Kaydet
a- | +A

Çevik Bir, Doğan Güreş ve Abdullah Tenekeci paşalardan sonra ilk sivil LDP lideri Besim Tibuk da Cumhurbaşkanlığına aday. Ancak tek şartı var; "ABD''de olduğu gibi icracı ve halkın seçtiği bir başkan" olmak kaydı. Başkent Ankara''da dün hava çok güzeldi. Yazdan bozma, yahut pastırma yazı denilen tatlı bir sonbahar''dı. Evde veya kırda dinlenme, yahut bir piknikte stres atma alternatiflerim olmadı. Üç yer vardı gidebileceğim. Türk-İş, Türsab ve LDP kongreleri. Ben sonuncuyu tercih ettim. Merakımı gidermek hissi galip geldi. Aydınlıkevler''deki Anfa İşletmeleri Ekpo Center''ın yolunu tuttum. Üç beş partili vardı, tek gazeteci de ben. Oysa saat 10.00''da yapılacağı bildirilmişti. Demek Ankara Partilerinin etkisi, İstanbul''a da yansımış. 70 dakika geç başladı 2. büyük kongre.

MİNİ TÜRKİYE RESMİ Mavi beyaz balonlar ve yunuslarla süslenmiş salon. Üç beş de bez afiş: "Biz devleti yönetmeye talibiz. İnsanların kalbini ve beynini değil... İnsan hak ve özgürlükleri anarşiye de, siyasi istismara da kapalıdır... Devlete değil, devletçiliğe karşıyız." Dikkat çekenler ise Kaya Holding, Harb-İş, MÜSİAD ve DYP lideri Tansu Çiller''in çiçeği. Biraz sonra da siyasetin duayeni Koca Reis Sadettin Bilgiç ve FP Grup Başkanvekili Bülent Arınç geldi. Dolayısıyla konuk azdı. Salonda sürekli sloganlar anons ediliyor. Bir de Ayna Grubu''nun yeniden gündeme getirdiği Kazuçof parçası, "Senin sesin, senin nefesin/Bu senin kalbin, senin ateşin/Liberal Demokrat Partisi ile yarınlara/Birlikte el ele, güçlü, eşsiz bir ekiple/Besim Tibuk Önderliğinde" dizeleriyle aranje edilmiş. Basın, protokolün hemen arkasına alınmış. Salona şık hanımlar, türbanlı kızlar, palabıyıklı erkekler, papyon kravatlı beyler, top sakallılar her kesimden insan, delege akıyor. Heyecan yok denmez. Fakat yeterli de değil. Delegelerin isimleri göğüslerindeki kartlarında yazılı. Bu bir değişiklik, yenilik. Salonda mini Türkiye''yi yakalamak mümkün. Yanımdaki delegeye (Beyoğlu) seçimde neden az oy aldıklarını soruyorum. Aydınları inandırabildikleri kadar, halkı inandıramamışlar. "Oylar bölünmesin" diye Ankara Partilerine gitmiş reyler.

LDP 550 VEKİLLE GELİYOR(MUŞ) Besim Tibuk demek LDP demek; örtüşmüş, özdeşleşmiş. Heyecanla bekleniyor. Yanında eşi. Elinde eflatun bir karanfil. Ayrılan yere oturuyorlar. Hemen de Besim Bey konuşmaya geçiyor, "Başbakan Besim" sesleri arasında. Tekrar mı, yeni bir şey mi bizler için: - LDP tarihi bir hareket. LDP gelince kaderimiz değişecek. Başlangıçtayız. Alışılmışın dışındayız. Ankara kötü yönetiyor. Seviniyoruz çünkü bizim için çalışıyor böylece. Ekmeğimize yağ sürüyor. Ama yöneticiler bilmeli ki, Ankara''da bir deprem olacak. Lüzumsuz binaları ıslah etmeyecek, ortadan kaldıracağız. Milletimizi serbest bırakacağız. Bunu söyleyince bazıları bıyık altından gülecek. Gülsünler, gülmek iyidir. Önümüzdeki yarışçılar patinaj yapıyor. Onun için çalışmayınız. İktidara geliyoruz. Ancak 550 milletvekili alırsak rezil oluruz. Çünkü mecliste başka parti olmaz. Dolayısıyla bazılarımızı muhalefeti kurmak için ayırmamız gerekecek. Şimdiki partiler % 10 barajını aşamayacak. Tedbir olarak barajı düşürecek, % 5''lere çekecekler. Devletin dizginlerini elimizde tutmalıyız. Bu çalışmayla 550 milletvekili çıkarmak riskli ama olsun."

ÖZAL''IN ÜÇ HÜRRİYET ARZUSU Aman ne alkış alıyor Besim Bey. İşte bunlar yeni söylem, yahut ben yeni duyuyorum. Devam ediyor sayın Tibuk, "konuş başkan" sesleri arasında. Çok da medya mensubu var. - İnsanlar ülkemizin problemini çözecek partiye oy versinler. 18 Nisan''dan sonra insanımız ezildi. Politika halkla idealistlerin bir alış verişidir. Halkın unutmaması gerek. Yoksa, ceremesini çeker. Halk analitik düşünmek durumunda. Politika halkın mutluluğu olmalı. Siyasetçiler kendilerini buna göre dizayn etmeliler. Gerçek hayatı tanımalılar. İnsanlarımız özgürlüğe ve refaha özlem duyarlar. Evlerde üç-beş kuruş için tartışma olmamalı. LDP lideri inananların inançları için öldüğünü hatırlatıyor, Özal''ın yıllar önce hayata geçirmek istediği üç şeyi yeniden gündeme taşıyor; İnanç hürriyeti, ifade ve teşebbüs özgürlüğü. - İnançlar o topluma bırakılmalı, liderlerine bırakılmalı. Siyesetçiler bulaşmamalı. İnançları yaymak da en tabii bir hak. Her Türk milliyetçidir. Tekelcilik yok. Tartışma her tarafta olmalı. Fikir ve düşünme hürriyetine sınır, teröre dayanırsa olur. Milleti değişik fikirler değil, kafasızlık, düşüncesizlik böler. Teşebbüs hürriyeti ve hukukta en elzem olan iki unsur. Beynelmilel hukuka yönelmeliyiz. Yoksa zulüm çıkar. Dikkat edin dünün barbar devletleri bugün bize gelip insanlık dersi veriyor, bizi denetliyor. Ne acı. Ankara halkına güvenmeli, devlet millete itimat etmeli. Hürriyetlerin maliyeti yok, özgürlükleri serbest bırakın.

2000''DE TAVUKLAR ÇİFT YUMURTLAMAYACAK Asabı Bozuk Adam Türkiye''yi bir gemiye benzetiyor, bu geminin Trabzon yerine Çanakkale''ye gittiğini, dolayısıyla hiç gitmese daha iyi olacağını örnekliyor, "dondurulsa daha iyi olur" diyor. Ve devam ediyor: - Rantiye edebiyatı yanlış. Halk yüsek faizle eziliyor. Sebebi de inanırlık ve güvensizliktir. Ankara''nın dünyadan haberi yok. Türkiye serbest finansman bölgesi olsa sorunlar çözülür, işsizlik azalır. Teşebbüs artar. Devlet sadece vergiyi takip eder o kadar. LDP dolara bağlı yeni lira çıkaracak. Bunu çoğu ülke yapmış. Özal, 1983''te "özelleştirme"den bahsederken sadece İngiltere''de Thatcher''ın bundan haberdar olduğunu hatırlatıyor, bugün ise en geride Türkiye''nin kaldığına işaret ediyor. Besim Tibuk insanların egoizmini köreltmeden, üretime teşvik edilmesini önemsiyor. Türkiye''nin akıllı politikalarla bölgenin yıldızı olacağına inanıyor. Tibuk''a göre; 2000''li yıllarda tavuklar çift yumurtlamayacak! Her şeyi yine yönetimler belirleyecek. Türkiye''de şu an gerileme % 6 değil, 20. Çünkü kayıt dışı ekonomi de göçtü. 150 milyar dolarlık silah alınması kararı da yeniden gözden geçirilmeli.

BAŞKENT''TE DEPREM Besim Tibuk dış politikayı kompleksli, pasif ve içine kapanık buluyor. "Bosna''da geç kalındı" diyor. Oysa bölgede en güçlü ordu Türkiye''de. Caydırıcılığı fazla. Ülkemiz iyi organize olmuş komşularımıza göre. Dolayısıyla Türkiye komşularına iyi davranmalı. Gizli diplomasi gerçekleştirmeli. Çeçenistan''da kılımız kıpırdamalıydı. Hükümet beceremedi. PKK kompleksine teslim oldu. Bu ise ülkeye bir hareket anlamı taşır. Hatta İçişleri Bakanlığı Çeçenistan''a insani yardım toplanmasını bile yasakladı. Moskova bununla memnun olacak sanıyorlar. Oysa birkaç yıl sonra Ruslar, Çeçenlerden özür dileyecek. Biz orda kalacağız. Besim Tibuk neşeli, gülüyor. Bıraksalar birkaç gün konuşacak. Zamanı hatırlatıyorlar ve nokta koyuyor. Ancak aykırılığı az, dengeleri iyi görüyor:

LDP''Yİ ANAP DEĞERLENDİRMELİ - Gemimiz sağlam. Yönünü iyi tayin edersek sorun biter. Sorun da sistem. Sistem değişmeli, devlet küçülmeli. Başkanlık gelmeli. Halk serbest bırakılmalı. Verdiği örnek enfes: - Moğolistan''a malları Türk TIR şoförleri taşıyor. Ötekiler işsizlik parası alıyor, zahmete katlanmıyorlar. İnsanımıza güvenmeliyiz. Zorun üstesinden gelmeliyiz. LDP''nin bu kongresi ve iktidarı 29 Ekim 1923 gibi, 14 Mayıs 1950 gibi milat olacak. Haberiniz olsun. Koca Reis''e eğiliyorum "LDP Kongresi"nin heyecanlı veya heyecansızlığını, Besim Tibuk''un konuşmasını nasıl bulduğunu soruyorum. "Ofise gel de, birlikte değerlendirelim" diyor. Sadettin Bilgiç''e vefat eden damadı için taziyette bulunuyorum, vedalaşıyorum. Bittabi LDP''lilerle de. LDP''ye bir kayma olursa bunu önce Anavatan görecek. Çünkü onları hepsinden fazla ilgilendiren bir husus var ki, bu el değiştiriyor: Üç özgürlük.