Kaydet
a- | +A

Mahut medya gönlündekini sürekli gündeme taşıdı. İstedi ki Fulya Kantarcıoğlu Anayasa Mahkemesi Başkanı olsun. Temennisini ısrarla sürdürdü. Ancak dün yapılan oylamada Sayın Mustafa Bumin, Anayasa Mahkemesi''nin başkanı oldu. Kutlarım. 4 yıl şerefle yapacak bu görevi. Dilerim ki Sayın Ahmet Necdet Sezer gibi yaptığı tespitler, gösterdiği ufuklar ve taşıdığı endişeler; insanımızı, toplumumuzu, devletimizi, hukuk ve demokrasiyle insan haklarımızı kalıcı kılsın, milenyumda bir sonraki nesillere örnek gösterilsin. Eli kulağında bir başka seçim de yine önemli kurumlarımızdan RTÜK''te. Hafta başında olacaktı, gerçekleşmedi, yarın oylamayla RTÜK yeni yöneticilerine kavuşacak. Fatih Karaca adaylığını başkanlık için açıkladı. Kutlu Savaş ise aday değildi. Haklı serzenişleri var dostlarına. Ancak üzerinde bir baskı olduğu da gözleniyor ve aday olması ağırlık kazanıyor. RTÜK yasasına göre üyeler; partilerin aday göstermeleriyle TBMM tarafından seçiliyor. Dolayısıyla iktidarı oluşturan koalisyon ortakları DSP, MHP ve ANAP RTÜK''te 5 üyeyle Kutlu Savaş, Güneş Müftüoğlu, Zakir Avşar, Nuri Bayır ve Tülay Çetingüleç ile (bir fazla) ağırlıkta. En kıdemli üye ve duayenler ise Emin Başer başta Kutlu ve Fatih Beyler. Kamu Kuruluşları Türkiye''de genelde her zaman siyasi otoritenin nefesini enselerinde hissederler. Dolayısıyla iktidar adayları daha şanslı, fakat muhalefetin adayları içinde de çok saygın ve birikimli insanlarımız olduğu ve imtihanlarını başarıyla verdikleri de bir gerçek. Nuri Bayır ve Arif Özkök''ü kutlamak için gittim, görüşemedim. Ancak hem akademisyen, hem de yazar olan meslektaşım Doçent. Dr. Zakir Avşar ile epeyi bir süre hasbihalde bulundum. Güneş Müftüoğlu da kutlamaya katıldı.

Mafya tiplemeleri RTÜK''e gelmiş iken bir başka meslektaşımız ve üretken, araştıran bir insan Dr. Cengiz Özdiker''i ziyaret etmeden geçmek olmaz. RTÜK Kamuoyu ve Yayın Araştırmaları Dairesi Başkanı olan Dr. Özdiker, aynı zamanda RTÜK yöneticilerinin seçiminden sonra gerçekleştireceği TRT Yönetim Kurulu''na da aday. Ulusal Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Derneği''nin yöneticiliğini de yürüten Cengiz Özdiker, bugünlerde Milli Güvenlik Akademisi öğrencileriyle birlikte Adana ve çevresinde inceleme gezisi yapıyor. Onlarca araştırmalarını aktardı. Fotokopilerini verdi. Hepsi önemli ve ciddi şeyler. 400 sahifeyi bulan da var bunların içinde. Televizyon''da Mafya Tiplemeleri" araştırması ilginç. Hele Gaziantep''te "Paraşüt Operasyonu" çerçevesinde gerçekleştirilen "Altınbaş Holding" tahkikatıyla da öyle bir örtüşüyor ki, birkaç kere okudum. Çünkü olaya ilişkin öyle haberler veriliyor ki, kamuoyu ister istemez etkileniyor. Oysa yayıncı duyarlığı bu tür haberlerde daha fazla olmalı. Dr. Cengiz Özdiker''e göre; ülkemizde 230 televizyon kanalı, 1176 radyo yayın yapıyor. 10 yıldır özel yayıncılık sürüyor. Ancak kendi dinamikleriyle evrimini henüz tamamlamadı.

Yeraltı ekonomisinin cazibesi Çarpıcı haber niteliğindeki yasadışı olaylarla toplum sağlığı, kişi ve toplum güvenliği sarsılabiliyor. Özdenetim henüz sağlanamadı. Medya ayrıca görsel-işitsel terminolojisini de oluşturamadı. Dolayısıyla yasadışı faaliyet gösterenlere gereğinden çok fazla ve anlaşılmaz biçimde yer veriliyor. "Yeraltı ekonomisi"nin cazibesi tahrik edici oluyor. Hukukun geç tecellisi de ihkak-ı hak arayışlarını ortaya çıkarıyor. İsimlerin başına takı veya bölge ayırımlarının getirilmesi de yanlışı büyütüyor. Karadenizli, Gaziantepli, Çerkez gibi. Bu husus toplumsal açıdan yeniden değerlendirilmeli ve tartışılmalı. Kamu görevlileri haksız biçimde yıpratılıyor, güvenlik güçleri ağır, beceriksiz ve suç işlendikten sonra olay yerine gelebilen vurgularla hatırlatılıyor. "Şuyuu vukuundan beter" gerçeğiyle bu davranışlar yasadışılığın iş ortamını geliştiriyor, mafya ekonomisini büyütüyor. Başta çocuklar ve gençler bütün toplum olumsuz etkilenebiliyor. Bilinç altına yerleşebilen eylem, davranış biçimi olarak sonra ortaya çıkıyor. Dolayısıyla toplum kültürünü şekillendiren iletişim araçları konumu itibariyle duyarlı ve sorunlu davranmak zorundadır. Kamu yararı ilkesini, özdenetimi hep önde tutmalıdır.