Yine kan... Yine katliam... Yine anneler evlat acısı içinde... Yine yüreğimize ateş düştü.
Bu kez kara haber Ankara ve Diyarbakır’dan geldi. Canımız yanıyor... İçimiz kan ağlıyor.
Onlar bizim gençlerimiz, umutlarımızdı. Yaşamlarının henüz baharındaydılar… Her biri analarının can pareleriydiler.
Peki neden?.. Neden durmuyor bu kalleşçe saldırılar?
Bu eylemleri gerçekleştirenler, attıkları bombalarla ve masum insanların kanlarını akıtarak korku ortamı oluşturmak, güzel ülkemizi yangın yerine çevirmek ve halkımızı kaos ortamına sürüklemek istiyorlar.
Neden mi?
Dünyanın en güçlü ülkeleri gerilerken, azalan ve yaşlanan nüfuslarıyla alarm verirlerken, genç nüfusuyla, gelişen ekonomisiyle yükselen Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanlar bizi aşağı çekmek istiyorlar.
Bu tuzaklara düşmeyelim! Bu karanlık güçlerin oyunlarına gelmeyelim.
Unutmayalım!
Biz Türk’üz… Ve her ne olursa olsun korkuya itaat etmeyiz. Türk milleti asla boyun eğmez, ne korkuya, ne düşmana… Tarih boyunca hep böyle olmuştur.
Yeter ki biz ‘bir’ olalım, birlik olalım. Bizi kimse yıkamaz.
Bu eylemleri gerçekleştirenler bilmezler ki; böyle olaylar ancak bizi birbirimize daha da kenetler… Türkler kenetlendi mi korksun dünya…
Söylenecek o kadar çok söz var ki… Ancak kelimeler kifayetsiz kalıyor yürekler yanarken...
Mehmet Akif’in dediği gibi:
Unutma..!!
Her karanlık gecenin bir sabahı vardır.
Her kışın baharı vardır.
Karanlıktan aydınlığa çeviren, hüzünleri ferahlığa tahvil eden, bir yüce el, bir yüce kudret vardır.
Yusuf''u kuyudan alıp, Mısır''a Sultan eden bir güç vardır.
Musa''yı Firavun''un sarayında yetiştirerek, oraya hâkim kılan bir güç vardır.
Firavunları, zalimleri, hainleri zillete mahkûm eden, mazlumun ahına cevap veren, sabredeni mutlaka zafere ulaştıran bir irade vardır.
Bu sözler, her birimizin yüreğine merhem olsun…
Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralananlara acil şifa ve herkese sabır diliyorum.

