Taşkent''e ayak bastığınızda bu ülkenin imkanlarının ve insanlarının bölgede en fazla şansı olduklarına şahit olacaksınız. Tek şart; iyi yönetilmek. Allah her türlü nimeti vermiş. Sadece pamuk ve altın ile su kaynakları yeter de artar bile. Gerçi bunu da İsviçreliler kaptı ama olsun. Özbekistan''ı durup dururken neden gündeme taşıyorum. Orada açılan 18 Türk Koleji''nin büyük bölümünün kapatılmasından mı rahatsız oldum, yoksa Türk müteşebbislerinin dışlanmasından mı? Öyle ki, Koç, Alarko, Tekfen, Enka, Ay-Sel, Yüksel İnşaat, Bursel, Yazeks, Tikveşli, Doğan Vardarlı, Turgay Ciner ve Tofaş elbette etkileniyor. Öteki yatırımcılarımız yüksek gümrük duvarlarına takılıyor, Özbekistan cazip ülke olma konumunu yitiriyor. Hızla 1.5 milyar dolarlık yatırımlarımız küçülüyor, iki ülkenin ticaret hacminde ciddi gerilemeler gözleniyor. Üstelik bunlar itibarlı kuruluşlar, uluslararası grafiği yüksek kurumlar. Daha geçenlerde uluslararası havaalanı yaparak Özbekistan''da hizmete açan firmalarımız yüzakı oldular. Bu mühre batılılar bile parmağını ısırıyor.
Tutuklu vatanseverler Ben bunlara üzülsem bile asıl içimin yanması bu kardeş ülkenin başta Türkiye''nin çözülme, yıkılma, savunma, sonra yeniden ayağa kalkma, diriliş destanını görmezlikten gelip ders almaması. Aynı hatalara düşüyor, aynı tecrübeleri yaşıyor. İnternetten baktım Cezayir ve Irak''tan sonra en çok insan haklarının ihlal edildiği ve insanların kaybolduğu ülke sıralamasına girmiş Özbekistan. Hürriyetler ve insan hakları açısından notu kötü. Siyasi iktidarın demokratik rakipleri; bir bir ortadan kaldırılıyor yahut tutuklanıyor. Veya ülke dışına kaçırılıyor. Şimdi kanaat önderleri aynı muameleye tabi tutuluyor. Gerekçe de ya terörist, ya uyuşturucu kaçakçısı oldukları iddiası veya iftirası. Nahda Partisi lideri Abdullah Ota kaçırıldı. Uluslararası şöhreti olan, aynı zamanda edebi yanı bulunan ERK Partisi Genel Başkanı Muhammed Salih de öyle. Salih, parlamentoda önemli bir gruba sahipti. İşte tutuklu ve kayıp öteki politikacılar; Raşid, Kamil ve Muhammed Bağcan kardeşler, Zayruddin Askarov, Rüstem Mamutkulov, Bahram Abdulayof, Alibay Yolyakşiyof, Abdüllatif Nisanbayev, Nazarbek Umarev. Alimler, akademisyenler ve üst bürokratlardan da aynı durumda çok sayıda Özbek vatansever var. Andicanlı alim Abdülveli Mirza bir son örnek. Tutuklulara da işkencenin her çeşidi deneniyormuş. 2000 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bunun demokratik ve eşit şartlarda yapılması için ERK Partisi Genel Sekreteri Atanazar Arif, AGİT''e müracaat ederek destek ve denetim istiyor. Kabul de görüyor.
Demokratik mücadele Ancak oyun içinde oyunla karşılık buluyor bu atılım ve "Kerimov''a suikast girişimi" yapıldığı iddiasıyla onca Özbek aydın tutuklanıyor. Temerküz kamplarına benzer kamplara yerleştiriliyor. İşkenceler de Koreli uzmanlara yaptırılıyor. Suçu, cezası ve hakkındaki iddia ne olursa olsun Özbek aydınların akıbeti değişmiyor. Cezaevleri dolunca, açıkhava hapishaneleriyle takviye ediliyor.

