. Her konukla tek tek ilgilenip harika bir ev sahipliği yaptılar...

Peki neler konuşuldu bu sohbette... Sayın Kurtulmuş çok önemli konulara değindi.

İslamofobi
Anayasa değişikliği
Terör
Birlik ve beraberlik...

Kısacası Türkiye’nin sorunları ve çözüm yolları konuşuldu...

Bu sıcak sohbet ortamında Sayın Kurtulmuş, aslında tüm sorunlarımızın formülünü özetledi… Yeni bir barış düzeninin kurulabileceğini ama bunlar içinde bazı değişikliklere ihtiyaç olduğunun altını çizdi..

Konuşmasına Bursa’da yaşanan terör saldırısıyla başladı ve çok önemli bir konuya değindi. İslam adına ortaya çıkıp çok açık bir şekilde İslam''ı son derece kötü temsil eden, insanları öldüren, canlı bombalar kullanan, şehirleri işgal eden, insanlara hayatı dar eden ve bütün bunları yaparken de İslam''ın yüce adını kullanarak haksız bir şekilde bütün İslam dünyasını, 1.5 milyar Müslüman''ı ilzam eden bir anlayışın olduğunu söyledi.

İslam''ın barışçıl değerlerini ayaklar altına alan birtakım organizasyonların olduğunu, bu organizasyonları ortaya çıkaran siyasi sebepleri tartışabileceğimizi, İslam''ın adını kullanarak bu insanlar ve gruplar ortaya çıkıyorlarsa, sorumluluğun büyük kısmının Müslüman dünyasının kendisine düşmekte olduğunu belirtti...

Sohbette anayasa değişikliğine de açıklık getirildi. Bazı şeylerin değişmesi gerektiğini, bu konuda siyasetteki en zor şeyin, devlete zihniyet değiştirmek olduğunu anlattı ve "Eğer sivil anayasa değişikliğini yapamazsak, siyasi olarak hiçbir şey yapamamış sayılırız" dedi...

Sohbet ve soruların cevaplanması yaklaşık iki saate yakın sürdü. Burada her konuşulanı yazmaya kalksam bana ayrılan yer sanırım yetmez...

O akşam gerçekten çok keyifli ve samimi bir sohbet ortamı vardı. Herkes çok rahattı... Zaten davetin de amacı sanırım buydu... Tekrar Beyoğlu Belediye Başkanı''nı ve kıymetli eşini tebrik ediyorum.