Kaydet
a- | +A

İnsan genlerindeki "sır"ın çözümü ile 200 yıl da yaşansa sonunda en büyük gerçek gelip sizi buluyor "Hakk''a vasıl olmak.." İstirahat yatağında ölmek de var, inancı uğruna hayatını koymak da.

Daha yüzüne bakınca insanların güleceği gelen Sanatçı Kemal Sunal dün sabah Trabzon''a oynayacağı bir film için gidemeden Yeşilköy Havaalanı''nda geçirdiği bir kalp kriziyle dünyaya veda etti. Bir bakıma işi başında hayata "Allahaısmarladık" dedi. Arkasında da; Türkiye bulunduğu noktayı koruduğu ve savunduğu müddetçe hep güleceğimiz eserler bıraktı. Toplumumuzun aynası oldu, onları yansıttı.

Belki ilerde İletişim Fakültesi''nden geçmiş yaşına rağmen nasıl mezun olduğunu da beyaz perdeye yansıtacaktı. Lise''de "Hababam Sınıfı"nı anlatır da devamını getirmez miydi sanıyorsunuz?

Esprilerinde evrensel normlar yoktu gülmek için. Lokal''di sürekli. Halk da bunu seviyordu, arabesk''e iltifat ettiği, televole''ye ilgi gösterdiği gibi. Ancak Kapıcılar Kralı ve Propaganda ile dünyaya açılmıştı ki en büyük gerçek gelip onu yakaladı. Ve zirvede üstüne geldi, tuttu, bırakmadı.

Filmleri için doktora çalışması yapıldı? Masterlere konu oldu.

Bütün esprisi vatandaşla örtüşmesiydi. Yurtdışında mesleki eğitim falan görmemiş, bildiği yabancı diller yoktu. Vasatın üstünde hiç değildi. Ancak halkıyla ters düşmedi, içlerinden biriydi. Hayatın ta kendisiydi Kemal Sunal Usta. Mazbut bir aile babasıydı üstelik. Rahmete ulaşsın dilerim.

Yaylalar, terkedilmiş köyler gibi

Ethem Ertuğ ve arkadaşları "Dörtdivan Köroğlu Kalkınma ve Dayanışma Vakfı" kurmuşlar ve şenliklerin de bu dördüncüsü. Keşke Karadeniz''deki yayla etkinliklerini izleyebilselerdi. Vakfın Doç. Dr. Tülay Uğuzman Er''in "Dörtdivan Kasabasının Sosyal ve Kültürel Araştırması" adlı bir de yayını var. Başkan Ertuğ ve öteki konuşmacılar "Zalime karşı halkı ve hakkı savunan Köroğlu''nun ahfatları" diye başladılar konuşmalarına. 22 bin nüfuslu kentin göçlerle bugün 8 bine kadar düştüğünü söylediler, "imdat" çağrısı yaptılar bölge için. Kamu''dan ve hemşehrileri zenginlerden (medet) bekliyorlar.

Doğu''ya gerek yok. Gelin ülkenin ortasında Dörtdivan''ı görün; bu S.O.S''ların nedenini daha iyi algılayacaksınız. Yaylalar terkedilmiş köyler gibi. En işlek yaylada; 40 evin, 25''i yok. Evler çürümeye terkedilmiş, yemyeşil ova ve yamaçlarda. Kazlar bir hayli fazla ama, koyunlar öyle değil. Şimdi moda bölgede şoförlük. Geleneksel sanatların tümüne yakını göçmüş kentten.

Bir umut ise turizm.

Ankara Büyükşehir Belediyesi''nin mehteri konser verirken, sulu bir televizyon spikeri, dizilerde (Babaevi) uzun boyuyla dikkat çeken Halil İbrahim, Sanatçı Yunus Bülbül ile söyleşti, Köroğlu''nun torunları ise kayak ve çim hokeyi için kollarını sıvıyor. Tatil evleri ve oteller için organizasyon yapıyorlar. Bittabi besicilik de görülmeyecek gibi değil.

"Hoşgörü ödülü lobimiz olsaydı, Nobel''i Osmanlılar alırdı" diyen DSP milletvekili Karslıoğlu''nun şanssızlığı o sırada Mehmet Ali Erbil''in meydana girmesi oldu. Bütün dikkatler Mehmet Ali''ye, alkışlar da öyle. Kaymakam Vekili Yaşar Coşkun''un yağ sızan ve hoparlörleri patlatacak konuşması bile Erbil''e olan alâkayı azaltmadı, artırdı.

5. şenlikte ne olur tahmin edemem ama, Dörtdivan gelenek ve görenekleriyle sadece nostalji yaşıyor; yenilik, yatırım ve üretim değil. Vali Miroğlu''nun tespitiyle dışarıya değil, içgöçü Bolu ve ilçelerine yönlendirirlerse bile başarı olacak bu noktada.