Kaydet
a- | +A

ANAP İstanbul Milletvekili Yılmaz Karakoyunlu önemli bir aydın, çok yönlü bir entellektüel ve politikacı. Konuşmaları nezih, yazıları dikkat çekici, çalışmaları önemli. Siyasetten müziğe; tarihten, günün gelişmelerine kadar ilgi alanında. Çok da yayınlanmış eseri var. Ama sahneye konan ve sinemaya yansıyanı var mıydı bilmiyorum. Salkım Hanım''ın Taneleri''yle bunu da aştı. VARLIK VERGİSİ=DEPREM VERGİSİ İzlemediniz ise gidiniz lütfen. Araştırmacılara göre Cumhuriyet tarihimizin iki ayıplı olayından biri olan "varlık vergisi" de bu filmle yeniden gündeme geldi. CHP''nin bir hediyesiydi "varlık vergisi". Müteveffa İnönü acımasızca da uyguladı bunu. Rahmetli babam anlatırdı bazı veremeyenler yol inşaatında çalıştırılırmış. Cezanın azametine bakın. Neticede CHP''yi iktidardan alıp DP''yi ve rahmetli Adnan Menderes''i iktidara taşıyan da bu "varlık vergisi" oldu diyenler belki de abartmamıştır. Doğru söylüyorlar. İşadamı İshak Alaton''un babası da o günlerin bir mağduru müteşebbis. Günümüze gelince CHP kökenli DSP zihniyeti de aynı şeyi yapıyor. Halk falan umrunda bile değil. Vatandaş sıkıntıda umursamıyor dahi. Bir TÜSİAD''lı işadamı dostuma sordum: -57. Hükümet kurulurken Sayın Rahmi Koç Ecevit''i çok methetmişti. Meziyetlerini anlatmıştı. Bir de şunu eklemişti "Ecevit artık ekonomiyi de öğrendi"mi gerçekten. Rahmi Bey aynı kanaatte mi bilmiyorum ama, sizce gerçekten Sayın Başbakan ekonomiyi öğrendi mi? Güldü. Ancak bu gülüş acınacak bir tavır içindi. -Ecevit TÜSİAD''ın 1970''li yıllarda medyaya çarşaf çarşaf ilânlar vererek eleştirildiği güne geri dönüyor sanki. Üzülüyorum. Özel sektör sıkıntıda. Bu son deprem vergisi denilen yasa da işin tuzu biberi oldu. Baktım TİSK de tepki gösteriyor. Son yayınladığı bütçe raporunda "Ek vergilerin getirilmesi ile sanayiin içinde bulunduğu olumsuzluklar katlanarak büyüyecektir" deniyor. Sanki önceden hissetmiş Sayın Refik Baydur ve arkadaşları. Her yaprak çek için bile 600 bin lira değerli kağıt bedeli tahsil edilecek. Ankara Ticaret ve Sanayi Odaları''nın üyeleri arasında yapılan bir araştırmada da katılanların % 69.7''si deprem vergisinden elde edilecek gelirin zarar görmüş bölgelerde kullanılabileceğine inanmıyor. Düz vatandaş ise ek vergileri gider olarak bile gösteremeyecek. GÜVEN AZALMASI Faiz vergisi, IMF''nin stand by''ın ön koşulu. Bazılarının yakıştırmasıyla vergi haraca dönüşüyor. Adaletsiz oluyor. Kamunun kendi insanını sömürmesiyle neticeleniyor. POLAR da bir araştırma yapmış. Konu deprem vergisi. Katılımcıların % 88.9''u yasayı desteklemiyor. % 32.2''si ise yasanın deprem bölgesine yapılan yardımları durdurduğunu, % 27''si de azalttığını belirtiyor. Dahası var: Aralık ay''ı zam ay''ı olacak. Bunların başında da KİT''ler geliyor. Depremzedeye vergisiz otomobil kararı alın. Adamcağız barınacak yer ararken otomobili ne yapacak? Üstelik hangi imkânla?

FIRSATÇILARIN İKBÂLİ Salkım Hanım''ın Taneleri''nde varlık vergisi yüzünden masum insanlarımızın nasıl suçlu muamelesine tabi tutulduğunu, hayatlarının ıstıraplarla nasıl yıkıldığını, fırsatçıların bu enkaz üzerinde nasıl bir istikbal kurduklarını görmek, algılamak mümkün. Şimdi hemen akla bir soru geliyor. Vergilerin birbirinden farkı yok ya? Faiz vergisinde zamanlama ve gizlilik çok önemli. Verginin çıktığı gün bono ve tahvil piyasasında işlemler durdu. Ancak bundan haberdar olan varsa? 10 defa köşe olmuştur. Peki var mı? Deprem Vergisi denilen yasa, gece yarısı çıkıyor. Hızla Cumhurbaşkanı''na gönderiliyor. Anında imzalaması için eski dostu Maliye Bakanı Sümer Oral Demirel''e gerekçelerini anlatıyor. İmzalandıktan sonra Resmi Gazete''nin mükerrer sayısında da aynı hızla yayınlanıyor. Yaklaşık altı aydır işbaşında Ecevit Hükümeti. Bu hız sistemi de zora soktu. Sabit gelirliden sanayiciye kadar her kesimde güveni zedeledi. Bununla devlet ilerdeki borçlanma maliyetini de büyük ölçüde artırdı. Çünkü devletin borçlanmaya daha uzun yıllar mecburiyeti var, hatta eli mahkûm bu yapıyla. Geriye dönük yasa olmaz. Dolayısıyla geriye dönük vergi de alamazsınız. Alırsanız dayatma olur, faşizm olur. Hukuk dilinde de böyledir, maliye lisanında da. Mükelleflerin kafasını karıştırmaya da hükümetin hakkı yok.

VATANDAŞIN EZİLİŞİ Başbakan Ecevit 1970''li yıllardaki programıyla ülkeyi yönetiyor. "Halkın beklentisine uygun olarak ve sosyal adaletin gereği rantiyeyi de vergilendirdik" diyen bir Başbakan, belki bankaların paradan para kazanmadaki tatlı kârlarına minicik bir tırpan vurdu ama vatandaşı da ezdi. Üstelik IMF''nin tuzağına düştü. Deprem vergisi iddia edildiği gibi kayıt dışının meşrulaştırılması falan da değil. Ecevit hükümeti kendi çıkardığı Mali Milad''ı ertelemek durumunda kaldı. Oysa savunuyordu. Belki deprem yasası öyle olmayacak. Anayasa Mahkemesi''nden dönebilecek? Muhalefet partileri bu konuda çalışmalarını tamamladı. Deprem Yasasıyla tasarruf yapan cezalandırılıyor. Sosyal adaleti göçertiyor. Ekonomiyi de küçültüyor. İmkânı olup da depremzedelere yardım etmemek ahlâksızlıktır. Bu yardımı memurlar yaptı, işçiler yaptı. Hepsinin maaşlarından kesildi. Belediyeler gerçekleştirdi. Sanayiciler, sivil toplum kuruluşları da öyle. Netice almada bir beceriksizlik varsa, yönetim kendinde aramalı. Salkım Hanım''ın Taneleri''ne mutlaka hükümet üyeleri gitmeli. Önce ANAP''lı Bakanlar, vekiller. Sonra da MHP''liler, DSP''liler görmese de olur, hatırlamasa da olur "varlık vergisi"ni ve neticesini.

Kapkara yazı 57. Hükümet şimdi de elektrik kesintileriyle anılacak. Ah aziz Özal, ülkeyi dışa enerji satar hale getiren Başbakan. Kendi partin bile bıraktığın mirası ne hale getirdi? Hükümetler mazeret ileri sürmez. Sorun çözer. Kimse de onları oraya zorla getirmedi. Rusya''dan satın alınan doğalgazı Moskova az göndermeye başlayınca basınç düşüşü yaşanmış. Özellikle de Ankara ve İstanbul''da enerjide sorun yaşıyoruz. Bittabi elektrik üretimi de etkileniyormuş. Asansörde kalmıyor sadece insanlar. Isınmada sorun yaşıyor, aydınlanmada sorun yaşıyor. Bilgisayarlarda elektrik kesilince ne yaşayacağınızı bir tahmin edin bakiyim. Buzdolapları ve derin dondurucularda da öyle. İçindekiler bozulacak. Jeneratör ve mum ile gaz lambası satışları birden bire arttı. 2000 yılına girdiğimiz fotoğrafa bakın. Isınmalar evlerde tüpgaz ile yapılınca çıkan yangınlar, ölen bebelerin sayısı sürekli artıyor. Hipermarket mağazalarda böyle giderse jeneratör devreye girene kadar hiç istenmeyen olaylar yaşanabilir. ABD''de 10 dakika elektrik kesilse mağazalar aç insanlar tarafından talan ediliyor. Enerji hayattır. Hele kış gününde önemi daha da farkedilir. Yönetim daha birinci sömestri tamamlanmadan kırık not almayı ısrarla sürdürüyor. Karne zayıf, zayıf pek zayıfla dolu.