Başkent Ankara''da da Çerkeş Depremi''ni kuvvetle hissettik. Allahtan tek tesellimiz 5.9 gibi kuvvetli bir yer sarsıntısında can kaybımızın fazla olmaması. Başta Çankırı olmak üzere bütün ülkemize geçmiş olsun. Ülke gündemi bir anda değişti. Ne Türkiye''de mülteci İranlı Ajan Ahmed Behbahani olayı, ne Başbakan Bülent Ecevit ve Rahşan Hanım''ın Norveç''teki şıklıkları, palyaço ruh ve kıyafetli Norveçli gazetecinin soru şeklindeki tebliği, ne de ANAP ile MHP arasındaki söz düellosu etkili olamadı. Enflâsyon kavgası da öyle. IMF''nin 2001 bütçesine el koyma girişimi de. Hayat devam ediyor. Yalnız Norveçliler''e şunu hatırlatmakta fayda var, Başbakan Jens Stoltenberg Türkiye''de konuk olsaydı. Norveç''teki gibi bir başbakanın basın toplantısına soytarılar giremez, ekselanslarını rahatsız edemezdi. Bülent Bey Norveç''e dostlarına maalesef umutlarla gitmişti. Hayat devam ediyor, dünya da dönmesini sürdürüyor.
Bir tatlı huzur TBMM Genel Sekreteri Vahit Erdem oğlunu evlendirdi. Neslihan Öztürk-Kerem Erdem''in Bilkent Otel''deki düğününe Ankara''nın siyasileri, üst bürokratları, işadamları gelmişti. Bir bakıma bir nostalji de yaşadı Vahit Erdem. Özellikle bürokraside yıllardır yaptığı hizmet ona geniş bir muhit de kazandırmıştı. Eski dostları ve özellikle DPT''deki arkadaşlarının tümü neredeyse düğündeydi. En sürpriz konuk da Bodrum''dan gelmişti. Şimdi turizmcilik yapan, eski gazeteci Can Pulak ve eşi de nikahtaydı. İstanbul''dan ise Kubbealtı Cemiyeti ve Başkent''te de Altay Vakfı yöneticileri de nikahın adeta ev sahibiydi. Anneler Sema Erdem ve Filiz Öztürk çocuklarının mürüvvetinden en mutlu olanlardı. TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut ve eşi Samiha Hanım da en fazla ilgi gören konuklar arasındaydı. Ankara''da hem tatlı, hem buruk bir birliktelik de Gölbaşı Patalya Otel''d#ki brunch''ta yaşandı. Yıllar önce bir ev hanımı olan Güler Eren, yeni emekliye ayrılmış mühendis Abdurrahman Bey ile birlikte ikinci baharlarını yaşayacakken Yeniden Doğuş Partisi''nin kurucuları oldular. Genel Başkan Yardımcılığı görevine kadar yükselen Güler Eren, daha sonra Yeni Türkiye Dergisi ve Yayınlarını kurdu bir grup arkadaşıyla birlikte. Bunda o günlerde Ziraat Bankası Genel Müdürü olan ve halen DYP Ankara Milletvekili Cihan Paçacı''nın da katkısı vardı. Yeni Türkiye öyle bir ses getirdi ki sektörler de şaşırdı. Her özel sayısı ansiklopedi gibiydi. Mesela Dış politika özel sayısındaki görüş, düşünce, referans ve ufuk, dışişlerinin uyguladığı politikada yoktu. Medya sayısı da öyle, çevre ve adalet de öyle. En fazla ses getiren ise devletin ve üniversitelerin yapamadığını hayata geçiren Cumhuriyet ve Osmanlı (Türkçe-İngilizce) sayıları oldu. İkisi yaklaşık 20 cilt. Burada da İstemihan Talay''ın teşvik ve katkıları yadırganamaz. Türk Cumhuriyetleri sayısı da öyle, demokrasi de.
Güler Eren ve Yeni Türkiye Bunlar yetmiyormuş ki, Güler Eren kitap yayınlarıyla da sükse yaptı. Yargıtay Başkanı Doçent Dr. Sami Selçuk''un "Zorba Devletten Hukukun Üstünlüğüne ve Demokrasiye Doğru", Prof. Coşkun Can Aktan''ın "Müdahaleci Devletten Sınırlı Devlete ve Kirli Devletten Temiz Devlete", Prof. Mustafa Erdoğan''ın "28 Şubat Süreci" çalışmaları da Habitat, Liberalizm, Ekonomi, Bosna, Siyasette Yozlaşma, Yeniden Yapılanma, Sivil Toplum, 21. Yüzyıl, Demokrasi ve Yeni Anayasa özel sayılarının hiç de gerisinde değil, yanındaydı. Bu eserlerin önemli bölümü çoğu üniversitede yardımcı ders kitabı olarak okutuluyor. Güler Eren işte böyle bir miras bırakıyor, 7 senede: Anıt Eser. Güler Eren ve Yeni Türkiye''yi kutlamak değil; önlerinde düğmeleri ilikleyip selam durmak gerekiyor. Hayatımıza geçirdikleri, ufuk gösterdikleri katkıdan dolayı. Bundan sonra "devam mı, tamam mı" kararı ise Güler Hanım''dan çok etkilenen dostlarının olacak.

