Kaydet
a- | +A

İsrail Genelkurmay Başkanı Shaul Mufaz bugün Ankara''ya geliyor idi, ancak ertelendi. Dünün bir fotoğrafı canlandı hafızamda. Siz de hatırlayacaksınız. Bütün dünya televizyonlarından da yayınlanmıştı o görüntüler. Bir İsrail askerinin intifada taş atan sivil Filistinli''nin kolunu göstere göstere nasıl kırdığı. Tamı tamına bir insanlık suçu, bir vahşet. Acımasızlığın korkunç bir örneği. Ders olarak verilecek bir misal. Daha öncesinde 5 bin sivil Filistinlinin Sabra ve Şatilla kamplarında nasıl katledildiğinin resmi var. Kana susamış vampirler iktidarı ancak böyle bir katliam yapabilir. Savunmasız sivil insanları öldürmenin kötü örneklerini daha önce Hitler Almanyası''nda, Mussolini İtalyası''nda, Franko İspanyası''nda yaşayan tarih şimdi de İsrail askerlerinin yeni katliamına şahit oluyor. İnsan Kasabı olarak bilinen ve Beyrut''taki katliamın planlayıcısı, Aşırı Sağcı Likud Partisi lideri Ariel Şaron''un İslam dünyasının kutsal mekanlarından biri olan Kudüs''teki Harem-üş Şerif''i ziyaret etmesi ve provokasyanları ile başlayan şiddet olaylarında 60 Filistinli öldü. Bunlardan ikisi de Hıristiyan. 1000''i aşkın Filistinli de yaralandı. Yaralıların durumu hiç de iç açıcı değil. Tamı tamına bir sivil insan katliamı.

Hitler geride Yine dünya televizyonlarının tümü verdi. Öyle ki, siyonist olmayan bazı Musevi televizyonları bile yayınında yer verdi Sarah Abdel Hag adlı iki yaşındaki Filistinli bebeğin, babasının kucağında İsrail Askerlerinin açtığı ateşle hayatını kaybettiği haberine. Bir taş atmayan çocuk 12 yaşındaki Muhammed Cemal Ahmet El Durra da babasının hemen yanında sığındığı çimento yığınının arkasında yine İsrail askerlerinin kurşunlarına hedef oldu. Ekranda izlerken bütün binamızdan feryat sesleri yükseldi bu merhametsizlik karşısında. Uluslararası anlaşmalar ve BM kararları doğrultusunda savaşta bile savunmasız sivillere ateş açılmaz. Hele hele çocuklar hiç ama hiç öldürülmez, hatta korkutulmaz bile. Ancak İsrail askerlerinin böyle bir ölçüsü yok. İnsanlık suçu işlemeyi meslek edinmişler. Hitler''in Mussolini''nin, Franko''nun, hatta hatta günümüzdeki insan kasaplarından Slobodan Miloşeviç''in askerleri bile İsrail askerleri''nin yanında utanç duvarı içinde kaldılar. Bu insanlık suçunu nasıl aklayacak İsrail yönetimi? Dostları bile Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Yahudi asıllı ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright tepki gösterdi, kınadı. Clinton öfkeli, Putin sessiz. İsrail Genelkurmay Başkanı Shaul Mufaz Başkentimize gelseydi de, bir aydın sorumluluğu içinde insan olarak bu katliamı kınadığımı kendisine keşke söyleyebilseydim. Çünkü insanlık suçu işleyen, katliamı yapan sözkonusu İsrail Askerlerinin ne de olsa komutanıdır.

Tepki olmalı, yalnız kalınmamalı İsrail bizden çok sonra başladı askeri teknolojiye, ama şimdi Ankara; Telawiw''den tankların modernizasyonu ve helikopter alımı için anlaşmaların gereğini görüşüyor. Keşke kendi eleştirimizi yapabilsek, neden bu sektörde akranlarımızın çizgisinde değiliz. Dışa bağımlılıkta hâlâ ısrarlıyız? Mevcutlar yeterli mi ki? Türkiye, bölgesinde hassas bir yer ve yapıya sahip. Ayrıca bölge ülkeleriyle şöyle veya böyle bir bağı mevcut. Ankara-Telawiw Hattı normal olmalı, abartılmamalı. Bazı gerçekler de İsrail yönetimine söylenmeli. Yoksa bölgedeki dostlarımızı gücendirerek, bu sözkonusu stratejik işbirliğinde yalnız da kalabiliriz. Bazılarına ne kadar güvenilebilinir? Emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir pazartesi günü gazetemize açıkladı. Amerika''daki Ermeni Kampanyası''na kısmen Yahudiler de katıldı ve destek verdi. İşte somut bir örneği. Sivilleri ve bebekleri öldürten gerici yönetimlerle iş tutarken, medya diliyle olmasa da diplomatça çığlık çığlığa haykırmak gerek. Türkiye''nin bölgede yalnız kalması kadar ağır bir netice düşünülemez.