Kocaeli''ne girdiğinizde bu kentin bir depremden çıktığının hâlâ çok delilleri var. Oysa aradan bir seneyi aşkın zaman geçti. Evsiz, işsiz, sağlıksız insanlar sorunlarıyla baş başa. Hafta sonu bölgedeydim. 17 Ağustos''ta yaşanan yüzyılın felâketinin merkezi Gölcük, İhsaniye ve Yeniköy''de 116 depremzede aile konutuna kavuştu. Ancak konut sorunu ciddi ciddi sırıtarak yüzümüze bakıp duruyor. Ford''un yaptırdığı yetmiyor. Düzce''den ayrıldıktan sonra Gölyaka merkezli 4.3 şiddetinde dün yeni bir artçı deprem yaşadı sakinler. Bölgede o gün sürekli dualar edildi, mezarlıklar ziyaretinde Kur''an''lar okundu, duygulu anlar yaşandı. Kaynaşlı''da da durum aynıydı. Genç öğrenciler yeşil tişörtleri içinde "Kaynaşlı Yeniden Kuruluyor" diye 30 kilometrelik yol boyunca; Özgür Kocaeli Yazarı Ruhan Odabaş''ın şiddetle tepki gösterdiği düzensiz, kontrolsüz, disiplinsiz yoğun trafikte bildiri dağıtıyorlardı. Bildiride deniyordu ki "Yardım malzemesi değil, destek; ayrıcalık değil, öncelik istiyoruz". Kaynaşlılılar büyük kayıplara rağmen ayakta olduklarını hatırlatıyor; üretim, ticaret ve turizm projelerinin gerçekleşmesini, iş makinaları, vidanjör, mezbaha istiyor. Küçük işletmelerin yeniden faaliyetinin teşvik edilmesini arzu ediyor ve bir çağrıda bulunuyorlar "Kaynaşlı''da alış-veriş yapın, ticaret yapın, yatırım yapın." Bunlar keşke sadece Kaynaşlı''nın sorunları olsa. Genel problemler bunlar aslında. Kalıcı konutlar, okul, işyeri, kamu dairelerinin plânlanması, kadrolara atamalar yapılması, ödeneklerin temini, kaynakların bulunması; çocuk, genç ve yetişkinler için sosyal faaliyet ve oyun alanları, parklar vs. Halkımız acıları paylaşmayı çok iyi biliyor. Yönetimler de mutluluğu paylaştırmayı öğretsinler bakalım, vatandaşa, sokaktaki insana!.
Gözler Bakü yönetimi''nde Dünyada şaşırılacak gelişmeler oluyor. Doha''daki İslam Konferansı''nda Suudiler "laf değil, eylem" istemişler! Kulaklarıma inanamıyorum. Ya Amerika Seçimlerine ne diyeceksiniz? Hâlâ neticesi belli değil. Al Gore mu, Bush mu? Azerbaycan''da da gelişmeler hoş değil. Açıklanan genel seçim sonuçları aynı eski SSCB günlerini hatırlattı. Neredeyse fıkralara yansıyan "yoldaş" esprileri gibi: "2005 seçim neticelerini çalmışlar!" Yuri, KGB Başkanı''na böyle anlatıyor işte?! Azerbaycan''da yönetim, iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi''nin % 72''lik oyla zaferini ilan etti. Halk Cephesi 5.7; Musavvat Partisi 4.7, Komünist Parti de % 3 oranında oy almış!? Muhalefet seçime hile karıştığını iddia ediyor. Gözlemci Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı da öyle. Diyor ki AGT yetkilisi "Seçimler ayrıca uluslararası standartların altında. Bir önceki seçime göre de az hile yapıldı!"
Türkiye''nin birikiminden ders almak Bana ulaşan bilgilere göre bir örnek vermek istiyorum. Elçibey''in damadı Agil Semedov, Bakü Hatai bölgesinden adaydı. 10 no''lu seçim dairesinden bağımsız aday. Adaylığı önce engellenmek istendi, kabul edilmedi. Açılan dava sonucu, bu karardan vazgeçildi. Agil aday olabildi. Seçimler yapılınca adaylar Agil Semedov % 43.12, Vugar Mustafayev %23.65, Babahan Muradov %2024, Hüseyin Orucov %12.95 oy aldılar. Ancak yönetim, iktidara yakınlığı ile bilinen 3. sıradaki Muradov''u seçilmiş ilan etti. Rakipleri Merkezi Seçim Komisyonu''na itiraz etti. Kazandılar. Agil Semedov''un milletvekilliği açıklanması gerekirken, bölgede seçimin tümü iptal edildi. Üç ay içinde yenilenecek. Şimdi mahkemeye dava açıldı. AGİT Yetkilileri ve Türk Temsilci Algan Hacaloğlu belgelerle Haydar Aliyev''e çıkararak, durumu anlattılar. Sorun beklemede. Üstad Bahtiyar Vahapzade''nin Türk''ün iktidar kavgalarını anlatan "Özünü Kesen Kılıç"ı bir kere daha izlemek gerek. Bu fotoğraf Azerbaycan''a yakışmıyor. Türkiye bunu 1940''lı yıllarda yaşamıştı. Keşke ders alınabilseydi.

