Bağdat Caddesi''ndeki trafik teröründe 21 yaşındaki nişanlı kızını kaybeden acılı baba "Boray Uras" dün akşam Ankara''ya vardı ve Başkent''t#ki programı Anıtkabir ve TBMM ziyaretiyle bugün başlıyor. "Acılı Baba"ya büyük destek var. "Ah..bir de Boray şu sigarayı tüttürmese" diye temenni edenler de öyle. Her gün karayollarımız "kan gölü". Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Dr. Nihat Kurtiç sürekli bilgilendiriyor bizleri trafik kazalarıyla ilgili. Karayolu trafiği güvenliğinin sağlanmasında, Trafik Kanunu''nun görev verdiği Bakanlıklar, Belediyeler, kamu kurum ve kuruluşları yanında, sürücü, yolcu ve yaya olarak herkesin sorumluluğu uyarısında bulunuyor. Son 40 yılda trafik terörüne verdiğimiz kurban sayısı 189 bin diye açıkladılar da küçük dilimi yuttum. Parlamento büromuzun usta muhabirlerinden Fikret Dadaş''ı aradım. Boray Uras''ın İstanbul''dan Ankara''ya yürüyüşü hareketlendirmiş TBMM üyelerini. Milletvekilleri isterlerse iki maddeye "Cezai ek" yapacaklarından bunun mümkün olduğunu belirtti Dadaş. Birkaç komisyonda görüşülecek ama, bu hızlandığı gibi, Genel Kurul''da da "caydırıcı cezalar" getirilerek iki saat içinde çıkabilecek ortam mevcut şu an. Baba Uras örnekleri hazırlamış milletvekillerine. Trafik canavarı, 1-2 milyon para cezası ve birkaç hafta tutukluluğun ardından salıveriliyor da, baklava kırıntısı çalanlar, gaspetmekten 15 yıla mahkûm olabiliyor! İşte mevcut ceza yasası! ANAP gerekli düzenlemelerin yetki yasası kapsamına alınmasını öneriyor. Konuya sıcak. MHP, parlamento tatile girmeden önce (sorunu çözelim) diyor. Murat Sökmenoğlu "trafik terörünün önlenmesi için yasal değişikliği hızla çıkaralım" diye bar bar bağırıyor. DYP Grup Bakanvekili Saffet Arıkan Bedük de konuya duyarlı. Aşırı hız ve kurallara uymama konularındaki önerinin gündeme alınmasından yana. Fazilet, işin başından beri sorunu gündemde tutmaya gayretli. DSP de sorunun farkında.
RTÜK Tasarısı''nda sakıncalar Altı milletvekili oturdu "Tayfun İçli ve Erol Al (DSP), Şevket Bülent Yahnici ve Faruk Bal (MHP), Emre Kocaoğlu ve Sühan Özkan (ANAP)" RTÜK yasasıyla ilgili bir çalışma yaptılar. Tasarı hazırlanınca genel kurul''da görüşülmeye hazırlanıyordu ki, alt komisyona havale edildi. İyi de oldu. Tepkiler demek ki dikkate alındı. Çünkü mevcudu beğenmeyenler, daha sonra bunu arar hale gelebilirlerdi Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi bile tepki gösterdi. RTÜK''ün taze Başkanı, meslektaşımız Nuri Kayış da öfkeli tasarıya. Tasarıyı aldım, inceledim önemli ve mahsurlu kısımlar mevcut gerçekten, ciddi ciddi düşünüyor aydın sorumluluğu olanlar. Tasarıda iddia edildiği gibi ekran karartma kaldırılmıyor, süresiz olarak "yayın izni iptal" edilebiliyor önce alacağı bir aylık ceza sonrası. Para cezaları medyanın RTÜK''e bildirdiği aylık geliriyle orantılı olmalı. 250 milyar adil mi Allah aşkına? Parlamentomuz henüz üç yeni üye seçti. Başkan seçildi. Bunlar dahi mevcut tasarıdan şikayetçi. Devam edeyim eleştirilere. Ekran karartma ile ilgili ihlallerin tekrarında zaman aşımı hiç olmazsa bir yılla sınırlandırılmalı. Tasarıda ilgili madde anlaşılmıyor. Karmakarışık. İçinden çıkılması mümkün değil. Vericilerin işletmesi, özel televizyon yayımcılığını ve yapılmış mevcut yatırımları zarara sokmamalı. Frekans planlaması RTÜK''ün daha önce hazırladığı şekliyle daha olumlu ve makûl. Bunun başka kurallara yeniden yaptırılması sakıncalı olabilir. Çünkü RTÜK''ün görevi bu, amacı içindeki bir tasarruf ve çalışma. RTÜK Üyeleri, TBMM''de grubu bulunan siyasi partilerimizin sayısıyla orantılı olarak seçilmeli. Özgür ve demokratik yayıncılık açısından, RTÜK''ün bazı görevlerinin Haberleşme Yüksek Kurulu ile Telekomünikasyon Kurumu''na devri siyasi etkilenme olacağından çok sıkıntı doğurabilir. Mevcut tasarı ayrıca hukuk tekniğine aykırı, ilkeler açık ve anlaşılır değil, tev''ile muhtaç, algılamaya ihtiyaç hissettiriyor. Haberiniz olsun mevcut tasarı medyayı birinci güç haline getiriyor, biline. Bunu bir medya mensubu olarak söylüyor ve hatırlatıyorum üstelik.

