Kaydet
a- | +A

Yavuz Donat benim dostum ve çok iyi tanışırız. Geçen Almanya''daki seçimlerle ilgili tespitlerini anlatırken, buradaki siyasi partilerin çok sayıda yayını olduğunu, kitap çalışmaları yaptıklarını belirtiyor ve bizde olmadığını ileri sürüyordu. Oysa ben bizzat Yavuz Donat''a partimizin onca ve her konudaki yayınını verdim. Öteki partileri bilmem ama biz Ankara partisi değiliz. Yayına, araştırmaya had safhada önem veriyoruz.

Besim Tibuk anlatıyor bunları. Yardımcısı Babür Benderlioğlu aradı, birlikte olabileceğimizi hatırlatınca şık bir söyleşi gerçekleşti. LDP Lideri Tibuk''un Ankara programı yoğun. Önce partililerle sohbet etti, hasret giderdi. Yabancı konuklarını ağırladı. Nizam-ı Alemli gençlerle beraber oldu. Ostim TV''nin sorularını cevapladı. Akşam da TGRT''nin misafiri.

Halkın % 99.5''inin öteki partilere oy verdiğine bin pişman olacağını yine söylüyor Besim Bey, ilk seçimde de iktidara geleceğini anlatıyor. Çok da ciddi bu konuda. Seçimde çok bağıranlar arasında seslerinin kaybolduğunu, ancak hiç gitmedikleri yerlerden bile oy alarak umutlandıklarını söyledi.

- Türk halkına bir sene sonra soracağız. Oyun heba oldu mu? Olmadı mı? En kötü tercih yapıldı. Hiçbiri çözüm üretmiyor, söylemiyor. İnşallah bizi kopya çekerler de sorunların üstesinden gelirler. Ama biz yolumuza devam edeceğiz. Rakiplerimiz eski usul konuşuyor. - Genel vaziyet nasıl sayın Tibuk? - Her ay bütçe açığı bir katrilyon. Her ay bu açık faiziyle birlikte artıyor. İlave açıklar ekleniyor. Böylece özel sektör boğuluyor. Biz iyimser partiyiz ama, durum kötü. Birkaç sene sonra seçim olacak. Partilerin liderlerini değiştirmemeleri bizim lehimize. İktidar olacağız. Ali Kırca''nın Siyaset Meydanı''ndaki üniversiteli talebelerden konuşan altısının dört tanesinin oylarını LDP''ye verdiğini belirtmesinden çok mutlu. Türkiye''yi batırma noktasına getiren bir partinin % 22 oy almasını da bir türlü anlıyamıyormuş Besim Tibuk: - Vergi kanunları özel sektörü canından bezdirdi. Ders veren bir talebe bile vergi verecek. Oldu mu yani? Adımız "vergi düşmanı parti"ye çıkınca Kocaeli''de hakkımızda üç dava açıldı. Medeni ülkelerden hiçbirinde "nereden buldun kanunu" yok. Olmaz öyle şey. Yeter ki para yurt dışına kaçmasın, ülkemizde kalsın. DSP hükümeti zamanında çok insanımız bu vergi kanunundan dolayı gitti yurt dışında hesap açtırdı. Olacağı buydu. Devlet memuru vergi vermez. Devletin bir cebinden, öteki cebine gidiyor. Ne gereği var böyle bir bürokrasinin. Türkiye finansal serbest bölge olmalı, kurtuluş böyle.

Besim Bey''e göre: "Para daima serbest olan bölgeye gelir. Osmanlı döneminde Galata Bankerleri de buna örnek. O günlerde İstanbul dünyanın finansal merkeziydi. İstanbul Şişli Etfal Hastanesi''nin % 20 kapasite ile çalıştığını söylesem güler misiniz, ağlar mısınız? İktidarımızda bunları hep işi bilen özel sektöre devredeceğiz."

LDP''nin tespiti yumruk gibi: - Devletle ilişkileri en aza indirin, rüşvet biter, Türkiye''de sistem rüşveti koruyor. Batıda özel sektörü de denetleyen özel gözetim kuruluşları var. Bunu gerçekleştireceğiz. - Yeni hükümet neler yapabilecek? - Ekonomi çok kötü. Hükümet çözemez ama yine de bir umut. DSP''nin vergi kanunu ülkeyi zehirledi, felç etti. Dileğim bizden kopya çekip de başarılı olmaları. LDP devleti yönetecek, insanların kalplerini ve beynini değil. Özel okullar da turizm gibi perişan vaziyette. Bu işe girdiklerine bin pişmanlar. % 45 vergi ödüyorlar. Oysa ülkenin eğitim sorununu paylaşarak yükümlülük alıyorlardı. DSP''nin vergi kanunu özel sektörün, sivil girişimcinin gırtlağına basıyor. Ben olsaydım Vural Öger gibi, ülkeye bir milyar döviz girdisi sağlayan bir işadamımızı Almanya''ya büyükelçi atardım. Sayın Öger bu girdiyi Almanya''dan getirdiği turistlerden sağladı.

Turizm Bakanı Ahmet Tan''ın da gazeteci kökenli olmasından dolayı meslektaşlarınca eleştirilmediğine inanıyor Besim Bey. Tibuk''a bir son soru Muhsin Yazıcıoğlu''nun üniversiteli çalışma arkadaşları Nizamı Alemci gençlerden geldi: - Besim Bey, (halkın % 99.5''i değil, % 85''i yanlış oy kullandı) diyelim gel. Bizi de içine alsın.

Hasan Celal Güzel''siz, Muhsin Yazıcıoğlu''suz bir sıcak siyasete acı acı gülüyor konuklar. Bittabi Besim Tibuk''suz da.

MHP''li milletvekilleriyle bir akşam yemeği Başkent Ankara''da 4 yıldan bu yana devam eden bir "aydın platformu" var. Sevgili İrfan Bayır''a buna bir "ad" koy diyorum ama dinletemiyorum.

İrfan Bey, devlette sorumluluk almış bir eski bürokratımız. Siyasi baskılarla görevden alınınca mahkemelere epeyi bir süre gitti-geldi. Sonunda kazandı. Genel müdürlüğü iade edildi. Bu defa kendisi tavır koyarak özel sektöre geçti. Hâlâ bu iş üzere devam ediyor.

Geçen akşam Dikmen''deki sosyal tesislerde 40''ı aşkın bürokrat, akademisyen, iş adamı İrfan Bayır''ın organize ettiği bu platformda MHP Hatay Milletvekili Mehmet Şandır''ı dinledi. Ancak milletvekili, sadece sayın Şandır değildi. Daha önce bu platformun müdavimlerinden Faruk Bal (Konya), Sadık Yakut (Kayseri) bu defa milletvekili konuk olarak iştirak ettiler toplantıya. Akademisyenlerden Prof. Hüseyin Tatlıdil, Prof. Hayrani Altıntaş, Başbakanlık İdari Geliştirme Başkanı Prof. Gürol Banker, Hüseyin Dikici, Mehmet Durlu, Cevdet Çağan hemen gözüme çarpanlar.

Toplantı tamıtamına bir demokrat havada gelişiyor. Her ayın 3. perşembesi yapılan platforma daha önce de değişik görüşlere sahip Bülent Tanla, Nuri Gürgür, Gökhan Çapoğlu, İlhan Kesici, Prof. Şaban Karataş, Metin Gürdere ve Meral Akşener de çağrılmıştı. Mehmet Şandır artık iktidar milletvekili. Konuklara bir vebal attı. "Hata yapar isek lütfen eleştirin, hatırlatın. Önceliklerimizin ne olması gerektiğini bildirin. Sorunlar çözülürken birinci sırada ne olmalı anlatın. Yardımcı olun."

Hoş ve şık bir tavır değil mi? İnşallah sürer. Konuklar başta türban sorunu, imam hatipler ve meslek okullarının orta kısımlarının kapatılmasına dikkat çektiler. 312. Madde gündeme geldi. Enflasyon, terör, hayat pahalılığı, işsizliğe işaret edildi. Toplumun en acil ihtiyacı iç barış konuşuldu. Uzlaşma, hoşgörü vesaire bunları takip etti. Peki sorun nasıl çözümlenecek?

Demokratikleşme sürecinin tamamlanması, hukuk devleti olma özelliğinin hayata geçirilmesi ve insan haklarına saygıyla. Bütün konuklar bu konuda hemfikir.

Mehmet Şandır aynı zamanda bölgesindeki Türkmen Dernekleri''nin de hamisi. Suriye''de kalmış çok sayıda soydaşımız var. Onların da sorunlarının çözümünü vazife edinmiş, uğraş veriyor. Ayrılırken yanımıza yaklaştı "demokratikleşmenin tamamlanması ve hayata geçirilmesi için desteğimizin sürmesini" istedi. Elbette. Görevimiz.

Sayın Kudret Fikirli de arayıp da bulamadığı "Votka-Cola" ve Yesevizade''nin Bilderberg Groub adlı eserleri sordu. Bulamaz, çünkü baskısı yok. Kendisine vereceğim, fotokopi yaptıracak. Böylesi kıyağı da unutmasın. Sayın Fikirli. Özel arşivimden hiçbir şey dışarıya çıkarmıyorum çünkü.

İhtiyati tedbir Hani gazetelerin televizyonlarda sabah sabah okunarak yapılan bazı programlar var ya, tehlikeye girdi haberiniz olsun. Şimdi bazı televizyon kanalları hukuk müşavirlerine çalışma yaptırıyor Sabah, Takvim, Taraftar ve Fotomaç gazetelerinin ihtiyati tedbir girişime karşı. Gazeteler, televizyonların sabahın erken saatlerinde daha okuyucuya ulaşmadan izleyicilere aktarılmasının, kamuoyunu etkileyerek satın alınmasını, okunmamasını ve tiraj kaybını gerekçe gösteriyor.

İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi''nin bu kararı şimdi medya hukukçuları tarafından kelime kelime değerlendiriliyor.

Bodrumlu Neyzen''den bir ses ğ Belki de çoğumuz Neyzen Tevfik''in soyadının Kolaylı ve kendisinin Bodrum''lu olduğunu bilmiyoruz. (1879-1953). Rahmet olsun bu hiciv ustamıza. İşte bir dörtlüğü: "Çah''ü (x) mevki, ka''rı (xx) çok oldu gözümden düşeli, Bunların hiçliğini ben bilerek öğrendim, Şimdi de kalmadı nakdin nazarımda kadri, Kirli ellerde görünce paradan iğrendim." (x) Çâh: Kuyu, çukur, yeraltı zindanı (xx) Ka''r: Dip, derinlik.