Bir idi iki olacak, sonra da üç. Sözde Ermeni Soykırımı İddiası dost ve müttefik ABD''de Temsilciler Meclisi Komisyonlarında konuşulurken, bir gol hazırlığı da Fransa''dan geldi. BBC''yi izlerken baktım, Sabetay Varol ilginç bilgiler aktarıyor. Fransa ayrıca AB dönem başkanlığını da yürütüyor. Lübnan üzerinden Fransa''ya yerleşen Ermeniler bu ülkede kültürel ekonomik ve siyasi bir nüfuza sahip. 1998''de de Fransa''da iddiayı gündeme getirip kabul ettirdiler, şimdi sıra Meclis''ten sonra Senato gündemi''nde. Girişim, Ermeni topluluğunun bulunduğu bölge milletvekillerinden başlıyor. Senatörlerin önünde tasarı, üzerlerinde böyle bir baskı var. Amerika''daki temsilcilerimiz gibi, Fransa''dakiler ne yapıyor ben bilmiyorum. Ancak durum vahim. Üstelik Fransa ile son 10 yıldır faal ilişkilerimiz ve menfaatlerimiz sözkonusu. Gelinen nokta da çok iyi. Tek kırgınlık Cumhurbaşkanı Jacques Chirac''ın Fransa-Almanya ortak yapımı Tiger Helikopterleri''nin Türkiye ihalesinde ilk aşamada dışlanması!
Paris''ten sonra Brüksel''in ağzı Demek batının anladığı lisan bu..ekonomik, pazar kaybı falan. Üçüncü gelişme ise Brüksel''de. Eskimez marksistlerden, 1968 kuşağının anarşist talebe lideri Kızıl Dany bugün artık yok. Yerinde Daniel Cohn-Bendit olarak bir Fransız parlamenter, Avrupa Parlamentosu Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu eş başkanı oturuyor. Türkiye Raporu''nda değişiklik önergesi sunarak, iki yeşil parlamenterle birlikte Sözde Ermeni Soykırımı iddiasına arka çıkıyor, bu eski Kızıl Dany, şimdiki politikacı. Metni kaleme alan da Fransız parlamenter Phillipe Morillon. Herkes görevini yapsa, oturduğu koltuğu doldursa bu noktaya zaten gelinmez ama, maalesef Türkiye ve Türk düşmanlığı her fırsatta hortlatılıyor. Tarihi sorumluluğumuz ve bölge barışına katkımız ise hepsinin üstünde. Taraflar bizden bir şey bekliyor. İstiyorlar ki Ankara şöyle bir kımıldasın. İşgalinden bu yana Kudüs Sorunu böyle değil mi? Harem-üş şerif ve El Aksa''da egemenliği yüzyıllarca Osmanlı sağlamamış mıydı? İlk kıblemiz, üçüncü kutsal mekanımız bugün İsrail''e terkedildi. Filistin sorunu sadece bunun bir parçası. Mağdur ve mazlum Filistin halkının durumu da öyle. Filistin''de taş atan çocuklara İsrail askerlerinin havadan helikopterlerle, karadan ateşlenen roketatarlarla yağmur gibi inen kurşunları sadece seyrediyoruz!
Bölgede sorumluluk üstlenmek Seyrediyoruz çünkü Ankara birkaç yıldan beri başta askeri anlaşmalar ve ihaleler olmak üzere balayı yaşıyor. İhtirasları bilgilerinin yanında olmayan bazı yöneticiler böyle bir stratejiyle Türkiye''nin Ortadoğu politikasını çerçevelediler. İşlerin iyi gitmeyeceğini hiç tahmin edemedikleri gibi, şimdi "bölgede bazı dostlarımızı da kaybetmek ile de karşı karşıya değiliz" kim diyebilir? Belki de bizi yalnızlığa sokabilir bu dar görüşlülerin politikaları. Amr Musa değil İsmail
Cem koşturmalı. Filistin sokaklarında zalim ve işgalci İsrail''in çirkinliğini kınayan çocukların ellerinde başta Türk bayrağı olmak üzere onca Müslüman devletin flamaları var artık. Bu bir (imdat çığlığı) anlayana. Türkiye bölgede ve özellikle Ortadoğu ve Kudüs''te sorumluluk üstlenmeli. Hatırlanmalı ki, Amerika''daki Sözde Ermeni Soykırımı İddialarının arkasında sadece Ermeni Lobisi değil, bazı Yahudi mihraklar da var. Eski Washington Büyükelçimiz Sayın Nüzhet Kandemir birkaç haftadır bangır bangır bağırıyor, yazıyor, her çıktığı ekranda dile getiriyor: Ermeni iddialarına, bazı Yahudi güçler arka çıkıyor, destek oluyor. Ha gayret Ankara..gücünü ve etkini bir hissedebilsen var ya o bile yetecek. Yoksa akan kanlara bizi yine ortak ederler. Kendileri keser, bizden hesap sorarlar.

