Kaydet
a- | +A

Yeni bir bin yıla girerken, son bin yılın artık son günleri. Dönüp arkanıza baktığınız zaman vahşetin, katliamın bini bir para. Hitler''e, Mussolini''ye, Stalin''e uzanmaya gerek bile yok. Genç nesillerin gözü önündekiler yetiyor da artıyor bile. Bosna, Kosova, Timor ve son olarak da Çeçenistan. Bölgede üzerimize düşen görevi yeterince yapabildik mi tartışılır ama TBMM''deki bütçe müzakereleri sırasında Başbakan Bülent Ecevit yaptığı konuşmada Çeçenistan''daki gelişmelerin soykırım ölçüsüne vardığına dikkat çekti öteki liderler gibi ve ekledi: "Ramazan nedeniyle kanlı saldırılara son verilmesi çağrısı yaptık. Şimdi bu çağrıyı yılbaşı ve ramazan dolayısıyla tekrarlıyorum." Ankara''da Türk-Çeçen Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Komitesi bir faks geçmiş. İrtibat olarak da İlter Kuşoğlu''nun ismini ve telefonunu (0 542 252 82 65) vermiş

RUS ZULMÜ Komite gelişmeyi çok güzel özetlemiş. Buna göre, Çeçen halkı üzerinde 445 yıldır Rus emperyalizmi sürüyor. Moskova''nın baskı, şiddet, zulüm ve acımasızlığı sözde medeni ve insan hakları ihlallerine duyarlı bir dünyanın gözü önünde soykırıma dönüştü. Çeçenya''da her gün bebek, kadın ve yaşlı yüzlerce masum insan katlediliyor. Buna seyirci kalmak kişisel, kurumsal ve ülkesel açıdan insanlık tarihine kapkara bir leke olarak kazınan sorumsuzluk ve utanca ortak olmaktır. Çeçenistan, 1991''deki bağımsızlık ilanından bu yana Ruslar''ın 4 defa saldırısına uğradı. 2 Ekim 1999''daki son saldırıda Ruslar''ın stratejisi gelinen nokta itibariyle bir milleti, yani Çeçenler''i tümüyle yok etme hüviyetine bürünmüştür. Üç aydır sürdürülmekte olan 21. yüzyılın eşiğindeki bu soykırım, yeryüzünde var olan hukukî, ahlakî, dinî ve politik tüm değerler manzumelerine aykırı değil de nedir?

SOYKIRIM YAPILIYOR Onbinlerce sivil hayatını kaybetti. 350 bin Çeçen evlerinden yurtlarından koparıldı. Eksi 30 dereceye varan zor hava şartlarında hâlâ yaşama savaşı veriyorlar. Caharkale''de 50 bin sivil kaderleriyle başbaşa bekliyor. Yeni bin yıla bu fotoğrafla, gönül rahatlığıyla "merhaba" diyebilir misiniz? Dünyanın bir köşesinde insanlar katledilir, soykırıma tabi tutulurken bütün bu vahşetin sorumlusu olan Rusya''nın insanlık suçu görmezlikten gelinebilir mi? İşte bugün yani 30 Aralık 1999 Perşembe günü başkent Ankara''da Tandoğan Cahar Dudayev Meydanı''nda saat 11.00''de "Yeni bin yılda bin kilometrelik Çeçenistan mezalimini tel''in konvoyu" toplanacak. Saat 12.00''de Ankara-Sarp Sınır Kapısı arasındaki 1000 kilometrelik yola revan olunacak. İlk mola yeri ise Merzifon, bu kışta kıyamette. 31 Aralık 1999 Cuma günü sabahın erken saatinde Samsun''da içinde Ruslar''a hitaben yazılmış bir mektup bulunan siyah çelenk Karadeniz''e atılacak. Yeni bin yıla girilen 1 Ocak 1999 Cumartesi günü Sarp Sınır Kapısı''na varılacak. Üzerinde Türk ve Çeçen Bayrakları bulunan, kırmızı güllerle bezenmiş çelenk kapıya bırakılacak. Güllerin arasında bir de "Çeçenistan''a Mektup" başlıklı bir metin iliştirilecek. Bitecek bin yılın tek ve ilk olma özelliği taşıyan bu eylemin yansıması bakalım nasıl olacak? İnsan haklarına duyarlı batılı ülkeler yeni bir girişim başlatacak ve Moskova yönetimi insafa gelecek mi? İnsanlık sınavında "seslerine ses, güçlerine güç, inançlarına inançla katılmak" galiba hepimizin görevi. Özellikle de barıştan yana olan, insan haklarına saygılı bulunan bütün kişi ve kuruluşların.

Lâfı balla kesmek Ordular ilk hedefiniz Akdeniz''dir ileri..size ölmeyi emrediyorum.Çoğumuzun hafızasında bu emirler. Mustafa Kemal Paşa''ya ait kal''a gibi hedefler ve tespitler. Liderleri hatırlatan sözleri vardır. * Nihat Erim''den bir hatırlatma: Türkiye''yi küçük bir Amerika yapacağız (1949) * Celal Bayar 3. Cumhurbaşkanı olarak bu tespiti sürdürdü, kuşattı: Öyle ümid ediyoruz ki, 30 sene sonra bu mübarek memleket 50 milyon nüfusu ile küçük bir Amerika olacaktır. (1957) "Bu kış komünizm gelecek" (1967) * Türkiye''de gerçek bir değişim ve gelişim mimarı Turgut Özal ise daha da eli açık: 100 milyonluk, bastığı yeri titreten bir Türkiye (1987) "Her mahallede bir milyoner" dedi mi demedi mi rahmetli Adnan Menderes fakat iddia O''na mal edilir."Odunu aday göstersem seçtiririm" de ona ait. * Aynı döneme ait Ankara Valisi Nevzat Tandoğan''ın (meydana ismi verildi) gözaltındaki gençlere nasihati de dikkat çekici: "Komünizm gerekirse onu da biz getiririz." (1957) * Müteveffa İsmet İnönü, Demokrat Partililere hiddetleniyor: "Sizi ben bile kurtaramam." (1959) "Eşkıyanın bu gece ne yapacağı belli olmaz." 1965 İnönü''nün hafızalarda kalan deyişlerinden ötekiler de: "Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı.. Yeni şartlarda yeni bir dünya kurulur. Türkiye de bu dünyada kendisine yeni bir yer bulur." (1963) * Necmettin Erbakan''ın "Kadayıfın altının kızarıp kızarmadığına bakacağız"ı mahut medyanın ele alıp manşetlere taşımasına yetti. * "61 Anayasa''sı bize bol geldi. 12 Eylül''e bu bolluk içinde güle oynaya geldik" diyen Kenan Evren''in "Netekim"i daha da meşhurdur. Allah uzun ömür versin. "Asmayalım da besleyelim mi?" tepkisine ise hâlâ tabandan

geniş bir katılım var Kenan Paşa''ya. Rahmetli Halkçı Parti Lideri Necdet Calp''ın açık oturumda Turgut Özal''ın "köprüyü satacağız" demesine karşılık "Sattırmammmm" diye bağırması da hafızalarda ve kendisini parlamentoya taşımıştı. * Rahmetli Turan Güneş''in Kıbrıs Barış Harekatımız için söylediği "Ayşe tatile çıkabilir"i kimse o gün anlayamamıştı. Ya sonra? * Hüsamettin Cindoruk''un demokrat tavırlı açıklamaları çok. Fakat: "Bu bir emanettir. Emaneti sadece sahibine teslim ederim" diyerek yaptığı açıklama, verdiği demeç hâlâ konuşulur durur. * Bu sahip de Demirel''dir. Herhalde Sayın Cumhurbaşkanımızın 40 senedir siyasi hayatımızda olması ona ait kelam-ı kibarların da 40''ı aşma nedenidir. İşte örnekleri, hatırlanabilenler: "Kendim için bir şey istiyorsam namerdim.. Şapkamı alır giderim.. 70 cente muhtacız.. Bulun 226''yı düşürün hükümeti.. Yollar yürümekle aşınmaz.. Dün dündür, bugün bugün..gelecekte burada söylediklerim için dün dündür demeyeceğim.. Tespih çeken elle, tetik çeken el bir olmaz." * Karaoğlan Bülent Ecevit ise "enkaz devraldık" diyor ve Erbakan ile yaptığı ortaklık sonucu kurulan hükümet programını açıklarken "Öyle sağlam ve güçlüyüz ki, Meclis''te muhalefeti de biz yapacağız" demez mi? * Erdal İnönü''nün Özal iktidarını eleştirisi de kibar: Bugünkü iktidarın daha beş yıl sizi limon gibi sıkmasına razı mısınız? Özal rahmetlinin cevabı ise "Alışırsınız..alışırsınız.." şeklindeydi. * Tansu Çiller: Ya olacak, ya olacak. * Mesut Yılmaz: Bu işi çözemezsem başbakanlık bana haram olsun! Hayatta olanlara sağlık diliyorum, daha çok hafızamızda kalan, bizleri haddinden fazla meşgul eden liderlerin demeçleri var ama gerisi bir başka yazıya. Nice mutlu yıllara, barış dolu, sağlık dolu.