Kaydet
a- | +A

Türkiye 3. kez canevinden vuruldu.

Bir pazar günü, Ankara’nın tam da göbeğinde, hayatın aktığı Kızılay’da, insanlar çoluk çocuk temiz bir hava solumak için gittiği Güven Park’ın yakınında, saat 18.45’te evlerine dönmek için otobüse binerken bir anda vicdansız katillerin kirli elleriyle hazırladıkları bombayla katledildiler.

Hayatının baharında genç bir kız, kendisini bekleyen annesine mesaj çekmişti tam da patlamanın hemen öncesinde; “Anneciğim bindim otobüse, merak etme” diye… Annenin o anda “Ohh çok şükür, kızım kazasız belasız evine geliyor” dediğini hissedebiliyorum.

Sosyal medya yitirilen canların resimleriyle, hikâyeleriyle çalkalanıyor. Her bir can, apayrı bir hayat, ayrı bir öykü… Her bir fotoğraf, içimize işleyen o yüzler, o gözler, yüreklerimizi dağlıyor.

İçimiz yanıyor…

O karanlık günde bir polis baba, her zamanki gibi görevini tamamlamış, iki yavrusunu kucaklayacak olmanın sabırsızlığıyla evine dönmek için otobüs bekliyordu. Kim bilir belki de içinden, “Bugünü de sağ salim atlattık” diye geçiriyordu.

Doğum için gün sayan genç bir kadın, eşiyle birlikte çıktıkları bebek alışverişinin ardından soluklanmak için banka oturmuş, aldığı minik giysilere tekrar tekrar bakarak yavrusuna kavuşacağı günün hayalini kuruyordu. Onu bu hayallerden, dünyasını altüst eden bir patlama uyandırdı. Kocası patlama anında refleksle eşinin üzerine siper olunca genç kadın kurtuldu ama karnındaki bebeği daha doğmadan teröre kurban gitti.

Beni bu paylaşımlar arasında en çok etkileyen ise 20’li yaşlardaki üniversite öğrencisi oğlunu saçlarından sevgiyle kavrayarak âdeta içine çekmiş, yüreğine sokmuş, onu koklayarak öpen bir babanın fotoğrafı oldu. O baba, canı gibi sevdiği evladına bir daha hiç böyle sarılamayacak, onu böyle kokusunu içine çekerek hiç öpemeyecek…

Allah’ım bu nasıl bir acı…

Bizler evlatlarımıza biraz daha sıkıca sarılarak, ekranlardan bu trajediyi içimiz acıyarak izlerken, yuvalarına ateş düşen, canlarını yitiren o anneler, babalar, evlatlar ne hâldeler, tahayyül dahi edemiyorum, edemem. Allah kimseye böyle bir acıyı yaşatmasın.

Allah’tan sabır diliyorum tüm yakınlarını kaybedenlere... Ve yitirilen canlarımıza rahmet diliyorum, mekânları cennet olsun. Yaralılar inşallah en kısa zamanda sağlıklarına kavuşurlar. Elbette ki iyileşseler de o dehşet anını hiçbir zaman unutmayacaklar, unutamayacaklar. Hiçbirimiz unutmayacağız. Milletçe hepimizin canı yandı. Türkiye’nin kalbine atılan bu bomba, ülkemizin her zerresine nüfuz etti. Hepimizin içine işledi. Zira artık sabrımız kalmadı.

Vatanımız üzerine oynanan oyunlar var. Burada eli kanlı terör örgütleri kadar onları maşa olarak kullanan güçlerin varlığını da unutmamak gerek.

Suriye kriziyle başlayan zorlu süreçte, her zaman olduğu gibi ilkelerinden taviz vermeyen ve tüm dünyaya karşı dik bir duruş sergileyen devletimiz, tüm düşmanlarının ve üzerine oynanan sinsice oyunların, bu alçakça saldırıların da üstesinden gelecektir. Ben buna yürekten inanıyorum.

Milletçe zor günlerden geçiyoruz. Böyle bir dönemde her şeyden önce sağduyuya ihtiyacımız var. Birliğe, beraberliğe, birbirimize kenetlenmeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bunu unutmayalım. Özellikle sosyal medyadan, yaşadığımız bu acıyı fırsat bilenler, sinsice saldırılarla bizi bölmeye çalışabilirler. Bu tuzaklara düşmeyelim. Çünkü unutmayalım ki düşman her zaman bizi bombalarla, silahlarla vurmaz. Sinsice oyunlarla, bizi bize düşürmeye çalışarak da vurabilir. Bu en etkili yöntemdir. Ülkemizin istikrarını bozup, kaosa sürüklemeye çalışanların tuzaklarına düşmeyelim, oyununa gelmeyelim. Devletimize ve yöneticilerimize güvenelim.

Bize sadece bizden fayda var. Bunu da unutmayalım. Tarih boyunca ne yazık ki hep yalnız bir millet olduk.

Yine yalnızız. Dostumuz yok. Bu elim olay bunun en canlı göstergesi. Ancak Türk milletine bugüne kadar hiç kimse esaret halkasını takamadı, Türk milleti kimseye boyun eğmedi, bundan sonra da eğmeyecek.

Ama bilmeliyiz ki tüm bu zorluklardan, bu karanlık günlerden yine tek vücut olarak çıkabiliriz. Devletimize, devletimizi yönetenlere duyduğumuz inançla, birbirimize sıkı sıkı kenetlenerek, omuz omuza...