Kaydet
a- | +A

Hiç mümkünü yok.. Liderler tapulu malı gibi görüyor unvanlarını, makamlarını, imkanlarını, şöhretlerini!

Böylesi bir gelenek Güniz Sokak ile başladı "baba" bazan "bir bilen" bazan "bir bölen" yakıştırmasıyla 12 Eylül şartlarını yenmeye çalıştı. Başarılı da oldu. Yasalar elvermeyince ince taktikler geliştirildi.

Emaneti Hüsamettin Cindoruk''a teslim etti. "Cintonik" diye manşetlere geçen Hüsamettin Bey, demokrat tavrı ve sosyal tutumuyla hiç de alınganlık göstermedi, "emanetçi"liğini anlattı. İsmet Abi de öyle.. Süleyman Arif Emre de öyle.

Ahmet Tekdal bir "sessuzluk" anıtı. Yumuşuk, mülayim, uysal, muti ne derseniz bu çerçevede yerine oturur. Hoca "otur" demezse, ikinci bir emre kadar konumunu mahfazaya çalışır. Fotoğrafı hemen kendini ele verir. Recai Kutan öyle değil.

Medeni ilişkileri, birikimi, devlet adamlığı, saygınlığı, hoşgörü ve uzlaşmacı sıcaklığı "emanetçi" yakıştırmasına ters ama "küskünler" yahut" imzacı milletvekileri" harekatında böyle bir yükün altında kaldı. İthamların doğruluğundaki ağırlığı kendisi de hissetti sanırım.

Şimdi bu çizgide bir başka emanetçi CHP''de. Meslektaşımız, ustamız Altan Öymen, Deniz Baykal''ın emanetçisi olarak CHP Genel Başkanlığı''na getirildi. Seçildi çünkü Sayın Baykal da her lider gibi teşkilatına ve delegelere hakim. Kimin haddine ki bunu delsin. Doğrusu ben Sayın Hasan Fehmi Güneş''in başabaş güreşeceğini hiç sanmıyordum.

Bir ara Sayın Öymen konuşurken delegelerin Baykal''ın resimlerini bile protesto ederken, kürsüye attıkları şişeler artınca "Güneş bu ipi göğüsler" dedim. Az yanılmışım "Altan Abi" 13 farkla aldı. CHP''de hiçbirşey değişmedi.

Başbakan Ecevit de bu gelişmeden mutlu. CHP''nin DSP''den transfer etme ihtimali olan milletvekilleri de sus-pus oldu bir anda. Bir de bakarsınız ilerde sol bir bütün olur, oyunu % 25''lere çıkartır. Bunun merkez sağ''a bir faydası, bir yansıması olursa onlar da % 75''i savunurlarsa arkalarında bulurlar. Yeter ki "abilik sultası" demokrasi, hukuk ve insan hakları çerçevesinde yerini alsın. Yoksa olan falan partiye, feşmekan lidere değil, ülkemize ve insanımıza oluyor.

"Altan Abi" hoş geldin. Dağıtılan sahte listeyi kabullenmemen hoş da ben CHP''de "Hiçbir grupla, hiziple, dışardan kumandalı hareketle, hiçbir çirkin ittifak arayışına düşmeden, bu yarışı noktalıyorum" diyen Ertuğrul Günay''ı daha demokrat, daha diyaloğa açık buluyorum. "Altan Abi"nin, rakibi liderlere "ortak liste" teklifinin kabul edilmemesi de çok düşündürücü değil mi?

Işık Televizyonu ve Karaman MHP''nin en sağlıklı, en taze, en güvenilir, en çabuk haberini sizden izleyebilir miyiz? Bu konuda iddialıyız.

Ankara ve bölgeye şimdi yeni bir yayın daha başladı. Işık TV. Yunus Bey Amerika''da olunca ortaklarından ve genel koordinatör Mehmet Altıntaş''la konuştum bu çiçeği burnundaki televizyonu. Macerası şöyle: Kasım 1998''de Işık Televizyonu''nu kurmaya karar verdik. Ocak 1999''da test, Şubat''ta klip, Mart''ta ise haber, Mayıs''ta da normal yayına geçtik. Balgat''tan 2. Faz''dan yayındayız. Araştırmalarımıza göre bugün için 13.5 milyon seyirci bizi izliyor. Konya, Kastamonu, Çankırı''dan da seyrediliyoruz. Hinterlandımızı genişletme çabalarımız sürüyor. Hep sağlıklı ülkücü haberler mi izleyeceğiz?

Hayır. MHP haberleri iddialı olduğumuz bir kulvar. Yoksa objektif bir yayıncılık yapıyoruz. Mesela dün FP''den Eyüp Sanay, ANAP''tan Yaşar Okuyan ekrandaydı. M. Akif Aksoy''un program, Sebahattin Serçe''nin haber, Cafer Ataseven''in teknik seksiyonunu düzenlediği Işık TV''de spikerliği de yine gençler üstlenmiş: Mustafa Faruk Demir, Demet Yıldız, Mehmet Uyar ve Vural Akdoğan.

Işık Televizyonu Kanal 7''den övgüyle söz ediyor. Oysa Kanal 7''den en çabuk, en sağlıklı, en güvenilir FP haberleri belki tartışılır ama, Ahmet Hakan ve arkadaşlarının FP''nin çok önünde olduğu yaygın bir kanaat. BTV''de de DYP haberlerinden çok tartışma ve yorumlar dikkat çekiyor.

Bu arada Kanal 7 ve Yeni Dünya İletişim Hizmetleri A.Ş.''nin Yönetim Kurulu Başkanı aziz dostum, Zekeriya Karaman''ın babası Abdülkadir Bey''in vefat ettiğini öğrendim. Merhuma rahmet, Karaman ailesine sabır dilerim.

Asker ressamlar Tarihe meraklı olanlar bilirler ki, ülke yönetiminde sorumluluk almış bazı insanlarımızı bu vasfının yanında bir başka yanı da vardır. Müzisyen, şair, güreşçi, marangoz padişahlar, bestekâr, tarihçi, ressam zabitler (subaylar) yüzmede, süsleme sanatında iddialı valiler, yazar yöneticiler o kadar çok ki, müzayedelerde bu çalışmaları gördükçe, antikacılarda, koleksiyoncularda izledikçe gururlanıyoruz.

Bugün için hobisi olan yöneticilerimiz çok azaldı. Belki de sorunlarımızın çözümünün, gerilime götürülmesinin nedenlerinden biridir bu. Stresi atamayınca başımız ağrıyor.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi Askeri Tıp Fakültesi Resim Topluluğu''nun dün Merkez Orduevi''nde açılışı yapılan sergide keyiflendim, duygulandım.

Sanatçılar ne güzel yansıtmışlar dünyalarını, özlemlerini, gönüllerini tuvale. A. Çetin Harmankaya, Erkan Oğulkanmış, Muammer Kara, Turgut Topal, Mustafa Arpacı, H. İlker İpekdal, Alper Evrensel, Hakan Kayır, Nuray Tezel, Yalçın Başaran ve Mustafa Altınay ellerinize sağlık.

GATA Dekanı Prof. Tbp. Tümgeneral sanatçı A. Çetin Harmankaya komutan ve hocaya ayrıca teşekkürler. Hiç durmasa bu güzel döngü, bu sanat, kültür çemberi hep dönse, aydınlatsa.

Advantage, çarşı ve köylülük; büyük kentlerde Çağdaş mağazacılıkta artık tüketici siparişini internet aracılığıyla bile verebiliyor. Evine teslim ediliyor arzu ettikleri, ödemesini de yine modern imkan ve araçlarla gerçekleştiriyor.

Rahmetli Turgut Özal ile ülkemize giren hipermarket mağazalarla dünyanın yeniden döndüğünü farkettik. Yerli-yabancı mağazalar birbirini takip etti. Bir bakıma tüketicinin de hakkı korundu halkla ilişkiler ve insan kaynakları departmanlarıyla. Ancak kötü örnekler de yok değil. Hıncal Uluç''un kulakları çınlasın.

Cem Boyner''in ortaklarından bulunduğu Çarşı Mağazası, Ankara''da atılım yaptı. Pazar buldu. İleri giderek bütün müşterilerine daha sonra "Advantage" kartı gönderdi. Ancak uygulamada, hayata geçişte bütün uyarılara rağmen sorun yaşanıyor, bazı müşteriler mağdur ediliyor. Advantage ekstreleri ödeme tarihinden sonra tüketicinin eline geçiyor. Müşteri borcunu ödemek için cebinden para ödeyerek (0 212 331 00 00) nolu telefonu aramak zorunda. Çünkü Çarşı bilgisayarları borcu göstermiyor! Oysa çağdaş mağazaların tümünde bedava müşteri hattı vardır. Sonra borcun ya günü geçiyor, fahiş faiz alınıyor, yahut saatlerce kuyruklarda bekliyorsunuz. Ödeme yapılan bankalara ise ayrıca bir ücret ödemekle yükümlü tüketici!?

Advantage kartı için de para tahakkuk ettiriyor. Oysa günümüzde bütün bankalar ve mağazalar kurumlara ofis kurarak ücretsiz kart dağıtıyor, yahut kuruluşlardan adresler alarak bedava alış veriş kartı gönderiyor. Beğendik buna şimdi "İş Bankası Viza Kartı"nı da ekledi. Advantage Card yıllık kart ücretini hesap özetine yansıtıyor!

Bu konuda Çarşı mağazalarında tartışmaları gördüm. Gelen şikayet mektup ve faksları da az değil. Büyük mağazaların büyük düşünmeleri için tüketiciler adına hatırlatayım dedim. Özel sektör kamu kuruluşu gibi düşünmemeli. Kuyrukları azaltmalı, şikayetleri bitirmeli. Çağdaş olmalı.

Gülmece güldürmece hmet Çetin''den bir fıkra: Temel''den gireceği iş için vesikalık 12 resim istenmiştir. Paniğe kapılır ve sorunu Dursun''a anlatır. Dursun soğukkanlı, sorunu çözeceğini belirtir. - Sen deniz kenarına git. Beline kadar girebileceğin bir çukur kaz. Ben geliyorum, der. Dediği de yapılır. Deniz kenarına geldiğinde bir değil, 12 çukur kazdığını görür Temel''in. Hiddetlenir, arkadaşının yorulduğuna üzülür. - Ne yaptın Temel, ben sana bir çukur kaz dedim. 12 çukur kazmışsın. Oysa ben 12 fotoğraf makinesi getirmiştim. Ne olacak şimdi?