Kaydet
a- | +A

Bu hafta milletçe 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladık. Özel günleri kutlamakta üstümüze yok. Konuşmalar yapılıyor, programlara konuklar çağırılıyor, haberleri hazırlanıyor…

Ya o günlerin taşıdıkları anlam?

Ülkemizde kadın cinayetleri her yıl katlanarak çığ gibi büyüyor. Kimi sokak ortasında öldürülüyor, kimi ise çocuklarının gözleri önünde…

Kimi kurşunla, kimi bıçakla delik deşik edilerek...

İşin en acı tarafı ise bu talihsiz kadınların sevdikleri tarafından öldürülmeleri. Katil bazen kadının babası, atası oluyor, bazen aynı kanı taşıdığı kardeşi… Bazen tüm yaşamını adadığı, uğruna ailesinden vazgeçtiği kocası… Bazense canının parçası evladı oluyor… Her zaman da bir sebep bulunuyor bu cinayetlere; töre, namus, şüphe, kıskançlık, reddedilme, ekonomik sıkıntılar, kavga, stres...

Genç kızlarımız tecavüze uğruyor yaşamının baharında. Nice hayatlar sönüyor, hem de bir hiç uğruna…

Bir erkek boşanmak isteyen eşini, haklı olduğuna inanarak çocuğunun gözleri önünde delik deşik ederek öldürebiliyor. Hem de hiç vicdanı sızlamadan…

Oysa Peygamber Efendimiz ne buyuruyor; “Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!’’

Kadınların her bakımdan sahiplenilmeye ihtiyaçları vardır. Bizler fiziki olarak bile farklı yaradılmışız. Mümkün mü bir erkek gücüyle başetmek?

Konuyla ilgili rakamsal verilere ulaşmak için araştırmaya kalkıştığımda bir hiç uğruna canından olmuş nice kadının ismiyle karşılaştım. İçim burkuldu.

            ***

Merve Dağlı; 18 yaşında… kocası tarafından öldürülmüş. Nedeni maddi sıkıntı.

Hediye Dinler; 45 yaşında… oğlu tarafından öldürülmüş. Nedeni tartışma.

Dilara Yeşiltepe; 17 yaşında… erkek kardeşi tarafından öldürülmüş. Nedeni genç kızın dövme yaptırması.

Liste uzayıp gidiyor. Bakıyorum bu isimlere… Onlar da birer candılar; umutları, hayalleri vardı. Allahü teala onlara bir hayat vermiş, siz kim oluyorsunuz da alıyorsunuz o canı? Hangi hakla?...

2016’nın ilk 2 ayında ülkemizde;

53 kadın öldürülmüş...

23 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edilmiş…

56 kadına şiddet uygulanmış…

Tabii bunlar kayıtlara geçenler! Kimbilir adli makamlara yansımayan, kapalı kapıların ardında yaşanan daha kaç şiddet, taciz ve tecavüz olayı var.

Günümüzde hâlâ berdelden bahsedebiliyoruz. Ya da başlık parasından… Bırakın başlık parasını, kızını bir inek ya da bir öküz karşılığında mal gibi satan babalar var!

Biz hangi "Kadınlar Günü"nden bahsediyoruz? Toplumumuzun bu kanayan yarası dinmedikçe, kadına hak ettiği saygı verilmedikçe ne anlamı kalıyor bu günün?

Hakaretler, işkenceler, tecavüzler, cinayetler bitecekse, şayet son bulacaksa; o zaman “Kadınlar Günümüz” kutlu olsun!

Sevgiyle...